editi baştan vereyim dedim: fethullah gülen'i savunduğum yok arkadaşım, gel hele bir iki satır oku ondan sonra eksi ver.
düşünüyorum, yani dünya nimetleri dediğimiz olay nerde başlar nerede biter? Benim için hugh hefner'in hayatı "tadını çıkarmak" tır arkadaşım. yani cillop gibi hatunlar, envai çeşit alkol, son model arabalar, sçtığım tuvaletteki klozet bile altın, kendi sinema salonum. yani hayallerimin sonu yok. Günümüz bilimsel gelişmelerle artık biyolojik olarak geç kalınmışlık durumu da yok, çakarsın iki viagra eyfel kulesi gibi olur. at koşturursun halimallah.
şimdi bu adam için ne deniyor -sırf sempatim olmadığını belirtmek için bu adam diyorum- "ya işte arkassında onlarca adamı var, götünü yalıyorlar, banka hesaplarında yüzmilyonlarca dolar... yea yok ya.. öyle havuz yaptırmış içini dolarla doldurmuş falan fıstık"
Ulan benim böyle gücüm olsa, ve ben güce tapan bir adam olsam, önce bir new jersey eyaleti güzellik yarışması düzenlerim, sonra katılan tüm cıvırları amerika'da kaldığım çiftlik evine tırlara doldurup çatıyı da komple açtırıp, evin içine boşaltırım bilimum güzel kızı. Ne yapayım anasını satayım kolormatik gözlüklü, beyaz yakasız gömlek giyen bir sürü adamla başbaşa ne yapayım lan? Ya homosundur ya değilsindir, ki homo olsa zaten bir şekilde bu temelin kurduğu inancının bu noktaya gelmesi mümkün değil, bu kadar gizlenemez, hem de bir şekilde "gılman" ları deşifre olurdu yani. He evlenmemesinin altında bir kasıt arayacak kadar paronayak olanlar varsa bilemem.
Ama benim için dünya'nın güzelliği üst tarafta saydığım şeylerden ibarettir. Ya da en azından "lan bari din ayağına zevk-ü sefa'yla temaşa edemiyorum, o zaman bir tane go-kart pisti yapın çiftliğin bir köşesine diye mızmızlanırım. Ya da altıma bir ferrari çekerim yani.
şimdi bu adama bakıyoruz, ülkesinden uzakta, etrafında insan kalabalığı, ülkesinin en muzur şovmeni memedalibeğyyy bile kendisini görmeye gelmiş, hastalık dert tasanın biri pin para... ve biz hala idealler, gizli hedefler peşinde koştuğunu iddia ediyoruz. hani rol yapıyor desem bir sabah kalkınca düşünürüm "lan feto, oğlum yıllardır keriz gibi sövüşledin milleti, topladın paraları. hala iman, kitap peşinde koşuyorsun. iyice hamur gibi oldun zaten, biraz da gez toz dolaş, hayatın tadını çıkar" derim. hayıflanırım lan, "yıllardır amerika'dayım bir kez olsun goldenn gate'e nazır fotoğrafın yok, facebook'a koyacak" diye hüzünlenirim valla..
Ben bu adamı takdir ediyorum arkadaş, ülkeyi bölmek gibi karanlık emelleri bile varsa bunun için gösterdiği çaba, adanmışlık şurada benim diyen adamda yok adım gibi biliyorum..
Entry'mi umut sarıkaya'nın bir karikatürü ile sonlandıracağım.
maşadır, pisliktir, güzel ülkemin çirkin insanlarının fanı olduğu manasız bir insandır.
koskoca osmanlı devleti bile 600 sene hükmettiği dünyada başka ülkelere okul açmak için izin alamazken, türk okulu adı altında bir çok ülkeye okul açmıştır bu şahıs.sen allahın surinam lısına istiklal marşı okutup kanalında işte türk okulu* diye yayınlatıyorsun da, o marşı okuyan cocuga göre herhangi bir yabancı şarkıdan farkı olmadığını bilmiyormusun? tabiki biliyorsun, sadece göz boyayıp cahil, gerikafalı insanların desteğini alıyorsun.işte bu yüzden sen hem maşasın hem de pisliksin.
