evrim teorisi

entry3509 galeri178 ses2
    1251.
  1. yaratana yaranmak ne tatlı şeymiş ki insanlar dini bilime yamamayı hak biliyor, diye düşüncelere sevk eden teori. neymiş efendim? evrim yokmuş, adaptasyon varmış. bunlar, söz konusu evrim olunca bilimde teorinin ne olduğunu unutuyorlar. örneğin yerçekimi teorisi, "yerçekimi yok, bilmem ne var" diyebileceğiniz bir şey midir?
    1 ...
  2. 1252.
  3. tanrıyı devre dışı bırakmada kullanılan bir merhale.
    0 ...
  4. 1253.
  5. herhangi bir fotoğraf makinesi, gözden daha iyi çeker herhangi bir fotoğrafı lan ahahaha. slr var ot bok var bir dünya hd var, göz gibi 3d görüntüyü 2d retinaya düşürüp sonra kimyasal senkronizasyonla tekrar 3d görüntüyü beyne yorumlatmaya çalışan bir teknolojiye mükemmel demek tamamen, mükemmelliği yanlış anlamak ile ilgili.

    ha gözün mükmemmel olmayan bu hai tanrı yoktur demek değil ama göz mükemmel demek ki tanrı var demeye de çok net bir cevap oluyor bu durumda.

    düzenin tesadüfen oluşması argumanı da, artık ep kbir eskimiş bir arguman, yanıtları da her yerde var ben de çok yazdım ama bir daha yazayım; herşey mükemmel değil, ama olsa bile bu sadece mükemmel olduğu anlamına gelir, ortada bir dizayn eden olduğu anlamına gelmez, hadi dizayn eden olsun bu dizayn edenin tanrı-islam özelinde allah olduğu anlamına gelmez. bir milyon tane tanrı var insanlığın en başından beri inandığı,

    üstüne üstlük bu çok karmaşık -mükemmel değil ama karmaşık- yapılar tesadüf eseri oluşamaz diyen zaten evrim teorisi. yani nasıl olmuş bu diye araştıran bakan eden teorinin araştırmacıları zaten. yoksa kimse evrim yok demiyor, evrim var lan var. evrim teorisi bunun nasıl olduğunu araştırıyor. yani teori de zaten bu complex yapılar zart diye olmadı ya nasıl oldu acaba diye bakıyor.

    sen de bu complex ama bazen o complexlikten doğan gereksiz, ve anlamsız olaylara olgulara canlılara bakıp, allah yapmış diyorsun. e peki bu senin tanımınla mükemmel olan şeyler, kendi kendine var olamıyor da, tüm bu şeyleri yapan eden tasarlayan şey doğal olarak bu şeylerden daha karmaşık -hadi mükemmel- olması gerektiği için, o tek başıan ansıl var olacak senin sorunla?

    milyon kere yazdım; hiç kimse, evrim var mı diye sormuyor, evrim teorisi de evrim var mı diye ispatlamaya çalışmıyor.

    evrim var; gözlemlenebiliyor, evrim teorisi (evrimin teorisi) bu var olan ölçülebilen görülen evrmin nasıl olduğunu araştırıyor.
    2 ...
  6. 1254.
  7. (bkz: evrim teorisi/#8860148) istinaden crocoduck konusunda ise;

    kimsenin imanı ile oynamak istemem ama;

    2009 yılında fosili bulunmuştur be vıcık vıcık arap aşıkları. el-ilah bu sefer güldürmedi sizi; bence koşup harun yahya denilen ruh hastasına bu haberi götürün de saçmalamaya devam etmesin, tabi siz de :

    http://en.wikipedia.org/wiki/Anatosuchus
    2 ...
  8. 1255.
  9. Biyolojide evrim, canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanmasıdır. Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır. Bu teoriye göre hayvanlar, bitkiler ve Dünya'daki diğer tüm canlıların kökeni kendilerinden önce yaşamış türlere dayanır ve ayırdedilebilir farklılıklar, başarılı nesillerde meydana gelmiş genetik değişikliklerin bir sonucudur.

    Evrim, bir canlı popülasyonunun genetik kompozisyonunun zamanla değişmesi anlamına gelir. Genlerdeki mutasyonlar, göçler veya çeşitli türler arasında yatay gen aktarımları sonucu türün bireylerinde yeni veya değişmiş özelliklerin ortaya çıkması, evrim sürecini yürüten temel etmendir. Evrim, bu yollarla oluşan değişimlerin popülasyon genelinde daha sık veya daha nadir hale gelmesiyle işler.

