uzun zaman verdiğim aradan sonra (en son 8 öldüğündemi ne bakmıştım) 15 dakika izleyince görüyorsunuz ki dizi ölmüş bitmiş.
dizideki ali-ezel-eyşan vs birer hero olmuş. sıradan insanlar çatır çatır ölebilirlerken kendileri bir işe girdiği zaman tüm kötü adamların eli ayağı tutulur olmuş.
iyi karakterlere 100 kere silah doğrultulur ama o tetik çekilmez.
kötülerin amele tayfası her bölümde yokedilir ama has kötülere dokunulmaz. karakter kabızlığı yaşıyor dizi nede olsa. ölürse yenisini koymak zor ve zahmetli...
o yüzden has kötüler sezon finallerine bırakılır.
ayrıca hiçbirşey mi değişmez 4-5 bölümde? resmen ağzına kadar filler abanıyor dizi. mert ölmüşmüş... gebersin kimsenin umrunda değildi zaten. başka... başkada birşey yok . ölümü de saçma , gerçi komando nun bıçaklayıp öldüremediği 80 yaşındaki adamdan sonra başka birşey beklememek gerekir.
sezon finaline kadar dizide bir halt olmayacak ben o kadarını söyliyeyim. zaten az çok dizi kültürü olan herkez bu dizide bunu görebilir.
ha belki "acıların çocuğu ezel ve onun kutsal intikamı " gazı vermek için 3-5 gereksiz karakteri daha öldürürler.
gereksiz karakter listesi
-şebnem
-ezelin annesi
-ezelin babası
-ezelin çocuğu
-eyşan
-eyşan ve çocuk gidince cengizde ıskartaya çıkıyor . zaten 2 cümlesinden birisi eyşan ve çocukdan ibaret...
bunların alayı geberebilir. bundan gaza gelebilecek kişilerde olabilir... benim suçum değil siz diziden anlamıyorsanız.
ama şu karakterlerin alayı öldürülmek için konmuş zaten diziye.
heleki o şiirler yokmu o şiirler... rezalet durumda. çok sırıtıyor artık. misyon kalmamış dizide. öyle takılıyorlar işte...
akıl oyunu nu geçtim artık akıl bile yok dizide. herkez birbirine silah doğrultsun sonra ayarını verip gitsin üzerine bölümlük atımlar.
ilk bölümlerini bu aralar yeniden izlemeye başladığım dizidir. evet şuan 4. bölümü bitirdim bu dizinin ve daha henüz ters köşe olaylarına girilmedi. ama bu dizi resmen evrim geçirmiş efendim. şimdilerde kenan birkanla uğraşan sokak dövüşçüsü ezel, ilk bölümlerde bir başka insanmış.
ilk bölümler bir başka güzelmiş. ters köşe olmayan bölümler bir başka duygusalmış. özellikle ezel'in evine ilk girdiğinde o sahneler ne harikaymış lan.
senaryo değişse bile bu dizi tadından ve oyunculuğundan kesinlikle hiçbirşey kaybetmemiş. ve anladım ki ezel'i güzel yapan şeyler oranı şudur.
%20 senaryo, %40 müzikler, %40 oyunculuk.
45. bölüm fragmanıyla beraber öncelikle; bir kenan birkan'ın anası eksikti diyorum. ve gene fragmandan bir bok anlaşılmıyor tabikide. ancak ters köşe ihtimali ile beraber "mümtaz amca :/"
ve bu kenan birkan'ın gerçekten hiç delikanlı olmadığınıda da görüyoruz. bahar'ı öldürmeler, can ile tehdit etmeler, savunmasız yaşlı bir amcaya temmuz'u yollatmalar falan. adam ol erkek ol biraz lan.
bazı "rahatsız bünyelerde" şöyle bir mızırdanma yaratan güzel dizi.
beyaz türk: hacım bu "ezel" dizisi baydı ya, çok sıkıcı bik bik bik.
karayağız türk: daha iyisini bulursan onu izle kardeş, sana zorla izleten mi var?
beyaz türk: la zaten izlediğim falan yok, aklıma geldikçe diziye bok atıyorum hepsi bu!