bence fethullah gülen çok mübarek bir insandır bazı arkadaşlar o mübareği kıskanıyorlar çekemiyorlar ve hakkında olumsuz yazı yazıyorlar burdan o arkadaşlara sesleniyorum lütfen fethullah hocamıza gereken saygıyı gösterelim Türkiye'ye böyle insan bir daha zor gelir o yüzden hocamıza gereken değeri verelim
Fethullah Gülen, 1972 yılında, yasadışı yaz kampları kurmak ve ceza kanununun 163. maddesinde tanımlanan yıkıcı faaliyetlerde bulunmak suçlamalarından mahkûm olmuştu. Bülent Ecevit Hükümeti'nin çıkardığı af yasasından yararlanarak 7 ay hapis cezası sonunda tahliye edilmişti.
--spoiler--
* Fetullah mı, Fethullah mı?
izmir nüfus müdürlüğünden, 31.01.1986 tarihinde değişme sebebi ile aldığı 3881 kayıt nolu kimliğinde ismi; FETULLAHtır. Fethullah Gülen, saf insanlar üzerindeki etkisini arttırmak için ismini,Allah'ın Fetihçisi anlamına gelen FETHULLAH'a dönüştürmüştür.
* Dedeleri
Fethullah Gülen, dedelerinin, annesinin ve akrabalarının Seyyid yani peygamber soyundan geldiklerini söylemektedir. Dedelerinden ermiş gibi, evliya gibi bahsetmektedir.
Fethullah Gülen'in dedeleri harbi görünce cepheye koşmak yerine soluğu daha emin yerlerde almakta bir sakınca görmemişlerdir. 93 harbinde Fethullah Gülen'in dedeleri Korucuk'u terkederek Sivas ve çevresine yerleşirler. Birinci Dünya Savaşında ise istikamet Yozgat'a bağlı Yerköyü'dür. Milletimiz vatan savunması peşinde iken , Gülen'in dedeleri ve cem'i cümlesi rahat bir yaşam sürmekteydiler. Gülen'e sorarsanız dedeleri çok ızdırap çekmiştir. Dedeleri ile ilgili gerçekler sorulunca Fethullah Gülen dedelerinin kaybolduğunu anlatmaktadır!..
* Babası
Fethullah Gülen'in babası Ramiz, sahabeleri cinnet derecesinde sevdiğini söylemektedir.
Ancak, Ramiz'in oğullarına koyduğu isimler (Fethullah, Sıbgatullah ve Mesih) arasında tek bir sahabe adının bile olmaması dikkat çekicidir. Hemen hemen hiçbir samimi müslüman ailesinin çocuklarında rastlanmayan bir isim var ki, son derece dikkat çekicidir: Mesih
* Annesi
Fethullah Gülen, annesi Rabia Hanım'ı şöyle anlatmaktadır.
Benim ilk Kuran hocamdır. Kendi anlattığına göre bana 4 yaşında Kuran okumayı öğretmiş bir ay içinde de hatmettiğimi söyler. Ancak,ben, hatmettiğimi hatırlamıyorum.
Sıradan bir cami hocası da bilir ki, Kuran öğrenmek ve hatmetmek için önce mahreç akabinde tecvit ilmi bilmek gerekir. Yani Kuran mahreç ve tecvit ilmi ışığı altında okunur, hatmedilir ve hıfz edilir. Aksi mümkün değildir. Çünkü bunlar bilinmezse ayetler kesinlikle yanlış okunur , yanlış okumak günah olduğu gibi kılınan namaz da sahih olmaz.
* Evlilik
Fethullah Gülen, kendisine niçin evlenmediği sorulunca cevap verir: Ümmet-i Muhammet'in bunca dert ve ızdırabını düşünmekten, evlenmeyi düşünmeye hiç fırsatım olmadı. Fethullah Gülen, evlenmemek konusundaki açıklamalarında ustaca bir taktik kullanarak şeyhini ve kendisini Hz. Peygamberin varisleri olarak gösteriyor. Oysa evlenmemesinin altında yatan gerçek, hastalığı ile ilgili olsa gerek. Zira, Fethullah Gülen çok eskilerden beri şeker hastasıdır. Şeker hastalığının etkilerinden birisi de insanı iktidarsız yapmasıdır
* Kadın
Fethullah Gülen, önce takma Abdulfettah Şahin daha sonra Fethullah Gülen adlarıyla yazdığı, Ölçü ve Yoldaki Işıklar adlı kitabında kadınları üç gruba ayırıyor. Sokak kadını, zevk kadını, ev ve hizmet kadını.
