--spoiler--
bilmediğim çok şey var hayatta. bir erkek bir kadını ilk ne zaman tanır? bilmem. ona söylenecek doğru lafları sonunda bulunca mı? çok uzakta da olsa nerde olduğunu, ne yaptığını bilince mi? ya da karşında tüm alem, sen onunda tarafında kaldığında mı? denedim.. en azından denedim.
--spoiler--
--spoiler--
sarp akkaya tefo karakteriyle 47.bölüm'De deyim yerindeyse yardırmıştır. arkadaş şebnemle olan sahneleri nasıl sahnelerdi öyle. müthişti. herbiri.
bu sahneleri, bu oyunculukları ve bu akıl oyunlarıyla şaşırtmacaları görenler hala başka başka dizilere bu dizden daha çok değer veriyorsa kendilerine saygı duyarım!*
--spoiler--
47. bölümde dizinin top 10 ayarlarına girecek bir ayar verilmiştir.
--spoiler--
ezel: siz cengizi bana belki verirsiniz, ama ben kesin alırım *. siz işadamısınız bana öyle birşey verin ki ben onu zaten elde edemiyim.
yusuffff: nedir o ?
ezel: hiçbir şey.... *
yusuf: (bkz: mavi ekran) *
--spoiler--
47. Bölüm de kenan tarafına geçtiğim dizidir. Dayı dedik bağrımıza bastık selmanın dudaklarından kaptın selma'da az değil hani. itti dayıyı sonra çekti. Garibim kenanın kıçı donsun soğuklarda ramiz sıcacık selma ile oynaşta..
ilk sezon ne güzeldi lan. kazığı atanlar net, kazık yiyenler çok net, karaktersiz karakterler belli, ezilen belli, ezilenin intikam yolu belli, ezel'in de yapması gerekenler belliydi.. işleri öyle bi sarpa sardırdınız ki geldiğimiz noktada dayının ibneliğiyle, onun büyük aşkının meşrebinin gramını tartışır olduk.
gözümüzde bir iki dogmatik karakter vardı onların da amına koydunuz, sorgulatmadık zerre nokta bırakmadınız tebrik ediyorum.
yannııııızz, 1970 döneminin te en başından beri, dayı ile selma arasındaki o voltajı, o ambiyansı, o şampiyonlar ligi finali atmosferini görmemek için sadece kör olmak da yetmez, sağır olmak da lazım. birbirlerine olan bakışları geçtim, başbaşa kaldıkları her vakit sarfedilen cümlelerin vuruculuğu, bedene değil içindeki masum ruha oynama, yüreğe ve beyne ince ince işleme gibi romantik hareketler ; kenan birkan'ın bu hikayede ancak bir nesne olduğunu (hem de oldukça belirtisiz nesne) belgeler nitelikte mizansenlerdi.
kenan ile selmanın olayı yanlız dudak birleştirmekten ibaret iken, dayı ile selmanın olayı o dudakların arkasındaki hayatları birleştirmekti.
sadece bu noktaya dikkat çekmek istedim ve gidiyorum..
lost un son birkaç bölümünü izlemeden evvel herkes siyah duman a sövüp sayar iken jacop a tapıyordu ancak son iki bölümde siyah duman ve jacop un gerçek yüzlerini gösterdiğinde tüm millet yanılgıya düştüğünü anlamış e bir anda ortalık siyah dumancılarla dolmuş ve jacop itin götüne sokulmuştu.
ezel in bu bölümü de aynen böyle olmuştur.
herkes kenan a çemkirip dayı yı yüceltirken bir anda bir bölüm ile birlikte milletin alayı kenancı olmuş ramiz e bok atar olmuştur.
şöle 1 -2 bölüm sadece 1973 ü gösterseler daha çok sarar gibi böyle de sarıyor da ne bilim dayının gençliğini oynayan 'çocuk ' diyince yüzümde tebessüm oluşuyor.
her ne olursa olsun türkiye'De yapılmış en iyi dizidir. hiçbirşey değil şu son bölüm'Deki tefo-şebnem-ali sahneleri için bile en iyi dizi ünvanını alır.
önceden keşke dışarı'ya ihraç edebilsek diye düşünürdüm bu dizi için. ama sonradan zaten dışarıda izlendiğini öğrendim. en azından balkanlarda(hırvatstan, sırbistan..) izleniyormuş. zaten youtube yorumlarından da belli oluyor. yabancılar da bu dizi için yorum yapıyor. anlaşılan film'De olmasa da dizi sektöründe bayağı ilerideyiz.
şimdi herkes kenancı olmaya başlarken, ramiz'in yaptığı götlüğü konuşurken bikaç flashback'ten sonra yine herkesi ters köşeye yatıracağını düşündüğüm dizidir. Vardır o işin içinde bir iş beyler sakin olun.