    Dünya'daki canlı türlerinden henüz sadece 2 milyondan biraz fazlası tanımlanabilmiş ve sınıflanabilmiştir. Bazı tahminlere göre henüz tanımlanmamış 10 ila 30 milyon canlı türü vardır. Bir milimetrenin binde birinden kısa bakterilerden tutun, yerden yüksekliği 100 metreyi, ağırlığı binlerce tonu bulan sequoia servi ağaçlarına kadar dünyadaki canlı türleri, cüsse, biçim ve yaşayış biçimi açısından çok büyük farklılıklar gösterirler. Sıcak su kaynaklarında kaynama sıcaklığına yakın derecelerde yaşayan bakteriler olduğu gibi, Antarktika'daki buzullarda ya da tuz göllerinde -23°C'ye varan sıcaklıklarda yaşayan algler ve mantarlar vardır. Aynı şekilde karanlık okyanus tabanlarındaki hidrotermal çatlakların kenarlarında yaşayan devasa boru kurtçukları olduğu gibi, Everest Dağı'nın yamaçlarında, 6 bin metre yükseklikte yaşayan hezaren çiçekleri ve örümcekler vardır.

    Dünyadaki bu neredeyse sınırsız sayıdaki yaşam biçimi, evrimsel sürecin bir sonucudur. Tüm canlılar, ortak atalardan geldikleri için akrabadırlar. insan ve diğer tüm memeliler, yaklaşık 150 milyon yıl önce yaşamış sivrifaremsi bir canlıdan evrimleşmişlerdir. Memeliler, kuşlar, sürüngenler, iki yaşamlılar ve balıkların ortak atası 600 myö yaşamış su solucanlarıdır. Tüm hayvanlar ve bitkiler, yaklaşık 3 milyar yıl önce yaşamış bakterimsi mikroorganizmalardan türemişlerdir.[1] Biyolojik evrim, canlı nesillerinin ortak atadan değişerek türeme (ing: descent with modification) sürecidir. Yeni nesiller, eski nesillere göre farklılıklar taşırlar ve ortak atadan uzaklaştıkça çeşitlilik artar.

    Kaynak: Vikipedi
    0 ...
  10. 1256.
  11. bu teoriyi hükümetin üst kısımlarına bakarak böyle birşeyin olamayacağını ispatlayabiliriz ki onlar neden evrimleşmedi.saçmalıktır ayrıca.
    0 ...
  12. 1257.
  13. tanrı'nın varlığıyla değil türlerin oluşumu ve gelişimiyle ilgilenen, daha doğrusu bununla ilgili olarak ortaya atılan teoridir.

    bunun üzerinden "hacı şimdi tanrı yalan oluyor ama kusura bakmayın..." diyenleri ya da "haşa, hayvanlar nasıl evrilir ulan!" diye karşı çıkanları elimde çekirdeğimle, keyifle, bir o kadar da üzüntüyle izliyorum.

    tanrı "ulan dünyanın her köşesine 3-5 tane insan, hayvan serpiştireyim, kafalarına göre çoğalsınlar anasını satayım" demediyse ve gelişimi, değişimi evrimle sağladıysa? bunu düşünemiyorsunuz değil mi?

    sonra biz ateistiz, aydınız. yürü be, kim tutar seni. ben de bi' külah daha çekirdek alayım.
    1 ...
  14. 1258.
  15. evrim kuramını açıklayan teorilerden birinin adıdır evrim teorisi. kusursuz bir tanrı veya tanrılar tarafından yaratılmış herşeyin muhteşem kusurluluğunu ortaya koyar. kutsal kitaplar da yaratılanların en üstünü ve kusursuzu denilen insan primat türünün bile gözü olması gereken kadar iyidir. gözün arkasından geçmesi gereken damarlar önden geçmiş ve kör nokta oluşturmuştur, içi ters dışı ters bir gözün bile kusurlu yapısı evrimin sadece ihtiyacı olanı sağladığını gösterir.

    herşeyi geçtim ya hangi akla hizmet bir bilim dalının karşısına pseudoscience (akıllı tasarım) 'ı çıkarabilirsiniz.
    1 ...
  16. 1259.
  17. bazı islam alimleri tarafından da buna benzer fikirler ortaya atılmıştır. Dahası evrimi asıl ateşli bir şekilde reddeden hristiyanlıktır. Çünkü onlara göre tanrının oğlu isa maymunla ortak bir atadan gelmiş olamaz. islam'daysa her şeye gücü yeten bir tanrı anlayışı vardır. Harun yahya ve türevleri neden -gayet saçma bir şekilde- islam'ı direk evrimin karşısına koyar derseniz; bi şey diyemem, belki ılımlı islam derim.