Fethullah Gülen, kadınları bu şekilde sınıflandırıken, ikinci Diriliş'i gerçekleştirmek amacıyla faaliyet gösteren Işık Evlerinde kalan gençlere sabah namazından sonra şu dua yaptırılır.
Allahım kadınların şerrinden, Allahım kadınların belasından, Allahım kadınların fitnesinden bizi koru ve esirge!..
--spoiler--
Gülen; Sonsuz Nur adlı kitabında başörtüsü için feryat ederken şöyle diyordu:
Türbana çağdışı diyorlarmış.Eğer bununla baş örtüsünü kastediyorlarsa doğru. Neden? Çağları aşan bir kıyafet de ondan. Günümüz dünyası ondaki hikmet harikasını kimbilir ne kadar sonra idrak edecek.
Fethullah Gülen, Bahçelievler Camii'nde gerçekleştirdiği Pazar sohbetlerinde yaptığı konuşmalarında, türban ve başörtüsü konusunda şöyle diyordu;
Bir bacımızın türbanını çıkarttıklarında kıyamet kopar. Çünkü çok alışmış ve onunla bütünleşmiş onu dini emri olarak saymaktadır. Onu çıkardığı zaman, dinin bir yanının yıkılacağına inanır.
Ancak Nevval Sevindi'yi New Yorkta karşısında türbansız, başörtüsüz görünce bu düşüncelerinden çark eden
Fethullah Gülen, ona şu cevabı veriyordu:
Başörtüsü de aynı şekilde üzerinde durulacak usul, yani imanın ve islam'ın esaslarından, şartlarından değildir. Bunlardan dolayı, insanın adeta dinin dışında tutulması dinin ruhuna aykırıdır. Bu konuda dayatmalar, ısrarlar ifrattır ve zorlamadır. Hatta nefret ettirmedir. Gönülde sevgi önemlidir.
* Masonik Söylem
Fethullah Gülem masonlar ile ilişkisinin olmadığını ve onlara sempati duymadığını belirtmiştir.
Masonlukta mertebe; çıraklık, kalfalık ve üstadlık olarak sıralanmaktadır. Fethullah Gülen de , sıralamayı yaparken, çıraklık,tilmizlik,yani kalfalık ve nihayet üstatlık olarak sıralamaktadır. Masonlar aralarına hiçbir zaman kadınları kabul etmezler. Fethullah Gülen de hayatında kadınlarla muhatap olmamak gibi bir prensibinin olduğunu açıklamıştır. ABD-Irak savaşında, gönlünün ABD'den yana olduğunu söyleyen Gülen, Irak'ın tepesine binlerce bomba yağar,Irak'lı çocuklar ölüp, aç ve açıkta kalırkan kılını kıpırdatmıyor; buna karşılık israil'e atılan bir iki bombadan sonra, israil'li çocuklar için ağlıyor; daha da ileri giderek; Hz Peygamberi rüyasında gördüğünü anlatıp, onun da gönlünün israil'den yana olduğunu söylüyor ve bu tutumuyla kimi şeriatçı dergileri bile isyan ettiriyordu
* Batı Dünyası
Fethullah Gülen, batı konusundaki görüşleri belirsizdir.
Sonsuz Nur adlı kitabında batıyı, Avrupa ve Asya'yı yerin dibine geçiren Fethullah Gülen, Fethullah Hocaefendi ile Ufuk Turu; adlı kitabında batıya övgü yağdırmaktadır.
Ufuk Turu Kitabında batı yandaşlığı,
Mutlak manada, batı düşmanlığı, zannediyorum ki bizi çağın dışına iter. Ve zaman tarafından elenirsiniz. Ve batıdan alınacak birçok güzellik var.
Sonsuz Nur kitabında batı düşmanlığı,
Avrupa'nın kafir ve zalimleri, Asya'nın insanlığı istismar eden münafıkları ve içimizdeki gafiller istemeseler bile, sikkeyi basan, tuğrayı elinde tutan ve peygamberlerce Sultan-ül Enbiya olarak kabul edilen, O günde beş defa nam-ı celilini dünyaya ilan ettiğimiz Sultanlar sultanı, bir gün mutlaka kalplere girecektir. şeklinde dile getirmektedir.
