evrim teorisi

entry3508 galeri178 ses2
    401.
  1. dogal seleksiyon kisminin bir kismi dogru olan teori. evrim teorisine gore canlilarin gelismesi iki sekilde olusur; 1) genlerimizde meydana gelen mutasyon ki buna makro evrim denir, yani ani evrim. ama bu tarz bir evrimin olmadigi kanitlanmistir, su anda teknolojik olarak en gelismis labaratuarlarda bile mutasyonun pozitif bir etkisi gorulmemistir. 2) dogal seleksiyon sayesinde zayif ve hastalikli genleri tasiyanlarin ölmesi neticesinde, nufusun geriye kalani guclenir ve gelisir. bu sekilde devam eden dogal seleksiyon ve farkli ortamlara adaptasyon sonucunda farkli turler gelisir.
    dogal seleksiyon tamamiyla dogru olmasina ragmen, dogal seleksiyona bagli olarak farkli turlerin gelistigi henuz kanitlanamamistir. bunun kanitlanamamasinin en buyuk kanitlarindan birisi ise; evrimcilerin surekli sahte fosillerle ortaya cikmasidir.
    ayrica evrim teorisi su anki sekliyle gercek olarak bir evrimi savunmaz, modern evrimciler a canlisinin b canlisina donusebilmesi icin 2 seye ihtiyac oldugunu soylerler. 1) a canlisinda, b canlisina ait genler olmalidir. 2) a canlisinin sahip oldugu b genlerini aktive ettirmesini saglayacak ortam degisikligi.
    kisacasi bir insanin bir ubermensche donusebilmesi icin, genlerinde ubermensch dna'si olmali ve bu dna'yi aktive edebilmesini saglayacak bir ortam degisikligi olmali.
    evrim teorisinin bu son halini almasinin en buyuk sebeplerinden birisi ise su anda ki canlilarin hicbirisinin ara formunun bulunamamasidir. ayrica evrim teorisinin en buyuk eksikliklerinden birisi ise ilk canlinin nasil olustugunu bir turlu aciklayamamasidir. mevcut olan teoriler ise gerceklik disidir, ama en cok ilgi goren ilk canli teorisi sudur; milyarlarca yil once atmosferde oksijen falan yokmus. atmosferin cogunlugunu azot ve diger gazlar olusturuyormus ve bolca volkanik patlamalar ve yildirimlar olusuyormus. * bu volkanik patlamalar, azot, yildirimlar vs. bir araya gelip bir sekilde bir amino asit olusturmus. bu sekilde milyonlarca amino asit tamamiyla rastgele bir sekilde olusup tesadufen dunyanin ayni bolgesinde bir araya gelmisler ve bir proteini olusturmuslar. ondan sonrada hayat olusmus, ilk canli gelismis, cogalmis, dogal seleksiyon vs.
    bu ustte anlattiklarimin gercekligini kanitlamaya calistilar, yine en gelismis teknolojilerin bulundugu labaratuarlarda, yillarca sentetik bir amino asit uretmeye calistilar ama olmadi. yok biz amino asiti yaptik diyorlar, birincisi amino asitler canli degildir, ikincisi elde ettikleri amino asit, proteinleri olusturmakda ise yarayan 23 amino asitten biri degildir. daha dogrusu hicbir ise yaramayan, ve su ana kadar hicbir organizmada bulunmayan ve sadece amino asitin molekuler formulune uygun bir molekul bulmuslardir. sirf bu ilk canliyi bir turlu anlatamadigi icin evrim teorisinin yoktan var olan kismi su anda kabul gormemektedir. dedigim gibi sadece dogal seleksiyonun bir kismi dogrudur.
    dogal seleksiyon vardir, ama canli turlerinin farklilasarak gelistigini kanitlayamadigi icin dogal seleksiyon kismen dogrudur. doga da zayif olan meftah olur, ama guclu olanlar baska bir canliya donusmez, en azindan bilimsel olarak kanitlanamamistir.
    said nursi ise kendine has bir tarzla, bu teorinin o zamanki ilkel halini cokertmeye calismistir. said nursi soyle demistir "hep isabet edene tesaduf me denir?"
    2 ...
  2. 402.
  3. harun yahya'nin curuttugunu iddia ettigi teori. harun yahya; evrim teorisinin/biliminin ilk canlinin nasil olustugunu bir turlu aciklayamamasindan dolayi, matematiksel hesaplar ve ihtimaller uzerinde durarak, ilk canlinin kendi kendine olusamayacagini kanitlamistir. * * yoksa harun yahya evrim teorisini tamamiyla curutememistir. kimse curutemez, cunku gerceklik payi var. zaten bugunku evrimciler, evrim teorisinin/biliminin gercekligi kanitlanmis kismina yogunlasirlar, maymunlar ile genlerimiz %99.9 uyussa bile maymunlardan evrimlesmemizin imkansiz oldugunu soylerler ve bircok kisinin de belirttigi gibi maymunlar ile ortak atadan geldigimizi savunurlar. * *evrim teorisine gore canlilar 2 sebepten oturu evrim gecirirler; 1) bulunduklari ortama adapte olabilmeleri icin, yani hayatta kalabilmeleri icin
    2) canlilarin soyunu devam ettirmesi icin, daha dogrusu uremelerini saglamak icin. yani evrim canlilar daha konforlu bir hayat yasasin diye degilde, hayatta kalabilmek ve soyunu devam ettirmek icin gecerlidir.
    bu durumda kendi kendime sordugum bir kac sual var, 1) vucudumuzdaki portal sistemler * hayati bir deger tasimaz, bazi insanlarda bu portal sistemler olmadigi halde gayet duzgun bir sekilde yasayabilirler. o halde bu portal sistemler ihtiyacimiz olmadigi halde neden vucudumuzda bulunuyor? bir turlu anlayamadim.
    buradan evrim teorisini cokerttigim anlamini cikartmayin, yukarida da yazdigim gibi, evrim'in gerceklik payi vardir. fakat bu gerceklik insanlarin ve diger canlilarin nasil olustugunu tam olarak aciklayamaz, sadece doga da bulunan gucsuzlerin telef oldugunu ve sadece guclulerin hayatta kaldigini aciklar.
    4 ...
  4. 403.
  5. bbg sinan, ali eren, recep çetin, ajdar, ismail yk gibi gönül dostlarını görünce insana mantıklı gelen teoridir.
    0 ...
  6. 404.
  7. fosil denen şeyin varlığı, mantıklı olması için yeterlidir.

