Öncelikle kanun ile teori arasındaki farkı kısaca açıklayayım. Google da kanun diye arattığımda karşıma şu cümle çıktı: Gözlem ve deneylerle iyi desteklenip kanıtlanmış genel prensiptir. Bir de teori nedir, ona bakalım: Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünüdür. Yukarıdaki iki tanımlamaya Bu ne biçim tanım lan, götünden sallama! diyen var mı? Sanıyorum yok. O halde devam ediyorum yavaş yavaş açmaya
Yukarıdaki tanımları, kafamızın bir kenarına kazıdıktan sonra, evrimin neden kanunlaşamayacağını ya da kanunlaşsa dahi, bunun neden çok zor olduğunu size kısaca açıklayayım. Herkesin anlayabileceği bir dilden ifade edeceğim, hala anlayamayacaksanız, hiç kasmayın çünkü siz bir gerizekalısınız.
Evrim teorisi, nasıl evrim kanunu halini alabilir? Bunun gerçekleşebilmesi için evrimin kontrollü deneylerle ispatlanması gerekir. Yani herkesin önünde, bir canlının evrimleşmesi kanıtlanabilmelidir. Evrim, süren bir gerçekliktir. Zaten evrimin kendisi değişkenlik manasına gelir. Ancak bu değişim o kadar uzun zaman dilimlerini kapsar ki; bu süregeleni deneylerle ispatlamak şu an çok zordur. Gerek bilimsel, gerekse teknolojik imkanlarımız, evrimi deneylerle ispatlamamız konusunda halihazırda yetersizdir. Demem o ki; milyonlarca yıllık evrimi, insan ömrüne sığdırmak, Al bak Hilmi Abi, evrim geçiriyor şu an bu inek demek çok zordur. Yani kısacası, evrimin hala teori olarak adlandırılmasının sebebi tamamiyle teknik bir konudur. Yoksa bilim çevreleri Hala ispatlanamamış ki bu, o zaman kabullenmeyelim demiyorlar. Bunun bahsi bile geçmiyor. Hem düşünsenize Evrim yoktur, bizi tanrı yarattı. diyen bir bilim yayını olabilir mi? Komik olur. Belki vardır gerçi bizim ülkemizde. Ya da dünyada çok ciddiyetsiz yayınlar da bu şekilde başlık atabilir. Ama ne kadar ciddiyetsiz olsa da zor yani
Bilim, canlıların ortaya çıkmasını ve gelişimini, evrim ile açıklıyor. Zaten bunun aksi de şu anda olamaz. Bilim, hurafeleri dikkate almaz. Bilimin kendi yöntemleri vardır. Bilimin yöntemleri dışında anlatılagelen hikayeler ise sadece hikayedir. Anlatabiliyor muyum? Sadece hikayedir.
Geri kalmış bir toplumuz. Televizyonlarda evrimin tartışılması, bizim geri kalmışlığımızın en büyük ispatı. Koca koca profesörlerin çıkıp E hala teori, banane banane kabul etmiyoz biz demeleri, cahilliğin dik alası. ileri diye nitelendirdiğimiz ülkeler, evrimi tartışmıyorlar. Zaten evrimi tartışsalar ilerilik sıfatından taviz vermiş olurlar.
Kısacası evrim, bir gerçekliktir. Evrimi tartışmak, bilimi rota alanların işidir. Bilimden sapanların evrimi tartışması, ne onların hadlerinedir, ne de onların kapasitelerine uygundur.
Ve tekrar diyorum evrimin hala teori olarak adlandırılması, tamamiyle teknik bir konudur. Hem de çok basit bir konudur. Eğer bir gerizekalı değilseniz, 4. paragrafta yazdıklarımı okuyarak evrimin neden hala teori olarak adlandırıldığını pekala anlayabilirsiniz. Bunu bilimadamları dert etmiyor bile.
nolu entryde çürütüldüğüne dair verilen örneğin tamamını okuudm ve insan ve şempanze dnasındaki benzerliklerden yola çıkarak insan evriminin bir haritasını çıkarmak istedikleri bir araştırm yapılmış,
sonuç kısmında açıkça da belitiliyor zaten insan evriminin genetic bir resmini çıkardık diye, buyrun;
conclusion
this study shows a chromosome-wide comparison between human and chimpanzee based on high-quality sequences, and provides the first integrated picture
of genetic changes during human evolution. the data presented here suggest that the biological consequences due to the genetic differences are much more complicated than previously speculated. we hope that our work offers a framework for the design of future studies to examine differences between the two species.
bu araştırma da sonuçların beklenildiğinden daha karmaşık olduğu ortaya çıkmış.
hayır yani ingilizce link verince nasılsa kimse anlamaz diye mi düşünüyorlar nedir bilmiyorum. ama ısrarla ve ısrarla belirtmek istiyorum;
çeviri yanlıştır. evrim teorisi değil, evrimin teorisidir asıl isim. böyle denildiğinde de doğru olacaktır. evrim var mı yok mu kimse araştırmıyor sormuyor. var olan her yerde gözlemlenebilen evrimin nasıl olduğu araştırılıyor ve buna da evrimin teorisi deniliyor.
bir de şu aratür meselesi var. evrim mantığına göre hepimiz aratürüz zaten. böyle gelişmek üzere iken yarım kalmış tam gelişememiş bir şey bekliyorsan, yok. geri kalan her tür evrilerek bugünlere gelen ve evrilmeye devam eden türler. ille de aratür istiyorsan aynaya bakacaksın.
bilenin de bilmeyenin de , bilimle ilgisi olanın da olmayanın da konuşup tartıştığı teori. Teori ulan bu, bilgin yoksa ispat etmeye de çürütmeye de çalışma kendince... Niye bu kadar kasıldı millet anlamadım ben. Izafiyet de teori, bu da teori. Teori dediğin şey de inançla çürüyecek; yada inançsızlıkla kanunlaşacak bir şey değil rahat olun yani.
yıllar önce okuduğum bir dergide evrimci kendisine bilim adamı deniliyor bence pek sayılmaz neyse diyor ki;"uzun süredir ara geçiş formlarıyla ilgili fosil kazıları yapıyoruz ve şu ana kadar kayda değer hiçbir şey bulamadık eğer teorimizi destekler nitelikte bir fosil bulamazsak teorimizi kanıtlayamayız ve artık ben bu teoriye olan inancımı yitirmeye başladım. eğer bilim tanrıyı bulursa ileri ki nesilde torunlarımız bu teoriye inandığımız için bize gülecekler."
bir bilim dergisiydi kocaeliden istanbula dönerken otobüste bulmuştum dergiyi.
deneylerle ispatlanmış olduğundan teori olandır hipotez ya da sav değil. evrim teorisi bilimsel bir gerçekliktir bizim bazı çok zeki türk din adamlarımızın lafları sadece kuru gürültüdür biyolojide evrim sorgulanmaz bir gerçekliktir.
hadi evrim teorisi var diyelim:
hadi bizim atalarımız maymundu;
1-bunlar hiç mi eser bırakmadı, tarihi kalıntı filan,
2-neden hala maymunlar var.
........
o değil asıl mesele.
birilerinin, allah'ı inkar etmek için evrime sarılmalarıdır asıl komik olan.
evrim diye birşey yok, velev ki var olsa dahi; o evrim bile, bir yaratıcının * iradesi ile olmuştur. hiçbirşey kendi kendine evrilmez, çevrilmez ve hakeza.
herşeyi eviren çeviren bir kudret sahibi vardır ki, o da allah'dır. *
buna inanmayanlar insanın çamurdan yoğurulup içine üflenerek oluştuğuna inanıyorlar, bir de ortalığa çıkıp akıldan-izandan bahsediyorlar. mallıkta sınır yok belli ki...
adı üzerinde teoridir.
böyle bişey yoktur olur mu öyle şey ? vb şeylerle götümüzü yırtmaya gerek yok. bulan kişi bile doğruluğunu ispatlayamamış zaten amına koyayım.
ülkemizin şahsına münhasırlığından mıdır nedir, hep aynı saldırı ile karşılaşan teori. nasıl olur da insan maymundan türemiştir? darwin hangi eserinde teoriyi bu şekilde yorumlamıştır? biri bana anlatsın lütfen.
bir takım mahluklar bu teorinin "maymundan türemek" olduğunu ve evrimin ispatlanmamış olduğunu sanmaktadırlar ki, kendilerinin maymun kadar aklı ve dikkate alınacak sözü yoktur...
Dişi bir tavus kuşu, neden seçimini kuyruğu uzun-renkli, sesi güzel olan erkekten yana kullanır?
cevabı çok basit: Evrim yüzünden.
Kuyruğun uzunluğu, renkliliği, tamamen testosterona bağlıdır. Yani ne kadar çok testosteron, o kadar güzel, uzun kuyruk.
Peki testosteronun fazla olması, neden dişiler seçimine bu kadar etki ediyor? Basit bir ifade ile güçlü olanı seçme dürtüsü mü, yoksa başka bir sebep mi var...
Kortizol gibi testosteron da stres anlarında salgılanan bir steroit bir hormondur. Aynı kortizol gibi salgılandığı anda bağışıklık sistemini baskılar.
Savunma hücrelerinin sayılarını azaltır. Çeşitli genleri etkileyerek, savunma sistemini bloke eder. (Kortizol ve testosteron nedeniyle sınav zamanı hastalıklara daha az dirençli olduğumuzu da bu vesileyle anlamışsınızdır)
Hikayemize dönersek, tavus kuşu, kuyruğunu dikleştirip dişiyi etkileyen sesler çıkartırken aslında, tamamen şunu demektedir: "Bağışıklık sistemim baskılı olduğu halde onca hastalıktan korunuyorum ve upuzun kuyruklu, güzel sesli güçlü, sağlıklı bir erkek olarak karşında duruyorum."
Aslında erkek tavus kuşunun yaptığı, bağışıklık sistemi baskılandığında, ortaya çıkacak olan genlerinin ne kadar kaliteli olduğunun bir gösterisinden başka bir şey değildir.
Dişi tavus kuşu ise, ruhunu her zaman en kaliteli genlere açmak ister *
Ve evrimin sürdüğü milyonlarca yıldır, dünyada genlerin daha da kaliteli olmasını sağlayan tek neden, dişilerin seçimidir.