Ayrıca şebneme o mesajı ezel attırmıştır. kapıyı kapat demesinden o işin içinde bir iş olduğu bellidir.
benim anlamadığım bir konu var(bu aralar, ezelde anlayamadığım o kadar çok şey oluyor ki, diziyi takip etmemem benim için daha mı hayırlı olacak acaba?). şebnem nasıl ve neden ihanet ettiğini tefoya anlatırken, psikopat tarafından eroine alıştırıldığını ve artık kaçamayacak noktaya gelene kadarda bunun böyle devam ettiğini anlattı. bu sırada bizlerde şebnemle psikopatın herseferinde al bu da ödülün diyerek eroini şebnemin koluna enjekte ederken ki görüntüleri görüyorduk. ancak tefoyla alinin şebnemi kurtarırken ki görüntülerinde son enjektede gördükki şebnemin kollarında hiç bir iz yoktu. yani bu işten çok anlamasamda eroin kullananların kollarında illa ki morluklar kızarıklıklar ve iğne izleri olması gerekmezmi? ayrıca eroin kullanan biri hareketleriylede görüntüsüylede kendini ele vermezmi? aniden kilo veriyor bu insanlar benim bildiğim kadarıyla. iğne ipliğe dönecek kadar kilo veriyolar. görüntüleriyle hiç ilgilenecek halleri kalmıyor. sadece eroin için yaşıyorlar. ama şebnem hiçte öyle değil. hayat dolu, geziyor eğleniyor, entrikalar yapıyor. ya da şebnem herkesi bir kez daha kandırdığında bu hikayeylemi kandırmış oluyor. aslında eron falan kullanmıyormu? eğer öyleyse ezel buna inanıyormu? yoksa inanmış gibimi yapıyor. peki şebnem neden böyle bir şey yapıyor? ezel onun yıllar önce hayatını kurtarmış bir insanken bu kadar rahat nasıl ihanet edebiliyor? yoksa etmiyormu? cengiz ve tayfası öylemi sanıyor.
neler oluyor ya....
dizide bir saçmalık dikkatimi çekti. geçen bölümde mayıs 2010 tevfik şöyle varoşlu, hemen aşık ederim falan diye rapor yazdığından tevfik'in de ne bir haftası be ilk görüşte aşık oldum falan dediğinden bahsedildi. bahsedildi de hatırlarsanız 1. sezonda bir adam vardı. hani ömer'in üzerine yıkılan kumarhane soygununda kumarhanenin gizli ortağı. gelip ömer'in ailesini falan tehdit etmişti sonra ömer hapisten çıkınca selma hanım sayesinde o adamla buluşma ayarlamıştı. ilk her şeyini kaybedip sonra da ortaya şebnem'i koymuştu ve adamı dımdızlak evine göndermişti. tevfik de bulumuyordu o odada. neyse hatırlayan hatırladı taa bilmem kaç sene önce bu tevfik'le şebnem tanışıyor zaten ne ilk görüştesi?
ikinci olarak henüz yapmadılar ama eğer yaparlarsa ki yapacakları şu şebnem aslında ezel'e ihanet etmiyor da bu bir oyun şeklinde gösterirlerse eğer, senaristler bizden ayyy ne düşünmüşler ters köşe olduk dememizi bekliyorlarsa sağlam bir siktir lan yerler. niye? ezel ali'ye yap talimatı verdi mi verdi. ali gidip kendi sıkabilirdi şebnem'in kafasına işi tevfik'e bırakmazdı. hadi tevfik'e bıraktı tevfik de fevkalade sıkabilirdi. e hadi tevfik de işin oyun olduğunu biliyorsa o zaman hem şebnem'in evinde şebnem'le, otel odasında ali ile ve o şebnem'i götürdükleri yerde kendi aralarındaki konuşma ne? ortada düşman yok ne diye rol yapıyorsunuz, kimi kandırıyorsunuz? bizi yani seyircileri mi? yani işi karıştırmak için sonradan şebnem'i sadık çıkartırlarsa asıl o zaman saçmalamış olurlar ve hiç de ters köşelik bir durum olmaz. ilk yazdığım saçmalık zaten ortada ama inşallah ikinci saçmalığı da yapmazlar. bu dizi de abisi kurtlar vadisine dönmez tadında bırakıp bitirirler.
--spoiler--
"nerde yanlış yaptım, neyi eksik yaptım da başladığım yerde buldum kendimi diye soruyorsan eğer kendine, çekil bir süre kendi köşene. bırak su kendi çatlağını bulsun. izin ver de kuklalar, içlerinde sen varmış gibi oynasınlar kurduğun bu oyunu" - ramiz dayi
--spoiler--