eski sevgili dendiği,denebildiği zaman akla gelmesi gereken şeyin, aslında o kişinin beyninizden, kalbinizden, en önemlisi de sevgili kavramınızdan uzaklaştırılması olduğunu benimsediğim için olsa gerek arkadaş kalabilmenin çok mümkün olduğunu düşünürüm hep. ne de olsa kişiyle vakti zamanında çok fazla şey paylaşılmış,sizi en iyi tanıyan insanlardan biri konumuna gelmiştir ki böyle bi durumda o insanı insan olarak kaybetmek çok daha acı verir. temelde aşk bitmiştir,heves,istek,bağımlılık bitmiştir ama sevginin yönlenişi değişmiştir.önemli olan ilişkinin o boyutunun artık bitmiş olduğunun kabul edilmesidir.
Bana gözümün içine baka baka, kalbinde ve aklında başkasının olduğunu söyledin ya, o gün bitirdin sende bana ait ne varsa. Kalbinde ve aklında başkası varken benimle denemeye kalktın, benimle bir şeyler yaşadın, bana umut verdin ya, bu yaptıklarını asla affetmeyeceğim. Bana eskisi gibi bir şeyler hissetmediğinin, o eski sen olmadığının zaten farkındaydım, zaten bu yüzden de uzatmadım ya. Fakat hiç anlayamadım kalbinde birinin olduğunu, beni bu kadar kolay unutup hemen başkasından hoşlanabileceğini. En ufak bir ihtimal vermemiştim. Canımı da en çok bu acıttı ya zaten. Beni unutmuş olman ya da bana eski hislerini hissedememen değil. Bana göre bu kadar kısa bir sürede, hemen yerimi başkalarının almış olduğunu bilmek acıttı canımı. Ama asıl suç ben de ki bu ayrılığın suçlusu ben olmamama rağmen, beni terk eden, ilk ayrılık teklifini yapan, 1.5 sene boyunca bana hiç gelmeyen bir insanla gidip yeniden denemeye kalktım. Son aptallığımı yaptım artık sana karşı, son iyi niyetimi de. Vicdanım rahat. Artık ne aklımda, ne de kalbimde hiç soru işareti yok çünkü sevilmediğimi biliyorum artık, istenmediğimi biliyorum, bu Dünya üzerinde benim için atan 1 tane bile yürek olmadığını biliyorum. Üzerimden bir yük kalktı gibi bir şey oldu. Buruk bir özgürlük hissediyorum. Bunu söylemek istemezdim ama, mutluluğu senden daha çok hak ediyorum ben. Sana davrandığımdan çok daha iyi davranacağım bir sonraki aşkıma, sende yaptığım hataları onda yapmayacağım, beni senden daha çok sevecek biriyle birlikte olacağım, ve en önemlisi de seni sevdiğimden daha çok seveceğim o insanı. Ben senden öncekilere karşı ne hissettiysem, sana da aynılarını hissedeceğim, bundan hiç şüphen olmasın. Sen benim artık, hiçbir şeyimsin.
Kulakları bolca çınlatılır. Götü yememistir benle yuzlesmeye. Karşı karşıya gelirse barışmak isteyeceğini bildiği için görüşmek istemedi. Arkadaş kalalım dedi. Aylarca burnumdan getirdi. Sonra baktı ki hâlâ seviyor yakinlasiyoruz. Orospu çocukluğunda bir dünya markası olduğunu gösterdi hiç bişey söylemeden engelledi. At gibi giden ıt gibi döner ama ıt oğlu it seni. Kimse senin patronuna sovmelerini anandan babandan kardeşinden yakınmalarını benim gibi dinlemiycek emin ol. Inşallah gay in biri ırzına geçer de basurun azar homofobik öküz seni. Bak yine nasıl tepem attı.
hislerimi yılmaz erdoğan'ın mükemmel bir şekilde dile getirdiği şahıs.
Ama hala çok güzel
Hakkında konuşmak senin.
Bir beyhude çabasına daha girişmek
Seni methetmenin. .
Sana küfretmenin.
Hala güzel
Hakkında konuşmak senin .
adamın biri demiş ki her şeyin bitişi kötüdür. yok öyle değilse bitmemiş demektir. kötü ayrılmadıysanız bitmemiştir dese de ben buna inanmıyorum. sonuçta size yalan söyleniyorsa siz de bunu farkedip açıklama istiyorsanız karşı taraf hala size yalan söylüyorsa kavga etmeden de ayrılabiliyorsunuz.
hiç sevgilim demediğin biri sevgilin sayılır mı acaba? ya ifade edecek başka sözcük bulamıyorsam? sırf sadece korkutmamak için sevgilim dememişsem? ne olmuş arabayı üzerine sürdüysem? kim demişti düşerken saçların uçuşmaz öyle diye?
ben bir film istedim. sen filmi hem yazdın hem benimle oynadın. ve defalarca oturup benimle izledin. kendi filmimizi en çok biz izledik. kendinden kaçarken benimle çarpıştığın bir ekranda. şarkılardan anlam çıkardık sonra aynı bilmem kaç inçlik karakterlerle. sana hiç korkmayacağın karanlık bir yer gösterecektim. (I'm gonna show you where it's dark but have no fear)
seninle aynı taşa takılıp düşmek isterdim, farklı zamanlarda. bir kez olsun acımı paylaşabilmeni dilerdim. ve ben bir yaz günü telefonda deli gibi ağlarken başkasını teselli ediyor olmamanı isterdim. şimdi geldiğim yerde sana haber verebilmeyi dilerdim. ben bir kuş ağacına astım istanbul'u. sen alıp okudun sessizce, sen en çok sessizce yaşarsın zaten. dikkat çekerek, hakkında konuşturarak ama sessizce. fısıltıyla yaşarsın sen.
Şimdi pencerenden baksan görebileceğin bir yerde kahve içerken yazıyorum bunları, istanbul’un etrafı gözükmeyen herhangi bir yerinde kahve içerken okuyabilesin diye.
ve ben, ben başa sarıp durmayı seven bir şarkıyım. şu an radyoda çalan şarkıyım.