    (bkz: fosil)
    (bkz: karbon 14)
    2 ...
  8. 405.
  9. 406.
  10. sadece karşıtları tarafından değil, hafiften savunanları tarafından bile yanlış anlaşılır durur.

    canlılar neden evrim geçirir sorusunun cevabı adapte olmak, neslin devamı, falan fişmekan değildir. çünkü zaten soru saçmadır. canlılar bi ihtiyaçtan dolayı evrim geçirmezler. öyle olsaydı dünyadan hiç bi canlı türünün nesli tükenmezdi. değil mi ya, çevresel koşullar değişti diye ve bu yeni koşullara adapte olamadılar diye milyarlarca canlı yokoldu dünya üstünden (dünyaya gelmiş canlı türlerinin yüzde doksan dokuzundan fazlası). onlar da adapte olmak için evrim geçirmeliydiler ama geçirmediler.

    bu noktada bilimsel değil, mantıki düşünce gerekiyor. şöyle söyleyelim,

    bi canlı, ihtiyaç duyduğu için evrim geçirmez,
    eğer evrim geçirirse -tamamen sebepsiz yere- ve bu evrim sonucu çevresel koşullara daha iyi adapte olursa ayakta kalır.. bu kadar. farazi bi örnek,

    diyelim ki yirmi derece sıcaklığın altında yaşayan bi canlı türü var. adı da püripites olsun. hava sıcaklığı yirmi beşe vursa direkt ölüyor. sonra çevreye bi şeyler oluyor (küresel ısınma falan diyelim buna) ve hava sıcaklığı otuza çıkıyor o çevrede. hop bütün püripitesler sapır sapır ölmeye başlıyorlar. tam o anda bi yumurtadan, bu sıcak havaya tolerans gösterebilen bi yavru çıkıyor diyelim. bundan sonra ne olur, o yavru hayatta kalır, kendi özelliklerini kendi yavrularına aktarır ve bi süre sonra bakarsın, o çevreye otuz derece sıcaklıkta yaşayabilen püripites'ler dolmuş.

