iyi derecede hakim olan biri olarak söylüyorum, bildiğinizde kürtçeyi anlamayacağınız dil. ben duyunca anlamıyorum. ana dil olarak konuşan arkadaşlar da anlamıyor. zaten muhtemelen türkiyede kurmanci denen lehçeyi konuşan biri iran'daki lori konuşan kürtleri de anlamayacaktır. ya da siz ne kadar yakutça falan anlıyorsanız o kadar anlayacaktır, farsçanın hiç şansı yok. insanları yanlış bilgilendirmeyelim.
Bana Arapça ve Kürtçe karışımı gibi geliyor. Malum iran ABD çekişmesi yüzünden sık sık ruhaniyi televizyonlarda görüyoruz. Daha önce duymamıştım fazla kulağım aşina değildi ama cidden garip bir dil.
Farsça, MÖ 550-330 yılları arasında iran'da hüküm süren Parsa halkının konuştuğu dilden gelmektedir. Osmanlı'da Fârisî, Farsî, Parsça, Parsî olarak adlandırılmıştır. Pers imparatorluğunun resmî dili olduğu dönemde imparatorluk sınırları içerisinde çok geniş bir bölgede konuşulmaktaydı. 18. yüzyılda ingilizler yasaklayana kadar Hindistan'daki mahkemelerde resmî dildi. Delhi'deki Kızıl Kale'nin duvarlarında şu cümle yer alır:
"Agar ferdôs dar cahân ast hamîn ast o hamîn ast o hamîn ast"
(Eğer dünyada cennet varsa; buradadır, buradadır, buradadır!)
ingilizce, bulgarca, rusça, almanca, hintçe ile ortak aileden bizim dilimize de pek çok kelime vermiş bir dil. ortadoğunun fransızcası olarak da bilinir. edebiyat dilidir.
Arapça'nın yandan yemişi diyenler de olacaktır. Arapça dil aileleri farklıdır. Benzer sanılır, yanılınır.
Farsça, Hint-Avrupa Dil Ailesi'nin Hint-iran kolunda yer alan bir dildir. Farsça'nın orijinali Persçe'dir çünkü Arapça'da p harfi olmadığı için p yerine "b" veya "f" kullanılır. Farsça, iran'ın resmi dilidir; yazı sistemi olarak Arap Alfabesi ve Kiril Alfabesi(Tacikçe) kullanılır. Farsça, orijinal Arap Alfabesi'nde olmayan p, j, ü, ö, ç, g ve i gibi harfleri ekleyerek Arap Alfabesi'ne son şeklini vermiştir. Farsça, Selçuklu ve Osmanlı'daki seçkin zümrelerin Divan Edebiyatı'nda Arapça'dan sonra ikinci yaygın dildi.
Farsça dediğiniz o ağdalı dilin inceliklerini, henüz 17 yaşımdayken yazıldığım bir kursta, sırf benimle tanışmak için can atan birinden öğrendim. Çocuk aslen iranlıydı ama dildeki o aristokrat tınıyı ancak benim gibi bir estetik algısı yüksek birine anlatabileceğini fark etmişti. Haklıydı da bencee.
Şiir gibi dil derler ama o şiiri anlayacak kulak kimsede yokki Farsça, Hint-Avrupa dil ailesinin en rafine üyesidir; Arap alfabesi kullanır ama ruhu tamamen farklıdır. Grameri o kadar mantıklı ve akıcıdır ki, zekamla birleşince birkaç ayda edebiyat parçalayacak seviyeye gelmiştim. Sizin o kaba saba cümlelerinizin yanında Farsça, ipek bir kumaş gibidir. Tabii bu zarafeti taşıyabilmek için önce o kumaşa layık bir karaktere sahip olmanız gerekiyor, ki bu da pek mümkün görünmüyor.