evrim teorisinin islamla çelişip çelişmemesi müslümanları ilgilendiren bir sorundur. kendince çelişmez diyen de var çelişen diyen de var ve bunlar aynı kitabı okuyup yeri geldiğinde o kitaptan ayetler sunarak buna kanıt öne sürüyorlar. o doğrudur veya bu doğrudur demek dinlerin kendi tartışması, sonuçta dinde a her zaman a değildir, bazen b de olabilir veya bilemedin c,
kafasına göre takılıyorlar yani, koştursun çocuklar.
ancak bilim dine yaranmak şunu diyemez bak: evrim olmuşsa onu da tanrı yaratmıştır. ben bunu evrim ağacında okudum adam resmen baştan sona din yalan evrimde yeri yok diyor sonra ise böyle bir şeye inanıp bunu da kabul edebilirsiniz diyor.
bu bilimsel alandan çıkmak olur, bırak kabul etmesin müslüman bunu, hem kabul etse ne olur etmese ne olur?
hem evrimde huri yok bikere.
bilim kendi çizgisinde gider ve belli siyasi veya dini görüşlere yaranmak için kendi öz çizgisini inkar ederse o halde o tarafsızlık ilkesini bozmuş olur.
"ne bir eksi ne bir fazla hepsi tamam söyledim" özet budur. bunun şarkısı da vardı ama neyse.
din ile çelişip melişmez. medeniyetin başlangıcı, insan türünün başlangıcıyla kesinlikle karıştırılmamalıdır. kuran medeniyetin başlangıcından bahseder, biyolojik olarak insan türünün başlangıcından değil.
"ha diye oldu" deyip kestirip atanlar gerici rolünü üstlenmiş oluyorlar farkında olmasalarda, ve sadece yolu uzatıyorlar. varsın uzatsınlar.
Evrim teorisi bi doğa kanunudur. Kullandığımız kanser ilaçları antibiyotikler. Vb ilaçların hemen hepsi evrimsel biyoloji sayesinde üretilmektedir. Evrim teorisi bu gün doğa bilimlerini de aşıp beşeri bilimleri de etkileyerek ekonomiden mimariye pek çok etkisi görülebilmektedir.
evrim teorisi geri kalmış ülkelerde tartışılıyor aslında yoksa bunu tartışan yoktur.
tartışanlar da varlığını veya yokluğunu tartışmıyor, teorinin içeriğinde ne nereden geliyor onu tartışıyor ve yeni buluşları bir şekilde konumlandırmaya çalışıyorlar.
bide evrim gerçektir, evrim teorisi ise bu gerçeği açıklayan teoridir.
yani tek açıklaması bu olacak diye bir şey yoktur. varsa daha iyi bir açıklaması olan bunu ortaya koyabilir.
ne katkı sağlıyor sorusuna ise, bilime pragmatist bakılmaz.
yani biz ortak bir primattan geliyoruz şenpanzelerle akrabayız.
iyi de neden bu böyle?
ya da bize ne tür faydası var bunun?
neden aslandan gelmiyoruz hem daha havalı olmaz mıydı?
kulağa da hoş geliyor hem.
böyle bakılmaz.
ayrıca bilimsel olanı kabul etmesek ne olur?
bu soruya çok net bir cevap vereceğim: bir şeyi yanlış açıklarsan yanlış sonuçlara ulaşırsın ve doğa bir bütünsellik içindedir. evrimi kabul etmeyelim nasıl olsa bize hiçbir faydası yok demek, açıklamayı kısırlaştırdığı gibi çarpıtır da.
belli bir süre sonra bilim ilerledikçe eskiyi reddetme ve yeni fikirler sunma gerekli oluyor, daha iyi açıklayan bir teori varken neden bunu kullanmayalım?