karayağız türk: senin başka işin gücün yok mu deligöbel, git "türk malı" neyim izle, "arka sokaklar" falan iyi gelir belki, arka sıradakiler de fena kaçmaz sana, "açılırsın".
beyaz türk: ya onu bunu bırak da, bu dizideki şiirler yok mu o şiirler, rezalet durumda, öfff, uff, amannnn...
karayağız türk: ilkokul 5.sınıftan beri eline şiir kitabı almazsan kulaklarına "teke zortlatması" gibi gelir dayının okuduğu şiirler, sözler. haklısın kendi çapında yeğen.
beyaztürk: dizide akıl oyunu falan kalmamış müdür, senaryo yerlerde, kurgu yavşamış, falan fıstık vs.
karayağız türk: eğer dediğin gibi olsaydı reytingler gitgide yükselirdi, çünkü bizim halk ilk bakışta anlamadığı şeye "kafa yormak" için uğraşmaz, çeviriverir kumandayı "kafasının anca bastığı" güdük dizilere, eğlenir vasat vasat.
yoksa "ezel" düşer miydi böyle totalde %33'lerden %15'lere, az biraz mantıklı ol!
beyaz türk: senle de bi şey konuşulmuyor ya, hadi ben kaçar, "ezel'e bok atmaya doyamıyorum" diye beni suçlama haa.
karayağız türk: "herkes doğasının gereğini yaparmış", ne diyeyim.
şebnem, tevfik'e kafayı yedirtmiştir. ilk defa tevfik böyle bi değişik oldu lan
taksiciye dalması iyiydi.
--spoiler--
senin ağzını yüzünü sikerim
--spoiler--
yiğit özşener, nasıl ki rolünü adeta yaşarcasına cengiz karakterini canlandırıyorsa, kenan birkan karakterini canlandıran oyuncu da olağanüstü oynuyor, olanca kötülüğünü hissettiriyor bu fırlama ve şeytani zekasıyla.
önemsenmemek canına tak eden ali'nin isyanı ezel'i yaraladı, tefo çıkmazda, şebnem denen çıyan anında satışlarda, kenan birkan çok güçlü, ee nolcak ezel'in bu hali?
bu cengiz daha şimdiden kenan birkan gibi bir güç abidesine yavaştan "diklenmeye" başlamakta. cengo gün gelir de kenan birkan'la papaz olursa oratlık şenlenir. hadi bakalım, "kötülerin savaşı" ezel'e yarar mı ilerde?
kerpeten ali'nin yaptığı çıkışı saymazsak sönük bir bölüm oldu sanki. birşeyler öğrendi ezel ama izleyicinin kesinlikle tatmin olmadığını düşünüyorum. ayrıca dizi keşke sadece 1970'li yıllarda geçse.
durağan ama kesinlikle sıkıcı olmayan sürekliyici bir bölümle ekrana gelmiş dizi.
ayrıca bu akşamki bölümde yer alan flashbackler sanırım bugüne kadarki flashbacklar içinde en iyisiydiler.. aşırı sürükleyici. gerçekçi. bir tuhaftı lan..
bu hafta tam olarak izleyemedim, ancak gelecek bölümlerin temelini hazırlama vol.2 bölümü olduğunu düşündüğüm bölüm olmuştur.
kurtlar vadisi oldu yeeaa, diyenlere gülüyorum sadece. kurtlar vadisi'nden şimdiye kadar 5 kere silahlı çatışmaya girilmişti.
diziden yarım yamalak tek anladığım, ezel kenan birkan'ın ailesine sızmaya çalışıyor ama kenan'dan ayarı fena yedi.
bu bölüm gelmekte olan harikulade bölümler için bir nevi hazırlık aşamasıdır, zaten bölümün ismide ip ucu olarak bölümü özetler zira ezel bölüm boyunca ip ucu peşinde koşturup durmuştur.
--spoiler--
anlıyorum ustaa anlıyorumm bar açıyosun, isim yapıyosun, dayının izinden gidiyosun, ama kesss yalanı sen kendine yeni hayat kuruyosun...
--spoiler--