    bu noktada evrimi yanlış anlayan kişi şöyle der,

    çevresel koşullar değişti ve bu canlılar çevreye daha iyi adapte olabilmek için evrim geçirdiler. yanlışşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş...

    bu püripites'lerin evrim geçirmek gibi bi niyetleri hiç olmadı. doğanın bu püripites'leri evrime uğratmak gibi bi amacı hiç olmadı. o yumurtadan mutant bi püripites hiç çıkmayabilirdi. o zaman püripites adı, nesli tükenmiş hayvanlar kataloğunda bi isim olarak duracaktı sadece.

    yani, püripites'in evrimi ihtiyaç sonucu olan bi evrim değildir. rastgele olmuştur ama sonucu püripites'e yaramıştır. o yüzden de yaşamları devam etmiştir.

    yani, benim vücudumda apandisit bi boka yaramıyor diye evrimtanrı "insanların artık apandisitlerini atma vakti geldi, hadi bakalım" demeyecektir. çünkü evrimtanrı yoktur. sonsuza kadar insanlar vücutlarında apandisit barındırmaya devam edebilirler. ya da ensemde de bi göz olsa ne iyi olurdu diye evrimtanrıya dilekçe verip başvurumu kabul ettiremem. doğada ne olursa rastgele olur, o rastgele olayın sonucu yararlı ise hayat o yeni olay üstüne şekillenir.

    evrim karşıtları bunu hiç anlamaz, evrimi savunanlarsa bi türlü tam anlayamaz.
    6 ...
  11. 407.
  12. dün gece evrim hakkında uzun bir yazı yazmama rağmen error dedi ve girim ortadan kayboldu, o yüzden her ihtimale karşı yazımı kısa keseceğim.

    evrim teorisi yoktur, evrim teorileri vardır. evrim teorileri, mükemmel bir bağnazlık örneğiyle bastırılmaya çalışılan, ne islamla ne başka bir dinle çelişen teorilerdir. bilmem ne suresinin bilmem ne ayetine göre yüce allah'ımız şöyle buyurmuştur diye ortaya atılırlar bunu çürütmek için. Adı üstünde bağnaz, nereden bilsin tartışmada din olgusunun konuşulamayacağını. din yalanlanamaz bir olgu olduğu için tartışma içine atılmasının düşünülmesi bile bir hatadır.

    ha bir de insanlar yıllarca süren araştırmalar sonucu ortaya evrim teorisi atıyorlar. bizimkiler ise dakikalık bir kur'an araştırmasından sonra çürütmeye çalışıyorlar. ayıp ulan!
    4 ...
  13. 408.
  14. çürütülmek için hep yalan söylenen, iftira atılan, hakaret edilen teoridir. neden acaba?
    1 ...
  15. 409.
  16. çürütülmek için yalan iftira hakarete gerek olmayan saçma sapan bir teoridir. kendi kendine var olmak iddiasından daha komik, daha saçma ne olabilir ki zaten? sen şimdi sktir et ara formları, ara türleri falan da, ben sana komik bir soru sorayım-biraz beklersen-.

    hadi diyelim tamam big bang bir tesadüf kendi kendine oldu. ulan hadi tamam yine bir tesadüf sonucu güneş dünyadan uzaklaştı atmosfer oluştu ve yine insan yaşamına uygun hale gelsin diye dinozor ve yırtıcı birçok canlı kısa sürede tesadüfen yok oldu, ortalık güllük gülistanlık oldu oh ne ala süper. e hadi insanın atası ilk organizma da en baştan bir akıl, şuur, bilinç sahibiydi ve kendisini geleceğe göre programlayabilerek, komplike tüm hesapları yapıp doğal seleksiyondan da yırttı. hepsi safsata da, yine de tamam, eyvallah(diyelim).