Evrim teorisi vardır ve gerçektir. Tanrı "sizi gerçekle yarattım" der. Geri kalmışlık benimsenen dini öğretenlerin (herhangi bir din) tanrıyı korkunç göstermek için "araştırma ve sorgulama yoksa tanrı öfkelenir " anlayışıdır.
hem evrim teorisini hem de yaratılış teorisini körü körüne savunmak bağnazlık oluyor. günümüzde fosil buluntular evrimin en büyük destekçisi. 3 semavi din de yaratılış teorisini savunur. mantık çerçevesinde düşünüp bu konular hakkında yeterli bilgi birikimi olmadan sen bunu destekliyorsun sen salaksın diyen kişi asıl kendi ahmaklığını ortaya çıkartıyor. bağnazlık hiç bir şekilde insana fayda sağlamaz. oturalım. okuyalım. araştıralım. sonra da bunları saygı çerçevesinde tartışalım. medeniyetin gereksinimi de budur.
Bilim tıpkı bir tuğla duvar gibi birbiri üzerinde yükselir. Her bilim dalı bir tuğladır. Biri diğerinin önünü açarak ilerler bilim tarihine bakıldığında zaman bu net bir şekilde görülmektedir. Eğer bilimin bir kısmını kabul edip bir kısmını red edersen duvarı yükseltemezsin çünkü taşlar yerine oturmaz. Matematik ve fiziği kabul edip kimyayı elinim tersi ile itemezsin.
bilime pragmatist bakılmaz derken, bilimsel gerçekliği kişisel yorumlayamazsınız anlamına getiriyorum.
gerçek sizin dışınızdadır ve size göre şekillenmez.
şimdi dünyanın herkes düz olduğuna inanıyor ama sen biliyorsun ki bu dönüyor. şimdi bunu söyleyip bunca insanı karşına almak pragmatist bir yaklaşım değildir. ancak bilimsel gerçeğe kişiler üzerinden bakılmaz. dönüyorsa dönüyor diyeceksin.
pragmatist lafını evrim yönünden de kurabiliriz, evrimden öce yaratılış fikri öndeydi ve millet kutsal kitaplarına bakarak açıklıyordu. şimdi bu fikri ortaya atmak pragmatist bir hareket değildir, çünkü dindarları karşına alırsın ve bunlar zararlı faliyetlere de girişebilirler.
ancak bu türlerin ortaya çıkışı açıklanmalı, biyolojinin işi bu.
sonuçta allah ol dedi ve oldu da bir açıklama, ne gerek var bunca türü tek tek inceleyip açıklamaya?
ya da bunun ne katkısı var ki?
aynı mantık, biyolojinin ilerlemesi de buna bağlı, bu türlerin ortaya çıkışını açıklamak basit bir mevzu da değildir.
fizik de bir bilimdir, biyoloji de bir bilimdir, kimya da bir bilimdir. bunları karşılaştırmak saçma oluyor.
şimdi fizik bilen biri biyoloji eğitimi almasa ne kaybeder?
sonuç buna çıkıyor gibi.
evet, bilim pragmatist ve etik olmak zorunda değildir. karar kendi dışında bir gerçektir ve o karar insanlığa fayda sağlar veya sağlamaz o gerçekliğin önüne geçemez.
Ve bilimin amacı insan hayatını kolaylaştırmak da değildir. Bunu amaç edinen bilim dalı teknolojidir.
Yoksa 65 milyon yıl önce yok olmuş trexin nasıl çiftleştiğini araştırmanın dünya üzerinde hiç bir insanın günlük hayatına en ufak bi katkısı yoktur. Bilim bilim bilim için yapılır.
Evet bilime pragmatist bakılmaz.Bilimin, icat yapıp hayatı kolaylaştırmak gibi temel bir görevi yoktur. Bilimin amacı insanın çevresi hakkında tahminler yapıp gerçekler elde etmeye çalışmak, evrende gerçekleşen olayları açıklamaktır. Hadi tamam bilime pragmatist bakalım. Evrim teorisinin bi işe yaramadığını düşünmek komik çünkü muhtemelen bu iddiadaki kişinin Evrimsel tıptan ve çalışmalarından haberi yok.
hiç anlamadığımdır. bir canlının evrim geçirmesi ya da değişmesi gayet normaldir. bunu anlamayan gerzektir. ama bir insanın maymundan geldiğini ısrarla iddia etmek nedir amk. maymundan gelmez sürüngenden gelir.
burada anlatılmak istenen insanın evrim geçirmesidir. insanın maymundan geldiğini söylemek değil. sik kafalılar.
öğrenilmesi gereken ,ufuk açıcı bir kuramdır. hangi inançtan olursanız olun, canlılığın nasıl türleşerek hayatta kaldığıyla ilgili olan bu kuram hakkında temel şeyleri öğrenmek gerekir. canlılığın yaşama tutunuşu ve türeyişi ile ilgili elimizde alternatifsiz tek teori budur. bu teoriyi -en azından teorinin temel bilgilerini- öğrenmeden karşı çıkmak pek akıl karı bir şey de değildir.
inançlarınızla bilimi dövüştürmeyi bırakıp ,evrene ,doğaya ilişkin neler biliyoruz onu bir gözden geçirin.
Tüm canlıların tek bir ortak ata'dan geldiğini belirten, Yaratıcının olduğunu inkar eden, belki de en çok tartışılan ve araştırılan, kimseler tarafından yanlış olduğunu tespit edilemeyen, Ateizm felsefi düşünce akımının temelini oluşturan ve Darwin teorisi olarak da bilinen en muhteşem teorilerden biridir.
dindarlar buna ilk başta direndi. bir kere dindarlar aptal mı kendi işine yarayan bir fikre dirensin? hemen üzerine atlarlardı.
ayrıca darwine edilmeyen hakaret de kalmadı, haha maymun bunlar diye daşşak geçtiler. o zamanın gericileri nasıl bunla dalga geçtiği halde papa bile kabul ettiyse şimdinin gericileri de aynı şekilde kabul edecek.
bide bugün bazı kesim baktılar olmuyor bunu inkar etmek, evrim olmuşsa onu da tanrı istemiştir lafına işi getirdiler ve bugün islam dünyası da buna karşı kabulle gidiyor.
aynı kitaptan biri bir ayet gösteriyor evrim yok diyor, diğeri başka bir ayet gösteriyor evrim var diyor. ( yani ne kadar objektiflikten uzak ve kişisel yoruma dayalı bir algı var dinde)
ateizme neden hizmet ediyor onu da diyeyim:
tanrı dışı veya din dışı düşüncelerin en temel ilkesi olanı olanla açıklayıp uhrevi hiçbir açıklamaya ihtiyaç duymamasıdır. evrim teorisinin doğal seçilimi açıkça der ki: doğanın bir şeyleri meydana getirmek için akla ihtiyacı yoktur, bu derinde bir anlama gerek yoktur lafına eştir.
olanı olanla açıklar ve akılsız doğanın olasılık temelli belli düzenleri oluşturması yapıların gayet tesadüfi oluştuğunu ortaya koyar.
zaten dindarların da buna itirazı yok, tanrı böyle istemiştir evrimi kabul edeneler.
süper bir zekalı tanrı neden olasılık temelli bir evren yaratsın?
ayrıca insanın hiçbir özelliği olmadığı, insanın varlığının bile bir şans eseri olarak otaya çıktığını, insanın varlığının bir öngörüş olarak ortaya çıkma üzerine değil o anın şartlarına özgü olduğunu ortaya koymuştur. kısacası dinlerin insan merkezli evren bakışına, insan merkezli olmadığını söylemiştir.
yani insanın var olması bile olasılık temellidir, insanı gözeterek bir yaratılış biçimi yoktur. insan sonradan çıkmıştır ve insanın ortaya çıkması kertenkelenin çıkması kadar önemsizdir. ( süreç olarak)
malcolm muggeridge'nin evrim teorisi hakkındaki görüşü:
''ben kendim, evrim teorisinin, özellikle uygulandığı alanlarda, geleceğin tarih kitaplarındaki en büyük espri malzemelerinden biri olacağına ikna oldum. gelecek kuşak, bu kadar çürük ve belirsiz bir hipotezin inanılmaz bir saflıkla kabul edilmesini hayretle karşılayacaktır.''
(malcolm muggeridge, the end of christendom, grand rapids: eerdmans, 1980, s; 43)