* Askerlik ve Milliyetçilik
Fethullah Gülen , askere ve askerlik konusuna ılımlı görünmeye çalışmaktadır.
Nurcular Molla Said'den aldıkları dersle askerliği bir vatan görevi olarak görmemektedirler. Askere gitmeyide bir tokat gibi karşılarlar. Fethullah Gülen de orduyu yabancı bir ortammış gibi anlatır. Rahat bir askerlik yapabilmek için torpiller aramış ve adamını bularak kendisini himayeye aldırmaya gayret etmiştir. Askerin karavanasını yememiş, eğitimden kaçmıştır. Israrla zamanlı zamansız abdest alıp namaz kılmış, ibadetini askerliğe karşı bir araç gibi kullanmış; çok sıkışınca kendisini arkadaşları aracılığı ile komutanlara milliyetçi, yurtsever gibi lanse etmeye çalışmıştır. Askerliğini zor şartlar altında yapmadığı için, ordunun yemeğini kendisine caiz olmadığını düşünen Fethullah Gülen, teskere gününü de; hayatımın en kabuslu günleri sona ermişti; sözleriyle açıklıyor. Fethullah Gülen'in kabusu her nurcu gibi askerliğn felsefesine olan inançsızlığından kaynaklanmaktadır.
--spoiler--
"fethullah'ın birinci gayesi türk devletini ele geçirmek, ikinci gayesi ise, geçmişin intikamını almak için iran'ı istila edip iran'la harbe girmektir... bütün türk dünyasını ele geçirdikten sonra ise önce aldatmaca bir dinler diyalogu oluşturacak sonra da gerçekte bir tevrat ittifakı olan bahaîliğe geçiş sürecini başlatarak bütün dünya dinlerini bahailik altında birleştirme sürecini başlatacaktır... son merhalesi fethullah’ın "mesih" ilan edilerek dünya peygamberliğine adım atmasıdır..."
cemaattekilerin neredeyse (haşa) ''peygamber'' sıfatını koyacakları sahtekar. artık anasını da alıp gitse çok iyi olacak.
edit: tamam ya kıskanmayın sizi de alıp gitsin neiye bu kadar tepki gösterdiniz?
insanların, kafasını ucubelerle karıştırmaya çalışıp o şekilde bir yol çizmeye çalışan iran gibi şeriatçı bir devleti yine ucube düşünceleriyle kırmaya , parçalamaya çalışan yaptığı tek şey kaçmak olan kendini bir bok sanan ismini duyduğum an uyuz olduğum adını bir türlü necidir diye uzun uzun düşündüren * fem dershanelerinin saygı değer patronu!!!
hakkında hakaret dahil her türlü ön yargılı mesnetsiz suçalamaları yapanların bir gün kafalarına dank etmesini sağlayacak türkiye için çok önemli rol teşkil eden insan.
her canlı gibi ölümlüdür.
herkese eşit olarak verilmiş olan zaman kavramından, o da aynı eşitlikte payını alacak ve doğanın kimseyi ayırt etmediği şekilde o da hayatla ilişiğini kesecektir.
yazık ki, bunca sene derinlerden başlayıp aleni şekilde yaptığı propogandası, devletin hemen her kademesindnen gördüğü destekle faaliyetlerine devam etmiş okulları, dersaneleri, dil kurumları, yani eğitimle ilgili ulaşılabilecek her kurumu, hükmettiği bilmem kaç milyar dolarlık fonları da tarikatıyla beraber parçalanacaktır, bölünecektir.
izlediğim ve okuduğumda gördüğüm saçma sapan kasetlerini ve kitaplarını okuyup, kendisini kutsal adleden müritleri de müritliğe devam edecek, sadece tapacakları adamı değiştireceklerdir. büyük ihtimalle de yeni tapınacakları adam tek kişi olmayacaktır, çünkü fetullah ve yakın yönetici/yardakçı tayfasının hükmettiği maddi güç çok büyüktür, mutlaka bir değil birden fazla mirasçısı çıkacaktır.