    soru şu:
    bütün bu tesadüfler gerçekleşirken ve o zamana göre üstün şuur-bilinç-akıl sahibi insan da kendi kendine var olmayı başarabilirken, bu esnada, o anda, o zaman diliminde ajdar anık'la şahin k'nın varlığına neden olan start noktası denilebilecek organizma nasıl canlı kalabildi?

    bilindiğinin aksine az gelişmişlik ve maymunluk icra etmek esprilerle işlenen evrim teorisi kanıtı olamaz. aksine, akıl sürekli gelişen bir olgu olduğundan gelişme göstermek mecburiyetindedir. ajdar ve şahin k nedeniyle bu teori çürümüştür. ara form da , ana form da ta kendileridir.

    alakasız bir hamiş-ya da alakalı belki-:
    materyalistler metafiziksel olgulardan olan ve ruhun kapsadığı gönül işlerinden pek çakmazlar. bu yüzden de ajdar anık'ın o muhteşem eserlerini anlamaktan çok uzak olurlar. şahin k'ya ise hayvani şehvetinden dolayı teveccüh gösterirler.

    edit:
    çok afedersiniz şu son tespitte erol taş gülüşünü unutmuşum. (herkes bilir onu d'mi?)
    2 ...
  17. 410.
  18. neden hala bu kadar tartisildiğini anlayamadığım zırva...

    insanı diğer varlıklardan ayıran , akıl , irade sonradan geliştirilebilen ya da yokolabilen bir olgu değildir...

    yoksa konunun sen maymuna benzemişsin , benzememişsin pek alakası yok arkadaşım inan...

    edit : kötüleyenler , insanı diğer varlıklardan ayıran diyorum , akıl diyorum , irade

    diyorum , sözlüğü forum gibi kullanmak kolay , otur düşün , bir cevap bul...

    ha sen düşünceni , aklını , iradeni kafanla değil götünle yapıyorsan , tebrik ederim , kendi

    evrimini tamamlamışsın sen...

    (bu tepki , sözlüğü , soru cevap yuvası yapanlaradır , fikirleri tartışabilmek daha zor geliyor herhalde!)

    sonuçta herkes istediğine inanmakta , inanmamakta özgürdür...

    ayrıca inan ki hiç sikimde değil , senin ikna olup olmaman yeter ki insan gibi belirt

    fikrini , başka ihsan istemez...
    1 ...
  19. 411.
  20. yok eğer şöyleyse yok böyleyse diye popo sesleriyle tartışılamayacak teoridir.
    1 ...
  21. 412.
  22. gerçekleştiği iddia edilen evrim içerisinde canlının tehlikeye karşı savunma özelliklerini geliştirmesine neyin neden olduğunun çözülememiş olmasından dolayı popo göt möt karıştırılan teoridir. evet, mesela göt; nasıl oldu da yuvarlak ve soft oldu. hem seksi ve hem de oturduğunda rahatsızlık vermeyecek derecede yumuşak, yimişik, yavuşak bir şey. kent yaşamına geçişte dağ koşullarına göre düzenlenmiş götün, ergonominin icadıyla birlikte düzelmesi gerekirdi oysa. nasıl başlayacağını, nerede duracağını, nerede yeniden hareket edip etmeyeceğini ve hangi konumda statik halini koruyacağını bilen kocaman devasa kolektif bir bilinçden söz ediyoruz burada. göt möt deyip kafa karıştırmayın.
    2 ...
  23. 413.
  24. ironiden anlamayanların, lafı çarpıtma ustalarının, ama aynı zamanda hiçbir bilimsel anti-tez sunamayanların, sadece zırvalayanların kafalarının karışmasına neden olan teoridir. öyle görünüyor ki tanımı ve tarifi sürekli çoğalma eğilimi gösterecektir.
    2 ...
  25. 414.
  26. evrim teorileri nedense hep din ile karşı karşıya getirilir. oysa bu nedensizdir, canlılar yaratılmış olup aynı zamanda evrimleşerek çeşitlenmiş olabilir. bu ikisini devamlı çarpıştırmak ancak kötü niyetle açıklanabilir.
    evrim teorisindeki asıl soru, mutasyonların ölümcül olup olmayacağı iken, insan-maymun ilişkisine takmak manasızdır. keza hiçbir evrim teorisi insan maymundan gelir demez. bu uyduruk laf, harun yahya tarafından yaratılmıştır. ancak darwin, canlıları sınıflandırırken, insan ve maymunu aynı sınıfa sokmuştur. 2-3 araştırma yapan herkes bunun zaten mantıklı olduğunu anlar.
    dediğim gibi asıl sorun mutasyonlardır. doğal seleksiyon ve adaptasyonlar zaten her zaman olan, halen olmaya devam eden olgulardır.
    ancak günümüz biliminin söylediği mutasyon öldürücüdür. evrim teorilerinde ise mutasyonun rolü büyüktür. tartışılacak nokta buradadır.
    2 ...
  27. 415.
  28. "20 yıl önce böyle bir problem yoktu. bugün dini inanışları yüzünden evrim dersini almak istemeyen düzinelerce öğrenci var. evrim teorisinin olgularla desteklendiğini söylediğimde beni yalan söylemekle suçladıkları bile oluyor. ben de mendel'in genetik kurallarına inanıp inanmadıklarını soruyorum. evet diyorlar tabii ki. peki ya dna'nın varlığı. yine evet. genetik mutasyon? evet. peki insan ve şempanze dna'larının yüzde 98 oranında aynı olduğuna inanıyor musunuz? yine evet. peki doğal seleksiyonun neresi yanlış? bütünüyle yalan diyorlar. söyleyecek laf bulamıyorum açıkçası. 20 yıl içinde bu mantıksızlık sona erecek. doğal seleksiyon, toplum için vazgeçilmeyecek önemde. yaşayan dünyanın grameri."

