verilen linklerle daha da komik hale gelen teori. öyleyse tavsiye: rakibime aparkatı indiricem gözüne gözüne vurucam derken aceleye getirip içinde ne olduğunu okumadan linkleri yapıştırırsanız elleriniz yapış yapış olur. sonuç; self masturbation.
şimdi; ey dinlerin sümerlerden evrildiğini düşünen akil insanlar, adem ve havvanın ispatlanması imkansız masallar olduğunu iddia eden evrimin ulaşabildiği en gelişmiş beyne sahip canlılar (mı acaba); dinlerin insan masalı olduğuna inanırken canlıların tek hücreden evrildiğini iddia eden yine insan "ürün"ü bu teoriye canla başla "iman" ederken içine düştükleri ibret ve dehşet veren çelişkiyi görmezler mi?
iki alıntı size:
"Darwin acknowledged from the start that the eye would be a difficult case for his new theory to explain. Difficult, but not impossible. Scientists have come up with scenarios through which the first eye-like structure, a light-sensitive pigmented spot on the skin, could have gone through changes and complexities to form the human eye, with its many parts and astounding abilities."
okuyun okuyun gülün, kargalar gibi gülün.
"Here's how some scientists think some eyes may have evolved: The simple light-sensitive spot on the skin of some ancestral creature gave it some tiny survival advantage, perhaps allowing it to evade a predator. Random changes then created a depression in the light-sensitive patch, a deepening pit that made "vision" a little sharper. At the same time, the pit's opening gradually narrowed, so light entered through a small aperture, like a pinhole camera."
paragraftaki en gülünesi kelimeleri ben yazayım. perhaps, random changes, ve created.
al sana doğmalarla dolu bir paragraf arkadaşım, halbuki biz sizin sözlerinize inanmıştık; bilimde kesinlik vardır, doğmalara yer yoktur deyü. perhaps, perhapss, peeeerrhaaaappss!!
ben evrim teorisini bilmem biyolog değilim ama doğal seleksiyon ve mutasyonun varlığına elbette ki inanırım. istediğim içine düştüğünüz çelişkileri bundan milyonlarca yıl önce ışığa duyarlı bir nokta halinde olup belki ve olası değişiklerle evrimleşmiş gözlerimiz önüne sunmaktı. maksat rakibe saldırmak olsun da ne olursa olsun demezseniz evriminiz açısından daha iyi olur. sizler bir tarafı kendi dayanaklarınız ölçüsünde yerin dibine sokarken kendi "iman" ettiklerinizi de sorgulamayı unutmayın, sonra hem eller hem de klavyeler yapış yapış oluyo, aman dikkat.
savunanları ile karşı çıkanlarının asıl çatışma noktası "ortak ata" problemi olmasına rağmen, iki tarafın da bunu baz almadan tartışması, son derece büyük komikliklere yol açmaktadır.
yaratılış görüşünü savunan insanlar aslında bütün türlerin tek tek yaratıldığını ve türden türe değişimlerin olmadığını iddia eder -ki nacizane görüşüm de budur- ama bunu, "evrim" olayının tümüne karşı çıkarak savunmaya çalışır ki yanlıştır. bazı insanların sinir katsayılarını yukarılara tırmandırır.
evrim tamamen yoktur denemez. çünkü basit bir örnekle, ilk insanların boylarının çok daha uzun olması ve günümüzdeki boyutlara ulaşması da "evrim"dir. hemen karşı çıkmayın, en basitinden; sizin gibi düşünen, yaratılış görüşünü savunan bir biyoloji öğretmenini alın ve bu konudaki görüşlerini sorun. aydınlatacaktır.
evrimci arkadaşların sert üslubu da bu çatışmayı kızıştırır. "tanrı yok" dercesine yaptıkları savunmalar, monitör başındaki insanın sinir katsayılarını yukarılara tırmandırır.
sonuç olarak sanal alemde, klavye başlarında birbirlerini alt etmek için çabalayan insanlar görünür. halbuki üsluplar yumuşar ve tartışmalar fikir alışverişi kıvamında yapılırsa herkese bir yararı olur. şu başlığa girip okuyan insanlar bir iki şeyden nasiplenir. yoksa gerisi yalan olur.
michael sherme evrim teorisi ve ara geçiş üzerine "bu gun evrimin oldugunu gecis fosillerini buldugumuz icin biliyor degiliz. bunu biliyoruz cunku jeoloji, paleontoloji, biyocografya, karsilastirmali anatomi, fizyoloji, molekuler biyoloji, genetik ve daha bircok apayri alanlarda edinilen sayisiz bulgularin kesimine, uyumuna taniklik ediyoruz. bu alanlarin herhangi birindeki hicbir gelisme yahut bulus tek basina evrimi kanitlamaz ama biraraya geldiklerinde hayatin belli bir sirada ve belli kurallara gore evrildigini gosteriyorlar" der.
iman etme delisi bünyeler, evrim teorisini destekleyenlerin evrime iman ettiğini zannetmesiyle, gülmekten sandalyeden düşmeme sebep olmuştur.
