evrim teorisi

entry3509 galeri178 ses2
    1276.
  1. 1277.
  2. evet ben hayvan oğlu hayvanım diyenlerin sığındığı doğal olmayan limandır.
    2 ...
  3. 1278.
  4. kendinin hayvan olduğunu unutan, doğadan soyutlayan allah aşıklarının reddetmesi normaldir, gülün geçin.
    2 ...
  5. 1279.
  6. teoridir; yani kanıtlanmamıştır.

    birisi inanmıyor diye yobaz olmaz, ya da birisi inanıyor diye dinsiz olmaz.

    belirli kanıtlar vardır, ama yine de tam olarak açıklığa kavuşturulamamış bir teoridir. sanıldığı kadar az sayıda ara tür fosili yoktur, daha fazladır. araştırılırsa görülebilir bu ara türler.

    ama dediğim gibi bu kanıtların varlığına rağmen tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. belirli kanıtlar doğruluğunu desteklerken bazıları da çürütebilmektedir. zaten o yüzden 100 küsür senedir teoridir.
    1 ...
  7. 1280.
  8. hayvan olduğunu düşünenlerin teorisi. Ne hayvanı lan, hayvanlar gibi sikişerek mi çoğalıyoruz biz? Tamamen kendimize özgü bi şekilde çoğalıyoruz. Memeli de değiliz zaten, ne münasebet? Gorillerle felan da %99 farklı canlılarız hep genetik olarak.

    Biz hayvan değiliz allahsız ibneler!!.
    3 ...
  9. 1281.
  10. dinsel tutkuların vahametli yolunda tökezleyerek gerileyen paranoid şizofrenlerin cehalete boyun eğmiş yazınlarından esinlenerek saldırılan belki de tek bilimsel olgudur. aynı kimselerin sırf yanında "teori" yazıyor diye yerçekimini, izafiyeti ya da nicelerini "nasılsa teori, inanmak zorunda değiliz" bağnazlığıyla eleştirebildiğini sanmayın. zaten iş evrim'e gelinceye kadar halka bilimle el ele, göz göze, kucak kucağa görüntüsü vermektir evrim'e yüklenmekteki yegâne çaba. yoksa ibrahimî dinlerin bilimin hemen hemen hiçbir alanı ile bağdaşamadığını kandırılmakta ısrar edenler hariç herkes biliyor.

    bu başlık altında öylesine cahil cüretkârlığından doğma vesveseler dönmektedir ki, konuya yabancı birisi olsanız, bunca hengâmenin tozu dumanı arasında evrim'le tutarsız deney ve gözlemlere ulaşıldı sanırsınız. oysa biraz dikkat kesilince, sözümüze konu vesveselerin, nafile çabalardan meydan bulmuşluğu çarpar gözlere. evrim ile ilgili çok başka şeylerin işlenmesi gereken bu başlıktaki hâlimiz işte budur sayın okur: cehaletten gelen cesaretle beslenen dincilerin üfürdüğü saçmalıklar ve onlara elense çeken bilim yandaşlarının cevapları.

    not 1: kendi kendime hep "bu son olsun" diyorum ama yobazlığı kafasına takke yapmışlara, evrim'i anlatmaktan vazgeçemiyorum. aşağıdaki yazı, bu tutukluluk hâlinin vahim bir örneğidir.

    ey cemaat-i cahiliye,

    fosil de fosil diye ağlaşmak yerine tabiat tarihi müzesi'ni ziyaret etseydiniz binlerce fosili bir arada bulacaktınız. lâkin siz de haklısınız, müze, akp'nin işbaşı yaptığı senelerden beri tadilatta. nedenini hiç düşündünüz mü acaba?

    anlıyorum, doğar doğmaz kafa kâğıdınıza basılmış dininiz gibi zihniniz var. bu yüzden düşün işlerinde dininizin çizdiği sınırların dışına taşamıyor, kimi soruları kendi kendinize dahi soramıyorsunuz. keza aynı yüzden evrim'i anlama eşiğiniz, çocukken uyutulduğunuz beşikten karış karış aşağıda. bunca sebepten üzerinize pek yüklenmek istemiyorum ama üç yaşındaki bebeye anlatır gibi onca anlatmışlığımız var evrim'i, birini de mi okumadınız yahu? hayır, evrim'in sadece paleontolojiyle desteklenmediğini anlatmaktan dilimde tüy bitti. fakat sizin fosillere istinaden eleştiri oklarınız kınınızdan hiç eksilmedi. evrim, binlerce fosile ek olarak doğruluğu tartışılamayacak seviyedeki mikrobiyoloji ile de desteklenmektedir. bağlı olarak evrime ters düşen tek bir paleontolojik ya da mikrobiyolojik vaka yoktur. tabiî fosilden anladığınız "crocoduck" değil ise...