    (bkz: steve jones)
    2 ...
  29. 416.
  30. zamanında sözlükte de bulunan bir yazar arkadaşım*yazmıştı ve yaratacılığından ötürü tebrik etmiştim...

    'evrim vardır, hz. darwin onun kulu ve elçisidir'
    3 ...
  31. 417.
  32. 418.
  33. 419.
  34. eger böyle birsey mümkün ise neden sadece maymun denen mahlukat akıllandı bilinclendi , diger hayvanlar neden bilinclenmedi , bir at neden konusmadı yada bir yunus balıgı neden o kadar akıllıyken konusmadi... yahu hayvan nedir insan nedir.

    bu teoriye kabul eden kisi , dünya üzerine bugune kadar inmis tüm dinleri redetmiş olur.ikisinin arası yoktur , ya öylesindir yada böyle. maymun bu kadar gelişti benim gibi sevmeyi , vefayı bilen akıllı , konusabilen bir varlık haline geldi , ancak diger canlılar daha bu noktaya gelemedi yapmayın yahu.
    1 ...
  35. 420.
  36. --spoiler--
    aids virusu de, ebola virusu de maymun patentli. maymundan gelip gelmediğimiz belli değil ama, maymundan gideceğimiz kesin.
    --spoiler--
    1 ...
  37. 421.
  38. evrim çalışkanları grubunun berkeley universitesi'nce hazırlanmış olan evrim sitesininin bir kısmını türkçeye çevirerek türkçe literatürüne büyük katkı yaptığı teori. tüm dökümanların çevrilme işlemi devam ediyor.

    http://www.evrimianlamak.com

    şu ana kadar çok fazla soru sorulmuş, büyük oranda teoriyi kötülemek maksadıyla. bunları tutup sözlüğe yazana kadar biraz okumakta fayda var, çünkü tüm bu soruların cevapları çoktan verilmiş durumda. bir kısmını verdiğim linkte bulabilirsiniz.
    1 ...
  39. 422.
  40. 423.
  41. evrim var mı yok mu bilmem ama evrim teorisinin saçma olduğu bir gerçektir. mesela;

