hiç sevgilim demediğin biri sevgilin sayılır mı acaba? ya ifade edecek başka sözcük bulamıyorsam? sırf sadece korkutmamak için sevgilim dememişsem? ne olmuş arabayı üzerine sürdüysem? kim demişti düşerken saçların uçuşmaz öyle diye?
ben bir film istedim. sen filmi hem yazdın hem benimle oynadın. ve defalarca oturup benimle izledin. kendi filmimizi en çok biz izledik. kendinden kaçarken benimle çarpıştığın bir ekranda. şarkılardan anlam çıkardık sonra aynı bilmem kaç inçlik karakterlerle. sana hiç korkmayacağın karanlık bir yer gösterecektim. (I'm gonna show you where it's dark but have no fear)
seninle aynı taşa takılıp düşmek isterdim, farklı zamanlarda. bir kez olsun acımı paylaşabilmeni dilerdim. ve ben bir yaz günü telefonda deli gibi ağlarken başkasını teselli ediyor olmamanı isterdim. şimdi geldiğim yerde sana haber verebilmeyi dilerdim. ben bir kuş ağacına astım istanbul'u. sen alıp okudun sessizce, sen en çok sessizce yaşarsın zaten. dikkat çekerek, hakkında konuşturarak ama sessizce. fısıltıyla yaşarsın sen.
Şimdi pencerenden baksan görebileceğin bir yerde kahve içerken yazıyorum bunları, istanbul’un etrafı gözükmeyen herhangi bir yerinde kahve içerken okuyabilesin diye.
ve ben, ben başa sarıp durmayı seven bir şarkıyım. şu an radyoda çalan şarkıyım.