sadece bu sözlükte verilen linkler, öğrenmek isteyen için ispattır.
tabiki evrim teorisi kanunlaşmadı çünkü hala ve doğal olarak yeni bulgular elde edilmekte. bunun yanında biyoloji kitaplarında -milli eğitim bakanlığı değiştirmediyse- evrim anlatılır. ama insan evrimi için ispat ispat diye çığırmak, neden hala maymunlar insan olmuyor demek gibi bir şey.
ispat olarak göz doktoruna gönderenler gözün evrimini bana göz doktorunun açıklamasını mı beklerler merak ediyorum tepkisine neden olan iddia.
algılama sorununa gelince bilimsellik ile din düşmanlığını karıştıranlar ve bizden ispatlanamamış bir iddiaya iman etmemizi bekleyenler algılama sorunundan bahsetmiyorlar mı en az evrimin kanıtlanmış olduğu ifadesi kadar komik bir durum ortaya çıkıyor.
fizyolojik değişimi sosyal bilimlere bağlayarak ispat nerede sorusuna cevap vermeye kalkanların * savunduğu ispatanmamış iddia. tarih ise söz konusu olan biblerce yıl öncesi tarihli kanıt fosiller nerede? tüm canlıların fosilleri var da hep ara geçiş canlısı dediğiniz ucubelerin fosilleri mi yokolmuş tarih boyunca.
birilerinin inatla savunduğu ispatı olmayan iddiadır.
azizim sadede gelelim: ispat nerede, ispat? ispat edilemeyen ve doğruluğu deneylere sabitlenemeyen iddia bilimsel kanun değildir. komik olmayı bırakın isterseniz.
fizyolojik gelişimi bilgi dağarcığının artmasına endekseleyen zırcahillerin savunup üstüne kendilerini eleştirenlere de mal diyerek küçüldüğü iddiadır.
traşı kesin ispatı nerde bu iddianın onu gösterin. ya da biz sizin dininize değil buna iman ettik diyin bitsin bu tartışma. bilimsellik kılıfı sizin minareye küçük geliyor demedi demeyin.
bu efsaneye göre bütün insanlar adem ile havva'nın çocuklarının ensest ilişkisinden üremiştir.
madem ki allah, her şeye muktadir ve kadirdir neden toprağı yoğurup-yoğurup bir çok erkek ve onların kaburgalarından çok kadın yaratmamıştır da bu kardeş veya akraba olmayan kişilerin; ensest olmayan ilişkilerinden insanlar üretilmemiştir?
hafız o değil de neyi merak ediyorum biliyon mu? teorisidir. önce oku sonra ne zıkkım yersen ye ama hafız oku yani.
şimdi ''evrime inananlara acıyorum, siz maymun musunuz?'' tarzı bi' yaklaşımım yok elbette. milyarlarca yıldır evril evril evril neden hala anlaşamıyoruz? kaç milyar yıl daha evrilmemiz lazım sedirle, söğütle, kaplanla, köpekbalığıyla sohbet edebilmek için? cidden merak ediyorum lan. hem neden benzeri birçok hayvan kuvvet yönergesinde evrilirken insan zayıflamış? neden sadece insanın zekası bu kadar gelişmiş hayvanlar mal kalmış? gerçi şu da var belki onlara göre de biz malız. onu karıştırmayalım şimdi. he hafız harbiden merak ediyorum. bi' anlatın ölmezsiniz.
insan biyolojisinin ve aklının hiçbir değişim geçirmeden bugünki haliyle yaratıldığını, insanoğlunun binlerce yıl önce de şimdiki gibi konuşabildiğini ve okuyabildiğini iddia eden malların saldırdığı teori. o kadar maldırlar ki insanoğlu neden binlerce yıl yarı iletken üretmek yerine mağaralarda yaşamış, mailleşmek varken yazıyı 4 bin yıl önce keşfedebilmiş, mikrodalga fırın varken binlerce yıl ateşi bulmak için beklemiş, bmw tasarlamak varken binlerce yıl tekerlekten habersiz yaşamış, sormak akıllarına bile gelmez. dünyanın yaşı yerbilimciler tarafından 70 milyon yıl olarak tahmin edilirken insanoğlunun yaşı neden sadece ve sadece 10binli yıllarla ölçülür onu da sormak akıllarına gelmez.
bilimdünyası bugün köpekbalıklarının, kertenkelelerin atalarını teori olarak tartışmıyor. ama sıra insanoğlunun sürecine geldiğinde, yüzyılların önyargısı duvarlarından dökülen tuğlalara rağmen hala inat ediyor.
dinle çelişir çünkü hepimiz adem ve havva nın torunlarıyız. afedersiniz kardeş kardeşi yapa yapa çoğalmaya başladık, zamanla da bu günlere geldik, tek amacımız da kulluk görevlerimizi yerine getirip cennette sonsuza kadar, hiç sıkılmadan robot gibi yaşamak..
bu mu yani, komik.
(#4345334) nolu mesajın son cümlesini okumayanların dinle çelimediğini iddia ederek kendilerini rahatlatmaya çalıştığı, yüz yılı aşkın süredir her türlü dalavereye ve zorlamaya karşın ispatlanamayan iddiadır.
Bu çağda hala insanların dini görüşlerine ters düştüğünü zannetği için mantıkları kabul etse e inanmayı red ettikleri bilimsel teori. Bu teori dinle çelişmez, aksine destekler diye çırpındırtan teori.
yerseniz revani, yemezseniz... işte bu denli insanın terbiyesini bozan bir şey. adamların bu zırvaları yutturmak için nasıl sahtekarlıklar yaptığını duymayan kalmadı, tabi kulağını tıkayanlar dahil değil bu guruha.
gözün evriminin hikmetinin hangi duvarın arkasında yazılı olduğunu merak ettiren teoridir. kesinlikle tümüyle ispatlanamayacağı, tümüyle kesinleşmesinin araştırılacak bilgi (fosil) kalmamasına bağlı olduğu vb. söylemlerle savunularak komik duruma düşürülen iddia.
ingilizce uzmanına not: The Universal Law of Gravitation, Newton tarafından ifade edilen çekim olayını açıklayan kanundur * Çarpıtma yapan şahıslara bu konu ile ilgili teorilerin sadece çekim olayını daha iyi nasıl çıklayabiliriz çabası sonucu ortaya atıldıklarını ve çekim olayının kendisini sorgulamadıklarını, çekim (gravtation) olayının bir kanun olduğunu hatırlatmak isterim. evrim teorisi ise evrimin (evolution) varolduğunu iddia etmektedir. önce var olduğunu ispatlasın sonra kalkıp varlığı kanıtlanmış olan çekim ile ilgili bilimsel kuramlarla karşılaştırın. ucuz kelime oyunları yapmayın. hele dogmatizmin cehaleti vb. yarı siyasi geyiklere hiç girmeyin. bilim ispat gerektirir. ispat gerektirmeden kabul edilen olgu inanç olur, din olur. nerede ispat? hani nerede?
not 2: evrim teorisi pozitivizm dininin kutsal kitaplarından biridir ben de bu dindenim diyene zerre sözüm yok. "sizin dininiz size benim dinim banadır."
adı üstünde sadece bir iddiadır. kanıtlanmış olsa iddia, teor, vs. yerine kanun olurdu. yerçekimi kanunu veya termodinamik kanunları gibi mesela.
tüm genetikçilerimiz bir araya toplanmış. toooplanmış toooooplanmış.
kim bu tüm genetikçiler? bir tür genetik ekolü mü bu "tüm genetik"? bol keseden genelleme yaparak sallamayın. evrim genetik biliminin kutsal kitabı mıdır? aksine pozitivist küfrün el kitabıdır.
hem sizin bu "tüm genetik" alimleri gözün evrimini nasıl açıklamışlar peki? neden yeni bulunan fıosiller evrimi doğrulamak yerine inanmayı zorlaştırıyor? nerede ara geçiş canlılarına ait fosiller? marsta mı jüpiterde mi yoksa? * evrimcilerin ispat için yaptıkları sahte fosiller konusuna sizi rahatsız etmemek için hiç girmeyelim isterseniz.
ayrıca evrim teorisi Allah'ın kutsal kitaplarında ifade ettiği gerçeğin aksini iddia ederek onu yalancılıkla itham ederek mi Allah'ı yüceltir ey gafiller.
evrim aldatmacasina tüm genetikçilerimiz tarafından toplanılıp cevap verildiği, hatta cevap vermekle kalınmayıp bunun * kitabının çıktığından* haberi olmayan* bünyelerin reddettiği iddiadır. bu sözettiğim cevap kitabı bu yıl 28-31 agustos itü genetik kongresinde konuyla ilgili tartışılarak tanıtılmıştır. ayrıca avrupadaki birçok genetik bilimcisi kitabın çelişkilerini çoktan ortaya koymuştur. asıl bu güneş balçıkla sıvanmaz ama getirin sahte fosilleri güneş altında sergileyin, böyle böyle sıvarsınız belki.
üstelik allahın mitolojık bır çamurdan yaratmadansa böyle bir şifre ve türeme ile yaratmış olması çok daha yüce çok daha hayret vericidir. onun buyuklugunu sıradan ınsan mıtolojılerı ve masallardan daha güzel anlatır. buyuklugunu kanıtlar.. bunu bu yonden dusunenler ıse cok azdır.
ciddiye alınmasını ve kısmen popüler olmasını din düşmanlarının malzemesi olmasına borçlu olan teoridir. kanıtlanmamıştır. 21. yüzylın en büyük bilimsel kandırmacasıdır.
harun yahya (nam-ı diğer adnan hoca) tarafından evrimciler hakkında yazılanlara cevap veremeyenler kalkıp evrim propagandası yapmasınlar.