    daha basite nasıl indirgenir bilmiyorum ama evrim dediğimiz şey, tek bir atadan* türemiş birbirinden farklı yüzlerce köpek ırkı ile gözler önündeki en büyük gerçektir. hem moleküler hem de paleontolojik araştırmalar, yorkshire terrier ile great danua'nın ya da german pinscher ile saint bernard'ın aynı kökten evrimleştiğini bizlere sunmaktadır. kaldı ki sizler bile birkaç nesil sürecek çalışma ile farklı bir köpek ırkı yaratabilirsiniz.

    tüm bunlara rağmen "evrim de çok rerörö" demeye devam edebiliyorsanız üzülmeyin cahil-ül muazzamlar. bizler, bu tutumunuzun, kuraklıktan muzdarip ortadoğu masallarıyla bir güzel yıkanmış olmanızın bedeli olduğunu gayet iyi biliyoruz. ne de olsa eşref-i mahlûkat övgüsüyle okşana okşana kaldırılmış hiçbir gurur hayvandan geldiği gerçeğine kolayına uyanamaz!

    not 2: konu hakkında detaylı ayarlara mahzar olmak isteyenler (#8142163) ve (#8197097) no.lu girileri okumadan geçmemeliler.
    3 ...
  11. 1282.
  12. şakirtlerin yine, her zamanki gibi; hiç bir şey okumadan, memeye koşan enikler gibi şirin halde toplaşıp, "maymundaean gelmeyooz" "allah yarattı deyollaar" yazıp kaçtıkları teori.
    4 ...
  13. 1283.
  14. benim yazmaktan dilimde tüy bitti lan bu konuda.. gerçi burda* yazılmışı var..
    he canım evrim teorisi malca; bak aşağıda doğrusu var :
    --spoiler--
    "allah, adem aleyhisselamın kaburgasından hazreti havva'yı yaratmıştır. şeytan, hazreti havva'yı yılan suretine bürünüp yasak elmayı yemeye ikna etmiş ve ademle havvayı cennetten attırmıştır. boş zamanlarında dinozorlarla güreşen 30 metrelik adem aleyhisselam, hazreti havvadan nurtopu gibi çocuklar yapmıştır. bu çocukların birbirini kardeş kardeş sikmesi sonucunda insaoğlu bu duruma gelmiştir."

    tabii. sonra da "evrim teorisi saçma, evrim teorisi ahlaksızca, darwinist terör yine can aldı".
    --spoiler--
    evrim teorisine inanıp inanmamanız önemli değil, zira evrim inançla ayakta duran bişey değildir harun yahya okuyucusu..
    4 ...
  15. 1284.
  16. charles darwin'den çok zaman önce pek çok islam aliminin de değindiği bir konu olmuştur.özellikle câbir b. hayâm, bîrûnî, ibnu’n-nefis ve ibn tufeyl gibi müslüman evrimcilerin savundukları bu evrim görüşüne göre, allah’ın yaratma fiilinin bir tecellisi olarak, yeryüzünün uygun bir yerinde, güneş ısısının ve ışığının, su, toprak, hava gibi çeşitli unsur ve gazların oluşturduğu karışıma tesiriyle, bu karışımın mayalanıp kokuşması, yani bir çeşit kimyasal evrim geçirmesi sonucunda, art arda bitki, hayvan ve insan gibi canlı türlerinin ana türleri, kendiliğinden doğal olarak meydana gelmiştir. daha sonra, her canlı ana türü, kendi içinde dönüşümsüz bir şekilde evrimleşmiş ve neticede bu evrimden, o ana türün üye ve benzer türleri türemiştir.
    pek çok islam alimi de kur'an-ı kerim'deki bazı ayetleri evrim'e kanıt olarak gösteriyor.
    nur suresi 45. ayet: ve bütün canlıları sudan yaratan allah'tır; (63) öyle ki, kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayağı, kimi de dört ayağı üzerinde yürür. allah dilediğini yaratır; çünkü o, gerçekten de her şeye kâdirdir.
    kişisel görüşüm evrim allah'ın yaratılış mekanizmasıdır. yoksa allah çömlekçi değildir, heykel gibi balçık yapıp sonra da ona üflesin. allah'ın azametine de yakışmaz.
    0 ...
  17. 1285.
  18. "yaradılışçı" olarak bilinen kökten dincilerin aleyhinde kampanyalar düzenlediği teori. onlara göre dünya üzerinde yaşayan tüm canlılar birbirleriyle ilintisizdir, ortak atalar paylaşmazlar ve doğaüstü bir yaratıcı tarafından yaratıldıkları günden beri hiç değişmeden günümüze kadar gelmişlerdir. işin doğrusu, bilim insanları bir buçuk asırdan fazla süredir bu argümanın tam aksi yönde sayısız kanıt bulmuş ve bulmaya devam etmektedir. Bu gün dünya genelinde bilim insanlarının neredeyse tamamı evrimin temel olguları hakkında en ufak kuşku duymamaktadır. Evrim, bilim tarihindeki en sağlam temelli gerçeklerden birisi olarak tanınmaktadır, tıpkı dünyanın yuvarlak olması ve güneşin etrafında dönmesi gibi. Modern bilimdeki pek çok atılım evrim ışığında gerçekleştirilmiştir. Evrim, yaşamı anlama yolundaki en hayati kavramdır. Ünlü genetikçi Theodosius Dobzhansky'nin dediği gibi: "biyolojideki hiç bir şey evrim ışığı olmadan bir anlam ifade etmez."
    5 ...
  19. 1286.
  20. en temel söylemle evrim "değişim" demektir. bireylerin değişimi değil, zamanla ve nesiller boyunca tüm bir sistemin değişimidir.
    3 ...
  21. 1287.
  22. insanların maymundan geldiğini söyleyen teoridir.eğer biz maymundan geldiysek maymunlar niye bizim gibi gelişme gösteremedi.eğer insanlar maymundan gelmiş olsaydı maymunlarda biraz olsun bizim gibi düşüneblirlerdi.ama nedense maymunun diğer hayvanlardan fazla bir farkı yok
    0 ...
  23. 1288.
  24. kainatın varoluşu/varolması ile evrim teorisinin hiç bir ilgisi yoktur evrim teorisi kainat ile ilgili hiçbir şeyi araştırmaz araştırmadığı için de evrim teorisinde kaniat tesadüfen oluşmuştur denmez... saçmalamanın da bir sınırı olmasını bekliyor bazen insan ama tabi nurlara boyalı nurtopu gibi nur robotları, harun yahya bilimselcileri söz konusu olunca pek de umutlanmamak lazım aslında.
    3 ...
  25. 1289.
  26. dünyanın yaratılışı tesadüf değildir ama insanların köpek dişleride bir tesadüf değildir. birisi bana köpek dişli otobur söylesin havada 9 hatta 29 takla atarım.
    0 ...
  27. 1290.
  28. inananların sayısının azaldığını düşünenlerin olduğu teori.nerden baktın nüfus müdürlüğünden mi diye sormak istiyorum bu kişilere.sızıntı ve benzeri sikimsonik kaynaklardan okuduklarına inanan bu zavallıların en kısa zamanda bilimsel değeri olan birşeyler okuyarak kendilerine gelmelerini temenni ediyorum.
    2 ...
  29. 1291.
  30. hakkında çalışanların, sıradan halkı ikna etme misyonu yüklenmiş olmadığı teori. bilim kendi yolunu çiziyor ve açıkçası harun yahya ve türevlerinin ne düşündükleri bilim adamlarının umrunda değil. sorulması gereken soru, köktendincilerin neden bu kadar yoğun şekilde anti-evrim propagandası yaptıkları, güneşi balçıkla sıvamaya çalışmalarıdır. acaba insanlar aydınladıkça kendilerine tahsis ettikleri rant kapılarının kapanması endişesi olabilir mi?
    genetik biliminin ilerlemesiyle kaçacak köşesi kalmayan yaradılışçılar ufak ufak kıvırtmalara, evrimi kendi dinlerine uydurmaya çabalamaya başladılar çoktan. onların peşinden gidenler, salt aklın devrimi karşıdan güneş gibi parladığında kamaşmasını istemiyorlarsa ufaktan sımsıkı yumdukları gözlerini açmaya başlasalar iyi ederler.
    2 ...
  31. 1292.
  32. "evrim canlılığın başlangıcıyla uğraşmaz" mış? tamam uğraşmaz anladık da ne yani kendi kendine oluşma kabiliyeti olmayan bir protein, proteini de geçtik hücre, canlı hücre, capcanlı bir hücre işte. tamam da bu kendi kendine olamaz, bilim de buna bir çare bulamadı, iyi tamam da nasıl başladı bu süreç? nereden geldi? nasıl oldu? tüm bunlara tesadüf demek elini vicdanına koyan herkes için biraz tuhaf gelmiyor mu?

    "madde ezeli ve ebedidir!" bu sav yadsınalı çok oldu.

    durağan hal teorisi reddedileli yıllar oldu, big bang ile kainatın başlangıcı kabul edildi. yani ezeli ve ebedi bir madde yok. evrimcilerin takıdığı nokta burası. yaradılışçıların da aynen. ama evrimciler evrimi kabul etseler de illa ki bir yaratıcı inkar ederler.

    amaç ne yaratıcıyı inkar mı? yoksa evrimi savunmak mı? tamam evrimi savun da neden böyle bir risk alasın ki? kainatı yaratan "Allah" evrimi de pekala yaratabilir. bari buna inan.
    3 ...
  33. 1293.
  34. evrim hiçbir şekilde adaptasyonla karıştırılmamalıdır. ortadoğudaki insanların gözlerinin çekik olması, şiddetli rüzgarlara karşı adapte olmalarından doğan bir sonuçtur. hayvanlar ve insanlarda bu konuda aynı kefeye asla konmamalıdır. benim düşüncem şudurki , günümüz evrim teorisini savunan insanların hala şüpheleri vardır haklıdırlar da.
    hayvanlarda adaptasyon daha çeşitli görülmekte. bu da evrime yorumlanmaktadır.
    lakin bildiğimiz tek gerçek, tüm evreni tek bir yaratıcının yarattığıdır.
    canlılar evrimleşiyorsa bile buna kendi başlarına karar vermedikleri kesin.
    2 ...
  35. 1294.
  36. ilk canlıların ortaya cansız maddelerden ortaya çıkışı ile ilgili benzer teoriye sanıyorum abiyogenez deniyordu. evrimle ilgisi pek yoktur.

    evrim, canlılığın uyum sağlaması ile ilgilenir, bu uyum sağlama durumu güçlü olanın hayatta kalması olarak düşünülse de aslında hiç bir ilgisi yoktur. mücadele elbette vardır canlılık içerisinde ama mücadeleden kasıt savaş değildir ve kazanan da güçlü olduğu için değil; uyum sağladığı için kazanmıştır. mücadele suya döktüğün zeytinyağında bile vardır üste çıkmak için vs.

    "herşeyi yaratan allahın evrimi yaratması" bana kalırsa, biraz da evrimin teorisi karşısında gerileye gerileye tutnacak dalı kalmayan tek tanrılı dinlerin son tutunma noktası oluyor, kendi içinde tutarlı ve mantıklı gibi de durmuyor değil ama, aynı mantıkla tanrı hepimizi ve herşeyi 5 dk önce yaratmış ve hatıra ve bilgi dediğimiz her şeyi de hafızamıza 5 dk önce sokmuş olabilir, yani hepimiz aniden itkilenen bir on switch ile çalışmaya başlamış olabiliriz. bunlar uzar gider, bu bir barışalım hadi tepkisi ama olmayacak elbette.

    evrim vardır; bunu rededen yok. evrim teorisi bu evrim nasıl oluyor ya teorisidir; neden oluyor değil, bu sebeple ilk canlıyı araştırmaz sorgulamaz neden evrimleştiğimizi de sorgulamaz sadece nasıl olduğunu sorgular.
    1 ...
  37. 1295.
  38. maymun kadar beyni olmayanların inandıkları saçma sapan teori. ister inanın ister inanmayın herşeyi yaratan allah tır. evrende hiçbir şey tesadüfen meydana gelmemiştir...
    2 ...
  39. 1296.
  40. hala daha başlangıcı açıklayamamış teoridir. (bkz: miller deneyi) başlangıcı açıklamaya çalıştıysa da günümüzde tonla belirsizliği yüzünden kabul edilmemektedir.
    0 ...
  41. 1297.
  42. evrim teorisi başlangıçla ilgilenmez, ancak başlangıçla ilgilenen çalışmalarla kolkoladır. dünya, üzerinde ilk proteinlerin oluşmaya başladığı zamandan bu yana - ki yaklaşık 3.5 milyar yıl, dile kolay - çok büyük değişimler geçirdi. o "ilk" şartların laboratuar ortamından yeniden oluşturulması - doğru sıcaklık ve enerji değerleri, uygun kimyasal çorbası (metan, amonyak, su vs.) gibi - çok çok zor bir süreç. Henüz bunu kimse yapamamış olsa da bilim adamları epey yaklaştılar sonuca. 1950'lerdeki Stanley-Miller deneyinden bu yana çok sayıda deneyde yaşam için gerekli kimyasal yapıların (şeker, temel protein ve DNA yapıtaşları gibi) laboratuar ortamında oluşturulduğu görüldü.
    Stanley-Miller deneyi belki birebir ilk şartları karşılayan bir deney olmayabilir ancak aminoasit ve şekerlerin basit moleküllerden kendi kendilerine oluşabileceğini göstermesi açısından bilimde bir kilometre taşıdır.
    Sonrasında yapılan deneylerde de zaman zaman herhangi bir enzim olmasa dahi kendi kopyalarını oluşturabilen basit aminoasit dizileri oluştuğu (küçük bir RNA parçası gibi) da görüldü.
    Bu noktada şunu söylememiz gerekiyor: Canlı ile cansız arasındaki geçişmeyi nasıl ayırt edeceğiz?
    1- enerji üretebilme
    2- kendini kopyalayabilme
    bunlar bir "şey"e canlı diyebilmemiz için gerekli şartlar.
    Bilim adamları, ilkel canlıların basit bir zarla çevrili kendisini kopyalayabilen moleküller olduklarını ve bu gün yaşayan tüm canlıların milyonlarca yıl boyunca süren evrim süreciyle bu canlılardan türediklerini düşünüyor. yapılan deneyler de bu düşünceyi destekleyen sonuçlar verdiler.
    Bu deneylerin verdiği en önemli sonuç, herhangi bir dış müdahale olmadan kendi kendisini kopyasını oluşturabilen moleküllerin oluşabileceği idi, yani tanrıyı bu denklemin dışına atmak için yeterli nedenimiz var.
    en önemli nokta şu ki bilim henüz ilk canlıların oluşum aşamalarını tam anlamıyla açıklayamamış olsa dahi kesin olan bir şey var ki ilk ilkel canlılardan bu güne bir evrim sürecinin geçirildiğidir, bu konuda şüphe yok.
    2 ...
  43. 1298.
  44. had hudut bilmeyen tekrarlı soruların mıknatısıdır. zaten her an herkesin siyasetçi, avukat, ekonomist, biyolog olabildiği ülkemde daha fazlasını beklemek boşuna bir hevestir. sen istediğin kadar anlat. 150 yıldır sürekli yenilenebilir kanıtlarla desteklenen bilimsel bir teorinin, "ben maymundan gelmedim" demeyle rahatlıkla çürütülebildiği bir memlekette yaşıyoruz.

    (bkz: anlayana sivrisinek saz anlamayana sazı soksan az)
    0 ...
  45. 1299.
  46. bilimin hepsini sadece biyolojiden ibaret gören kişilerin sarıldığı can simidi. bilime katkısı sadece türlerin sınıflandırılması olmuştur. yahu mümkün değil deniyor olması sen hala "olasılığa" bağlıyorsun. olasılık diyorsan elinde sonsuz sayıda evren olmalı, ezeli ve ebedi bir evren olmalı ki sen buraya sonsuz maymun teoremini uygun göresin. ama yok öyle bir durum.

    bilim bilim derken neden bilimin statik olmaması unsurunu göz önünde bulundurmuyorsunuz. bu söylediğiniz şeyler big bangden önceydi.

    stanley miller'ın deneyine başarı diyebilmiş kişilerin sarıldığı bir tür fikirdir aynı zamanda.

    "başlangıç ile uğraşmazmış" başlangıcı geçtik tamam hadi diyelim ki evrim var. tamam da başlangıcı olan bu "evren neden var?" bu soru değil midir. belirleyici olan.

    belki de evrim nedenin değil nasılın cevabıdır. lütfen diyorum arkadaşlar...
    4 ...
  47. 1300.
  48. bilim hiçbir alanı "neden" sorusu ile ilgilenmez, bu felsefe veya dinin ilgileneceği alandır. evrim teorisi de bilimin geri kalanı ibi "evren neden var?" sorusu ile ilgilenmez, çünkü bu soru ne bilimin konusudur, ne de evrim bu soruya cevap verme gibi bir iddiada bulunmuştur.
    3 ...
© 2026 uludağ sözlük