bölümün başında temmuz ve adamları silahları doğrulttular, tam ateş edecekler telefon çaldı ve geri dönme emri aldılar. Peki geri dönme emri almasalardı ve doğrulttukları an vursalardı ne olcaktı anlamadım. Ramizin adamlar var tamam da onlar vurana kadar yarısı ölmüş olurdu. Ben mi yanlış anladım, öyleyse açıklama gelirse sevinirim.
--spoiler--
"iki ev kurulur nehrin iki kıyısına. iki evin sahipleri açmışlar kapılarını. kapıdan içeri girmeye başlamış insanlar. yardımcılar, koruyucular, askerler ve bir zaman önce kaybolmuş olanlar eve mutlaka geri döner.
iki ev kurulur nehrin iki kıyısına. biri tepede kocaman bir saray, diğeri aşağıda belki eski bir kulübe. hangi ev dayanacak, gelmekte olan fırtınaya?" - ramiz dayı
--spoiler--
2. sezonun başından beri keşke hep 1971 de geçse dedirte dizi. olum zikdir edin 2010 daki ezel, ramiz, kenan, cengizi falan. gelin paşa paşa 1971 deki genç ramiz'i,genç kenan'ı, genç selma'yı, hayratlıyı izletin.
bir de bir yolunu bulup ali'yi 1971'e göndermeyi başarabilirseniz harika olur.
fragmandan izlediğim kadarıyla kabadayı ile kurtlar vadisi arası bir yere doğru sürüklenen dizi. konsey toplanıyor. ezel bayraktar tanıtılıyor. yakında kafalarda kesilir. garip bir yere doğru gidiyor ama hadi hayırlısı.
4 gun arayla gittigim, biri mekkede biri budapeste de olmak uzere iki berberin de hayrani oldugunu soyledigi garip dizi. lost tan falan daha genis bir cografyada takip ediliyor tahminim.
"eyşan'ın hain olup olmadığı" meselesi berbat işlense de, kalitesine yakışmayan bazı absürdlükleriyle bazen içimizi baysa da, yine de ezel candır, "türkiye'de çekilmiş en iyi dizi" olma yolunda, düşe-kalka da olsa hala ilerlemektedir.
senaryosunun git gide kurtlar vadisi'ne döndüğünü, silahların konuşmaya başlandığı söyleniyor. ama bunu söyleyenler izlemiyor mu, kurtlar vadisi'nin bir senaryoyu işlemesi ile ezel'in işlemesi farklıdır..
gerek 1971deki oyunlar olsun, gerek 2010 daki oyunlar olsun nereden ne zaman ne çıkacağı bilinmeyen bir dizi ezel. zaten onu başyapıt yapanda budur. çünkü 2010 yılına kadar sonsuz senaryo üretildi. artık senaryoyu işlemektir önemli olan. ve ezel gerek dizi içindeki şiirleri, gerek oyunculuk, gerekse senaryo ters köşeleri ile bunu çok güzel yapıyor.
ama bir şikayet vardır bu diziye. fragmanlarını biraz daha anlaşılır yapın yahu. *
fragmanlarından bir sonuca varmakta zorlandığım ve aslında bu karmaşasını sevdiğim gelmiş geçmiş en iyi dizilerden biridir.losttan sonra teoriler üretebilmek çok hoş gerçekten. de burdan o koca ağızlı eyşana çığırıyorum,yatacak yerin yok be kızım senin !
bu gece "el clasico" rüzgarından olumsuz etkilenmemesini temenni ettiğim can dizi.
ben bile düşünüyorum barcelona-real madrid maçını izlemeyi, ezel'i yarın internetten de izlerim vs. diye.
(bkz: bu seferlik affet beni dayı)
şimdi olayları sıralayaım, eyşan ve cengiz paranın (kenan'ın) peşinde. bu yolda kenan'ın piyonu olmaya razılar bu arada başarabilirler ise birkaç şey kapacaklar.
dayı ve ezel kenan'ı bitirmek istiyor. özellikle ezel cengiz ve eyşan'dan hayinliği öğrenince ve kardeşinin ölümüne kenan sebep olduğu için daha bir başarıya aç. dayı ise belki kenan'ı bitiririm peşinde.
bir proje var kenan'ın. bu yusuf eğirdir mi nedir aslında büyük adam ancak kenan tarafında. bu adamları yenmek çok aşırı zor.
yani burada akıl konuşacak. ve bunu senaristler bize nasıl lanse edecek göreceğiz. istatistiklere göre senaristler her bölüm akıl dolu bölümler çektiğine göre bizleri akıl dolu, felsefi düzeyde stratejiler bekliyor.
ve tüm bunların sonucunda görüyoruz ki, ezel ilk sezondak hikayeyi aslında son bölüm son sahnesinde kapatmıştır. bundan gayri senaryonun 2. bölümü olan kenan birkan'ı bitirme projesi izleyeceğiz. kenan birkan da büyük projelerinin yanında dayı'dan intikam planını bir nebzede işletecek. o yüzden bu sezondaki 8 karakteri buradan çıkmış olabilir -veya tabikide diziye renk katmak için-.
valla tek bir entry de bile zor toparladım. senaristlere kolay gelsin diyor, iyi seyirler diliyorum.