türkçemize beş binden fazla kelime vermiş, köklü bir dildir. bu kelimelerin hatırı sayılır miktarı da orijinalliğini kaybetmeden telaffuzunu korumuştur. "-tion" ile biten sözcüklerin yine önemli bir miktarı fransızcadan gelir(latince, italyanca, ispanyolca ve ingilizce de var evet). fonetiği aynı zamanda zor bir dildir. birçok istisna vardır.
"beaucoup" 8 harftir ama "boku" diye okursunuz.
istemek fiilinin çekimleri aynı okunsa da bazı şahıslar için yazılışı bambaşkadır.
je veux - jö vö ( istiyorum)
il veut - il vö (istiyor)
ils veulent - il vö (istiyorlar) ---> evet veulent yazılıp vö diye okunuyor, ne garip di mi?
üçüncü tekil ve üçüncü çoğul zamirlerinin okunuşları aynı, yazılışları farklıdır, bağlamdan ya da fiil çekiminden hangisi olduğunu anlamanız gerekir. ayrıca çok fazla düzensiz fiile sahip bir dildir ve aynı fiilin farklı kişilere göre çekimi birbirine hiç benzemeyebilir.
sahip olmak: être (to be fiili)
suis
es
est
sommes
êtes
sont
saçma sapan bir sayı sistemi vardır. mesela 10(dix) ve 60(soixante) kelimeleri varken; 70,80 ve 90 kelimelerinin kendine özgü kelimesi yoktur. 70 için "soixante-dix(60-10)", 80 için "quatre-vingt(4-20)", 90 için "quatre-vingt-dix(4-20-10) demeniz gerekir. birçok dilde doksan dokuz sayısı iki kelimeyle yazarken tabiki işleri kolaylaştırmayacak "quatre-vingt-dix-neuf" diyeceklerdir.
dilin kültürün etkisinde kalan kısmına bir örnek olarak bütün dünyada aşağı yukarı seni özledim derken özne biz oluruz. onlar "bende eksiksin" derler. ve fiili özledikleri şeye göre çekerler doğal olarak.
sinirli edit: gece gece üşenmedim tecrübelerimden bilgi verici bir metin yazdım, bunun neyini eksiliyorsun ulan allahsız tosba? insanı soğutuyorsunuz yemin ederim. ne yapalım anket mi yapalım?