    -araform denilen yaratıklar bir türlü bulunamıyorlar. bulunduğu iddia edilenlerin hiçbirinin kesinliği yok zaten olsaydı bugün herkes evrime inanırdı.
    -bu araform olayı çok garip, sudan karaya çıkan balık yavaş yavaş milyonlarca yıl içinde evrimleşiyormuş peki niçin bu balık kılıklı karaya çıkma sevdalısı yaratıklar karaya çıkmak isterler. yemek ihtiyacını karşılamak için diyorsunuz tamam ama milyonlarca yıl boyunca sudan çıkıp karada avlanan ve nesli tükenmeyen bir hayvan karaya çıkmasa daha mantıklı bir evrim süreci olurdu bence.
    -bir de kendini akıllı sanan ve evrime inanan insanlara evrimin yanlış yönleri hakkında zorlayıcı sorular sorulduğunda "önce siz gidin dini kimliğinizi bir tarafa bırakın öyle gelin, aptalsınız ya bu evrime inanmayan aptaldır, bir türlü bilimsel gerçeklere inanmadınız zaten" gibi aşalayıcı sözler etmek onları benim gözümde oldukça ikna edici gösteriyor.
    -son olarak niçin evrim ile ilgili adam akıllı sorulan bir soruya evrimciler adam akıllı cevap vermezlerki? mesela,

    *araformlar hani nerde?
    **1822 yılında afrika da bir gölde sokulus atulus isminde bir canlı bulundu, bu canlı şöyle böyle...

    yada bir soru sorarsın cevabını alamazsın. mesela;

    *bu evrim dediğin olayda x nasıl gerçekleşiyor bir anlatsana bana.
    **git biraz araştır senin bu sorduğun sorular yüztyıllar öncesinden cevaplandı sen hala buralarda mısın?
    nedir şimdi bu? gerçekten bize evrim teorisini açıklamak istiyorsanız, adam akıllı ve güvenilir kaynaklardan bilgiler sunun bize cahillikle sorulan bir soruya cahillikle cevap vermek cahilliğin en önde bayrak taşımaya eşittir.
    2 ...
  42. 424.
  43. ara geçişlere ait fosillerin birtürlü bulunamadığı(çünkü yok),artık savunucuların bile bu teorinin safsata olduğunu kabul ettiği,yüz yıl önce tamamiyle çökmüş saçmalıktır.
    0 ...
  44. 425.
  45. bu teoriye göre her ne kadar tüm fosil kalıntıları az ya da çok ara geçiş özellikleri taşısa da evrim aldatmacası safsatacılarının düşündüğü anlamda (olmadığını iddia ettikleri) ara geçiş formlarından bazıları şunlardır:

    "Balıktan hem su hem karada yaşayan amfibyumlara geçişi gösteren ara formlar: Tiktaalik rosae, Osteolepis, Eusthenopteron, Panderichthys, Elginerpeton, Obruschevichthys, Hynerpeton, Tulerpeton, Acanthostega, Ichthyosgtega, Pederpes finneyae ve Eryops; amfibyumlardan ilk sürüngenlere geçiş aşamasını gösteren: Proterogyrinus, Limnoscelis,Tseajaia, Solenodonsaurus, Hylonomus ve Paleothyris; dört ayaklı sürüngenlerden memelilere geçişi gösteren: Protoclepsydrops, Clepsydrops, Dimetrodon ve Procynosuchus; iki ayaklı sürüngenlerden kuşlara geçildiğini gösteren: Compsognathus, Protoavis, Pedopenna, Archeopteryx, Changchengornis, Confuciusornis ve Ichthyornis"

    Kaynak:
    http://www.evrim-teorisi.org//content/view/28/48/

    ingilizce bir başka kaynak: http://www.talkorigins.or...-transitional/part1b.html

    insan evrimi ara formları ile ilgili Ankara Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. izzet Duyar 'ın bir forum sitesine paste edilmiş yazısı:

    http://www.turkish-media..../index.php?showentry=2813

    insan evriminin halkaları, ki her biri bir ara geçiş örneği olarak kabul edilebilir:

    (bkz: australopithecus afarensis) nam-ı diğer lucy
    (bkz: australopithecus robustus)
    (bkz: australopithecus africanus)
    (bkz: homo habilis)
    (bkz: homo erectus)
    (bkz: homo sapiens)

    iki farklı örnek:

    (bkz: homo floresiensis)
    (bkz: neandertal)
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük