kuşkusuz diziyi biraz uzatabilmek için çekilmiş bir bölüm olmaktadır. bu haftaki bölümü geçiş bölümüdür. ama aynı zamanda tuncel kurtiz şiir okusun ben dinliyim bölümü olmaktadır.
bu haftaki fırsatçılar "kalitesini bozdu heyecanı kaçtı ne biçim bölüm" demeye başlayabilirler he pardon onlar el classico izliyor *. çünkü gerçekten geöiş bölümüydü ve geçen hafta gibi değildi.
tadı damağımızda kalmıştır, umarım bir hafta sabredebiliriz...
--spoiler--
ezel şimdilik kenan'a ufakta olsa ayarı vermiştir. ancak bu çok sürmez ezel geçerler senin sınırına alırlar senin ufacık şehrini koçum, bu sefer havanda sökmez... hem cengiz abimizin baseball sopası var yanında gelip kafana kafana vurursa görürsün...
--spoiler--
--spoiler--
-iki ayrı şehir var bu şehrin içinde. birinde istediğini seç diye herşey konuyor önüne, öbüründe önce yakalaman icab ediyor istediğini...
-bu şehirde kim sana boyun eyip olur çekerse ondan korkacaksın, çünkü bilki o adamın kafası aşağıda gözü yukardadır.
-bi masadan kalkmadan öteki masaya oturamazsın yiğen...iki şehrin birinde ne yapacaksan masadan kalktıktan sonra yapacaksın, iki şehrin öbüründe ne yapcaksan masadan kalkmadan yapacaksın...
--spoiler--
teker teker dark side'a geçiş yaşatan dizi. şimdi de cengiz elini kana buladı. ilerleyen bölümler cengiz vs. ezel e dönecek dizi bunu iki şeyden çıkarıyorum birincisi; kenan kendi yüzü olarak cengizi seçti yani artık birazcık geriye çekilecek, bir diğeri de 73te yavaş yavaş dayıyla kenanın zıtlaşma durumu.
--spoiler--
-siz burasının kabadayısı mısınız ?
+hayır, kabadayılık onurlu... biz daha o mertebe de değiliz
-peki size ne diyelim?
+bana kısaca dayı deyin
--spoiler--
daha güzel bir hikaye olsaydı keşke bu dayının arkasında.
70'lerde geçen hikayelerin bir sıkıntısı vardı; dayı cahil ve sadece bileği olan bir adam olarak gösteriliyordu. beceri gerektiren işleri kenan yapıyor gibiydi. bu bölümde dayının da neden dayı olduğunu gördük neden bu kadar efsanevi olduğunu yaptığı "parlamayla" gösterdi.
bu arada rapçi ramizin diziye konuk olması sanırım ismi yüzünden
"ramiz bayraktar" bu da bu bölümü güzel kılan ayrıntılardandı.
rapçi ramiz ile olan bölümü yardırmıştır. sonunda ezel yazdı ya böyle mi tanıtacak diye merak ettim. hatta ezel gelip sorsaydın adını o da ''ramiz yow'' deseydi iyiydi. rapçi ramiz in diziye girmesi bana bobiler org da yayınlanan bir monte yi hatırlatmıştır.
son bölümüyle (44. bölüm) sıkıntılı bi durum ortaya çıkan dizidir.
--spoiler--
39. bölümün sonunda "1971 Ekim" yazısıyla birlikte lunaparkta selma kenan ve ramizi hayratlı'nın cesedinin (en azından oldukça ölü gibi duruyor) başında görüyoruz. 44. bölümde ise 1973 yılına dönüldüğünde hayratlı hala hayattadır.
--spoiler--
yeni bölümünü ilk kez televizyondan değil de internetten izlediğim kral dizi.
yağmurda-çamurda, iyi günde-kötü günden asla yapmadığım şeyi yapıp pazartesi akşamı başka şey izlememin ve 44.bölümde gerçekleştirdiğim bu "ihanetimin" vebali messi ve futbol çetesinindir, o nasıl futbol öyle katalan aslanları!
(bkz: real madrid'in suçu ne)
(bkz: öldür beni dayı ya da affet nolur)
1. bölümden başlayarak tüm bölümlerine ulaşabileceğim linkler aradığım dizidir. show tv'nin hd si var mı bilmiyorum ama atv'ye geçtiğinde hd olarak çekildiğini biliyorum.
yani; show tv döneminde normal, atv döneminde hd bölümlerinin torrentini/linkini aradığım dizidir.