    Yarın öbür gün ispatlanır evrim, o zaman da ''zaten kuran'da yazıyor bu. Bak şimdi, okuyorum. Euzubillahim...'' felan derler, o da ayrı mesele tabi.
    2 ...
  18. 1260.
  19. böyle elleri kanlı, zorba faşistlerin tekbir getirip, allah kitaptan bahsetmesine o kadar sinir oluyorum ki neredeyse inanacağım teoridir.

    insanları öldürüyorsunuz, kesiyorsunuz, doğruyorsunuz, insanları birbirine düşürüyorsunuz, orada burada fakiri garibanı eziyorsunuz, dövüyorsunuz, hırpalıyorsunuz, çaresiz bırakıyorsunuz, siyah takımlar giyinip, ellerinizdeki tespihlerle ortalığı ayağa kalkmaya çalışıyorsunuz, babasının 5 kuruş yollamak için bin takla attığı lise üniversite öğrencisinden haraç alıyorsunuz, üniversitelerde liselerde kızların etek boylarına, sevgililerine karışıyorsunuz. sonra gelip allah kitap diyorsunuz.

    sizin inandığınız allah ile benim inandığım allah farklı efendi.
    1 ...
  20. 1261.
  21. kanıtlanamamış olan ve hiçbir zamanda kanıtlanamayacak teorilerin en başında bulunur.isteyen en büyük atam maymundu desin ama ben en büyük atam ademdi,insandı diyorum.
    0 ...
  22. 1262.
  23. adem ile havva'nın sikişmesinden insanoğlunun ortaya çıktığını anlatan efsaneden çok daha mantıklı teori.

    en mantıklı varoluş teorisidir, insanın kabul etmesine yetecek kadar da kanıtlanmıştır. ardi var lan daha yeni. şimdi aklıma geldi bak, bu teori şüphe bırakmayacak bir şekilde kanıtlansa da inanmazlar.
    0 ...
  24. 1263.
  25. öncelikle evrimin bir teori olduğunu herkes bilir, bunu herhangi bir dini inançla karşılaştırmak veya tartışmak bile saçmadır aslında çok zor değil ben banyo musluğuna tapıyorsam, inanıyorsam sen istersen o banyo musluğunu ben yarattım desen bile beni siklemez.
    0 ...
  26. 1264.
  27. genellikle ateistlerin ,tanrının varlıgını çürütmek icin yaptıgı savunma metaryali ,bilimsel hede.yahu anlam veremiyorum maymundan veyahut herhangi bir canlıdan gelmiş olsak dahi ,o canliyi yaratan bir gucun oldugu savunmasını ileri sürenlere nasil cevap veriyorsunuz.oysaki;evrim teorisi savunmalarına girişen kişilerin deist olmaları son derece mantıklıdır.nithekim 3 büyük dinin bize empoze ettiği adem ve havva kavramlarının varlıgını kabul etmemekte ,maymundan geldiklerini ileri sürmektedirler.ateistlerin farklı savunma metodlarıyla gelmeleri tavsiye edilir.
    0 ...
  28. 1265.
  29. siyonist yahudilerin şeytanın telkinleri sonucu ortaya çıkardığı büyük bir aldatmacadır.

    de ki: 'allah katında, 'kesinleşmiş bir ceza olarak' bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? allah'ın kendisine lanet ettiği, ona karşı gazablandığı ve onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ile tağuta tapanlar; işte bunlar, yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan daha çok sapmışlardır.'

    maide/60
    0 ...
  30. 1266.
  31. hala inananlarının olması çok doğal bir şeydir. zira canlının kökenini açıklayan tek bilimsel argüman. doğru veya yanlış önemli değil ama tek.
    6 ...
  32. 1267.
  33. olaya tarafsız bakmak gerekirse(yalan yok harun yahyayıda okudum çok abeste gelmedi) hala sistematize edilememiş bir teoridir. yüz yılı aşkın süredir ara form iskelet veya fosili aranıyor. evrim teorisinin tam gerçek olması dahi imanımızdan zerre eksiltmez tabi, çünkü "evren zaten vardı" diye birşey yok. Allahın varlığı gün gibi aşikar. yalnız bilimsel olarak bakmak istiyorum evrime. içinde doğa döngüsüne dair kalıntılar bulmak istiyorum ama evreimciler sadece evrim denen bir şey var diyor.

    diğer taraftan büyük patlama(bing bang) teoremi içinde oldukça büyük kanıtlar var, oluşan evrenler, sönenler, gaz ve toz kütleleri enerji birikintileri gibi. ama evrim hakında hala elle tutulur birşey maalesef yok.
    2 ...
  34. 1268.
  35. inanılacak veya inanılmayacak bir şey değildir zira bir din değildir. biraz okuyup öyle karalasanız bir şeyler keşke.
    5 ...
  36. 1269.
  37. bir dindir. maymun bunların tanrıları, darwin ise peygamberleridir.*
    hipotez,teori ve kanun (#7741086)
    gerçek tanım: evrim teorisi bilimsel bir gerçektir.
    eğer evrim teorisinin yanlış olduğunu veya olmadığını söylüyorsanız, anti tez sunmanız ve olmadığını kanıtlamanız gerekir. işkembeden atmak yok. bir de yanlış bir yönünün olduğunu söylüyorsanız ve eğer bu kanıtlanırsa evrim teorisinin içine girer. yani evrim teorisini bitiremezsiniz.
    7 ...
  38. 1270.
  39. Darwin diyor ki..
    ile başlayan bir teori
    1 ...
  40. 1271.
  41. tamamen tahminlere dayanıyor. "şöyle olmuşsa zorunluluktan böyle olmuştur. evet lan evet, kesin öyle galiba." gibi. buluntular ve kalıntılar oldukça sınırlı. tezcanlı bilim insanları bugünkü bir hayvan türüne benzeyen bir fosili görünce hemen bu varlığı evrim kanıtı olarak kabul ediyorlar. ara tür? o kadar sınırlı fosiller gösteriyorlar ki. lan milyonlarca yıl geçmiş bu hayvanların evrimleşmesi için, sadece bir kaç parça mı kalmış fosil olarak? çoğunlukla ara türleri bile tek kemikten yaratıyorlar. tamamen tahmin. kendilerine göre bir mantıkları var tabi.

    evrim teorisi hakkındaki en uyuz olduğum konu da bazı türlerin sürekli evrimleşip, bazı türlerin de hiç evrimleşmemesi sorunsalı. misal, milyonlarca yıl önceki "hiç evrimleşmemiş" yengeç fosilini getirip evrimcinin önüne koyduğun zaman alacağın muhtemel cevap şu: her tür evrimleşecek diye bir şey yok." ya da "her türün evrimleşme süreci aynı değildir." ikincisi daha mantıklı duruyor. ancak hiç evrimleşmemiş heyvanlar için de bir açıklama bekliyor insan.
    2 ...
  42. 1272.
  43. kendini maymunla aynı kefeye koyan zihniyetin fikri.
    1 ...
  44. 1273.
  45. oha diye beni benden alan cahillikler silsilesini okuduktan sonra şunları söylemeliyim ki, bırakın evrim hakkında araştırma yapmayı, evrim konusunda bir kitap bile okumayan ve ordan burdan duydukları ile bir fikri olduğunu sanan insanlara evrimi anlatacak değilim..bu konuda daha yeni yetme yazarken bir heyecanla yazdığımız yazılarımız mevcut, isteyen bulur okur ama dediğim gibi söylemeliyim ki be arkadaş ara fosillerin bile olmadığını söylemek de nasıl bir cehalettir yaw, nasıl anlayabilmiş değilim..bak güzel kardeşim, ben daha lisedeyken bu bilim teknik dergisini takip ederdim ve sana bir sene verim : 1995-96 yıllarında evrim özel sayısı yayınlanmıştı ve derdi ki bilmem kaç sene öncesinden beri bulunagelen ara geçiş formları ve fosilleri bla bla bla...ahan da bunlar fotoğrafları diye..

    lan cehalet denizinde boğulmak üzeresiniz, kör döğüşünden başka bişey değil bu yaptığınız be..yazık..
    2 ...
  46. 1274.
  47. 1275.
  48. Evrim, canlılığın zaman içerisindeki değişiminin göstergesidir. Dünya üzerinde yaşamış olan türlerden %99'unun, günümüzde soylarının tükendiği düşünülmektedir. Soyların tükenmesi, canlılığın evrimleşmesinin bir yoludur. Evrimin temel bileşenlerinden birisi olan "doğal seçilim", ortam şartlarına uyum sağlayamayan veya diğer türler arasında başarısız kalan türlerin, doğa tarafından seçilime uğrayarak sayılarının azalmasını ve sonunda da ortadan kalkmalarını gerektirir.

    Canlıların sahip oldukları kalıtım maddesi (DNA), canlılar arasındaki akrabalık derecesinin temel göstergesidir. Kural olarak, yakın akraba olan türlerin veya aynı atasal canlıdan evrimleşerek bugünkü halini almış olan türlerin, DNA'larındaki baz dizilimleri birbirlerine benzerdir. DNA benzerlik derecesi, türlerin birbirlerine ne denli yakın akraba olduklarının en önemli ve tartışmasız kanıtıdır. Örneğin; goriller ile aynı ortak atadan evrimleşmiş olan insanların (lütfen dikkat ediniz, gorillerden evrimleşmiş değil!!) DNA'ları, birbirlerine çarpıcı şekilde benzerlik gösterir. Bilim adamları tarafından, canlı gruplarının gen frekansları ve protein yapıları üzerinde yapılan araştırmalarda, zaman içerisinde meydana gelen evrimsel değişiklikler ortaya çıkarılmaktadır.

    Evrim teorisine göre, dünya üzerindeki tüm yaşam formları, ortak bir atadan gelmektedir ve birbiri ile akrabadır. Evrimin en önemli iki kanıtı olarak fosilleri ve "homoloji"yi sayabiliriz.
    Fosiller, bize günümüz öncesinde yaşamış olan canlı formları hakkında bilgiler verir ve canlılar arasındaki akrabalık derecelerinin tanımlanmasına yardımcı olur. Homoloji ise, ortak kökenlerden gelişen yapıları inceler. Sucul memeliler olan balinalarda, yürüme işlevleri olmamasına rağmen kalça kemerlerinin kalıntıları bulunur. Çok büyük bir ihtimalle bu canlılar, karasal yaşama uyum yapmış olan yürüyen memeliler ile ortak bir atadan evrimleşmiştir. Paleontologlar tarafından, daha gelişmiş arka üyelere sahip olan fosil bir balina formu (Pakicetus) bulunmuştur. Bu da, balinaların yürüyen memelilerden evrimleşmiş olmalarını teorisini doğrulayan bir kanıttır. Çünkü bu teoriye göre, eskiden yaşamış olan balinalar, atalarına daha fazla benzerlik göstermelidir.

    Diğer bir ilginç fosil, tıpkı kuşlar gibi tüylü kanatları olan bir dinozora aittir: Archaeopteryx. Kuşlara benzer kanatları olan bu dinozorun, kuşların aksine dişlerinin olması oldukça ilginçtir. Bu durum, kuşlar ve dinozorların ortak bir atadan evrimleştiği ve kuşların, dinozorlardan arta kalan son gelişmiş örnekler olduğu şeklinde yorumlanabilir.

    Analoji ve homoloji kavramlarını birbiriyle karıştırmamak gerekir. Analog iki organ, aynı işleve sahip olabilir ancak kökenleri farklıdır. Homolog organların ise kökenleri aynıdır. Örneğin böceklerin kanatları ile kuşların kanatları, aynı görevi görmelerine rağmen farklı kökenlerden gelişmiştir. Bu nedenle de homolog değil, analog organlardır ve kuşlar ile böcekler yakın akrabalar değillerdir. Birbiriyle yakın akraba olan türlerde, homolog organlar bulunur. Homolog organların işlevleri her zaman aynı olmayabilir. Örneğin; balinaların ön üyeleri (yüzgeçleri), yarasaların kanatları ve insanların elleri homologdur, ancak bu farklı memeli gruplarında, farklı işlevlere sahiptirler. Kuşların ve yarasaların kanatları da homologdur. Her ikisinde de bir üst kol kemiği (humerus), alt kol kemikleri (radius ve ulna), bilek kemikleri ve parmak kemikleri bulunur. Yani, aynı genetik plandan çıkmışlardır.
    * *
    5 ...
© 2026 uludağ sözlük