birçok kaynakta mantıklı olarak bahsedilen, türkiyeye humeyni gibi geri dönmesi ve bu iktidarın hazırladığı ortamla karşı devrim lideri olması ise mümkün görünmüyor çünkü bu iktidarın başı, üyeleri, yöneticileri yakın destekçileri hoca aşığı değil, güç, para ve çıkar aşığıdır.
kendi çıkarlarıyla fetullahın çıkarları karşı karşıya gelirse, fetullahı harcamak için bir dakika bile düşünmezler. (bkz: Makyavelizm)
stv'nin kendisini göklere çıkarmayı abartıp artık nerelerine çıkaracaklarını bilemediği kişidir.
geçende stv ana haber'de ünlü bir din adamının vefatı haberine denk geldim. adam hakkında pek çok şey söylendi, işte efendim şöyle iyiydi, böyle bilgiliydi.. buraya kadar her şey tamam. ta ki spikerin "şimdi "muhterem hoca efendinin" bilmem ne'nin vefatı üzerine yazdığı yazıyı getiriyoruz ekranlara" anonsunu duyuncaya dek. epeyce de uzun yazmış be, dış ses okuya okuya bitiremedi.
lan oğlum kendinize gelin lan. başbakan mıdır o adam, devlet adamı mıdır? ya da diyanet başkanı falan mıdır ki ölen bir din alimi için ettiği iki kelamı vahiymişçesine dakikalarca televizyonda yayınlıyorsun?
ayıp değildir de nedir yani.
amerika ve israilin düşman olarak anılmadığı güvenlik derslerinde , adı geçen kişiymiş...
birden parlayan tarikat(!) lideriymiş...
taze beyinleri ele geçiriyormuş...
muşlar mışlar böyle devam ediyor.
ama onun başlattığı "hizmet" hareketini yakından tanıyan kanada-ingiltere-macaristan gibi ülkeler "gavur" ( hani kızdığımız zaman kullandığımız -insafsız,merhametsiz- manasında ) dahi olsalar okullarına ve çalışmalarına açıktırlar.
anti-amerikan söylemlerini "parlatmak" için aldıkları "vakko ceketlerine" ,atatürk rozetleriyle kapalı kapılar ardında bu ülkenin "ırzına geçme" planları yapan darbeci dinazorlardan daha atatürkçü diyebiliriz fethullah gülen için.
magazin gülü zekeriya beyazlarla , parti lideri yaşar nuri öztürklerle kıyaslanamayacak kadar bilgili bir alim diyebiliriz pekala gülene.
fem dersanelerinin sahibi diye -yalanla- kestirip atmaktansa , yazdığı kitapların gelirlerini de öğrencilere burs olarak verdiğini öğrenerek gönül insanı olmanın bir özelliğin görebilirz onda.
tayyip erdoğanı yönlendiriyor gibi deli saçması fikirlere kapılmaktansa , bugüne kadar bu ülke insanına ve bu ülkenin dışarıdaki ünvanına kattıklarını görerek , en azından "yiğidi öldür hakkını yeme" düsturuna binaen takdir edebiliriz.
velhasıl fethullah gülen beyefendi ne türkiye'yi yönetme amacı güden derin bir yapılanma lideridir , ne milyar dolarlık sermayeleri kontrolü altında tutmaktadır , ne de "henüz türkiye'de net bir tanımı bile yapılamamış "ılımlı islam" gibi giydirme bir tabire ön ayaklık eden bir truva atıdır.
hizmet ehli , peygamber aşığı , vatan millet hasretiyle yanıp tutuşan bir gariptir.bugüne kadar yaşamış tüm "garipler" gibi bunca haksız suçlamayla karşılaşması da onun gibi insanlar için Allah'ın bir sınavıdır.
o müslümansa ben neyim, ben müslümansam ve islam benim bildiğim gibiyse bu adam ne yapıyor, niye habire zırlıyor, emekli bir imamın malvarlığı nasıl böyle tövbe estağfurullah bir şey oluyor, diye düşündürten sahtekar.
zihniyetinde hatadan başka birşey bulunmayanların başkalarını yazılarını cımbızlayarak ancak bakınızlarla karşılık verebildikleri bir başlığın asıl konusudur.