--spoiler--
kenan imirzalıoğlu'nun oynadığı, hiç beğenmediğim, bir bölümünü bile tam izlemediğim, fakat milletin dilinden düşmeyen dizi.
--spoiler--
bu nasıl bir mantık anlayışı bu nasıl bir dizi anlayışı...arkadaş bir bölümünü bile tam izlemezken dizi hakkında nasıl yorum yapılır hala anlamış değilim, önce bir otur izle 3-4 bölüm sonra de ki bana diziyi beğenmedim anlarım eyvallah derim, bu senin görüşün...ama kalkıp dizinin bir bölümünü bile izlemeden yorum yaparsan sen oturup hiçbir diziye başlama boşuna zira her dizi ilk bölümünden saracak güzel olacak diye bir kural yoktur. bazı diziler sonradan açılır hatta 2. sezonda aniden çıkış yapan dizi çoktur... hatta ilk bölümünden bile beğenilen dizi çoktur ama sen ilk bölümü bile izlememişsin ki kalkıp burada yorum yapasın.
1. bölümden 44. bölüme kadar çok şey değişsede bu dizide 3. bölümdeki bu mısralar dizinin bir nevi özetidir aslında.
--spoiler--
kimi yeterince sevmez
kimi fazla sever
kimi göz yaşı döker öldürürken
kimi kılı kıpırdamadan
--spoiler--
uzun zaman verdiğim aradan sonra (en son 8 öldüğündemi ne bakmıştım) 15 dakika izleyince görüyorsunuz ki dizi ölmüş bitmiş.
dizideki ali-ezel-eyşan vs birer hero olmuş. sıradan insanlar çatır çatır ölebilirlerken kendileri bir işe girdiği zaman tüm kötü adamların eli ayağı tutulur olmuş.
iyi karakterlere 100 kere silah doğrultulur ama o tetik çekilmez.
kötülerin amele tayfası her bölümde yokedilir ama has kötülere dokunulmaz. karakter kabızlığı yaşıyor dizi nede olsa. ölürse yenisini koymak zor ve zahmetli...
o yüzden has kötüler sezon finallerine bırakılır.
ayrıca hiçbirşey mi değişmez 4-5 bölümde? resmen ağzına kadar filler abanıyor dizi. mert ölmüşmüş... gebersin kimsenin umrunda değildi zaten. başka... başkada birşey yok . ölümü de saçma , gerçi komando nun bıçaklayıp öldüremediği 80 yaşındaki adamdan sonra başka birşey beklememek gerekir.
sezon finaline kadar dizide bir halt olmayacak ben o kadarını söyliyeyim. zaten az çok dizi kültürü olan herkez bu dizide bunu görebilir.
ha belki "acıların çocuğu ezel ve onun kutsal intikamı " gazı vermek için 3-5 gereksiz karakteri daha öldürürler.
gereksiz karakter listesi
-şebnem
-ezelin annesi
-ezelin babası
-ezelin çocuğu
-eyşan
-eyşan ve çocuk gidince cengizde ıskartaya çıkıyor . zaten 2 cümlesinden birisi eyşan ve çocukdan ibaret...
bunların alayı geberebilir. bundan gaza gelebilecek kişilerde olabilir... benim suçum değil siz diziden anlamıyorsanız.
ama şu karakterlerin alayı öldürülmek için konmuş zaten diziye.
heleki o şiirler yokmu o şiirler... rezalet durumda. çok sırıtıyor artık. misyon kalmamış dizide. öyle takılıyorlar işte...
akıl oyunu nu geçtim artık akıl bile yok dizide. herkez birbirine silah doğrultsun sonra ayarını verip gitsin üzerine bölümlük atımlar.
ilk bölümlerini bu aralar yeniden izlemeye başladığım dizidir. evet şuan 4. bölümü bitirdim bu dizinin ve daha henüz ters köşe olaylarına girilmedi. ama bu dizi resmen evrim geçirmiş efendim. şimdilerde kenan birkanla uğraşan sokak dövüşçüsü ezel, ilk bölümlerde bir başka insanmış.
ilk bölümler bir başka güzelmiş. ters köşe olmayan bölümler bir başka duygusalmış. özellikle ezel'in evine ilk girdiğinde o sahneler ne harikaymış lan.
senaryo değişse bile bu dizi tadından ve oyunculuğundan kesinlikle hiçbirşey kaybetmemiş. ve anladım ki ezel'i güzel yapan şeyler oranı şudur.
%20 senaryo, %40 müzikler, %40 oyunculuk.