dumur olaylar

entry268 galeri1
    175.
  1. Ani gelen bir ölüm haberi de insanı dumur edebilir. Tanıdığım bir hanım vardı. Sık sık gülen, muzip, şakacı, hatta bazen şakaları samimiyet sınırlarını zorlayan bir kadındı.

    Bu hanım geçen hafta işten yorgun argın eve gelmiş. Mutfağa girmeden önce biraz dinlenmek için kanepeye uzanmış ama yorugunluğu geçmemiş. Mutfağa girmiş, iş yapamadan çıkmış. Halsizlik ve bitkinlik son safhadaymış. Doğru SSK hastanesine gitmiş. Kadıncağızdan tahliller falan alınmış ve "bu gece burada yatacaksınız" demişler. Fakat sabaha karşı yaşamını yitirmiş bu hanım.

    Sabah işe gelmeyince arkadaşları merak edip evini aramışlar ve kızından hastaneye gittiğini öğrenmişler. Aralarından bir kaçı doğru hastaneye gitmiş ve arkadaşlarının öldüğünü öğrenmişler. Doktorların dediğine göre kadıncağız kan kanseri imiş. Ama kanser olduğunu kendisi de bilmiyormuş. Hastalık ilerlemesine rağmen farkına varamamış tâ ki son güne kadar.

    Çok üzüldüm. Kadıncağız kimsesizdi. Yetişme çağındaki kızı ortada kaldı ve Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumuna verildi. Fakat sadece üzgün değilim, dumura da uğramış durumdayım. Bir insan nasıl olur da son güne kadar kansere yakalandığını anlayamaz. Bu hastalık en geç anlaşıldığı durumda bile bir ay öncesinden yatağa düşürür insanı. Bir gün öncesine kadar normal seyreden yaşam performansı yerini son gün halsizliğe, sabah da ölüme terk ediyor. Acaba diyorum bir ihmâl mi söz konusu?
    2 ...
  2. 176.
  3. Kitlenip kalınan durumlar.
    Hayatımda en yakınlarım dediğim insanların benim yaşantımla,sorunlarımla yakından uzaktan ilgilenmemesi buna karşın uzağımdaki insanların üstüme titremesi.
    (bkz: evet malım ben)
    1 ...
  4. 177.
  5. bugün başıma gelen olaydır.

    arkadaşımla buluşacağım yere giderken acilen tuvaleti kullanmam gerekti. bir fast food yerine gidip bayanlar tuvaletine girdim. neyse içerde biri vardı ve beklemeye başladım. 5 dk kadar bekledim ve kapı yavaşça açıldı. içerden bir erkek çıktı. bi an yok artık yanlış yere mi girdim diye düşünürken çocuğa mal mal bakmaya başladım. yalnız bir tuhaflık vardı ki çocuğun yüzünde bir gülümseme vardı. o anda içerdeki kızı gördüm ve dank etti. ağzımdan bir ooovvv çıktı ve anında orayı terk ettim. giderken de çocuğa söylendim tabii. siz nerde olduğunuzun farkında mısınız, diye.

    sinirden bi beş dk kadar kendime gerçekten gelemedim. ordan çıkan çocuk taş çatlasa 17 yaşındaydı. kızın yüzüne bağırmak istedim bi an, seni gerçekten sevse bir tuvalette seni bu hale sokmak ister mi sanıyorsun diye ama yapmadım. yazık dedim içimden yürüdüm gittim.. *
    2 ...
  6. 178.
  7. Her şeyiyle ayarladığınız bir planın istediğiniz gibi gitmemesininde içinde bulunduğu olaylardır.
    Lisenin son günlerinde hala platonik aşkıyla iletişim kuramayan kişi son yol olarak sınıf defteri bırakma olayını seçer bir şans diye. Sınıf başkanı psikopat hocalar yüzünden hassastır bu konuda defter zorluklarla alınır. koridorda beklenilir, malum kişi görülünce yola çıkılır. Aşkınız arkanızdadır, zamanlama iyi ayarlanarak defter bırakılır arkaya dönülür oh ne güzel gözgöze geleceğiz diye çocuk yoktur. ilerlersiniz arkadaşınız yanınıza gelir 'Salak defteri bırakmayı unuttu eve götürüyor' der. Güler misin ağlar mısın? Kapıya doğru ilerlenir, hala defter elinde gidiyor çocuk. her neyse bahçede baya bir ilerledikden sonra arkadaşının 'defteri niye götürüyon lan' demesiyle çocuk yaptığının farkına varır güle güle defteri bırakmaya gider.
    1 ...
  8. 179.
  9. yıllarca canım ciğerim dediğin insanların * düğün telaşında akşam yapılacak düğün eğlencesinin planlama bozukluğuna darılan arkadaşlarla aynı kişiler olması.

    adam günlerdir uykusuz başında bir sürü dert var, oraya para ver buraya para ver şununla ilgilen bunu yap. nikah anında kimseyi toplayıp hadi şuraya gidelim diyememiş ve bu canlar ciğerler 20 yıllık arkadaşlar küsmüşler. birisi çıkıp yahu bu adam hayatında ilk kez evleniyor kafası karışıktır durun gitmeyin dememiştir. ayıptır ayıp dumur etmiştir ve dumur eden bir olaydır bu olay. bir insanın abisi böyle bir durumda kalınca üzüntüden ağlıyor da insan. en güzel gününde bu kadar acı bir şey olmaz ki canım yazık..
    1 ...
  10. 180.
  11. okulda ki hocanı öğrencisiyle görmeye dumur olunur .
    1 ...
  12. 181.
  13. Belki küçük bir şey fakat uzun zamandır yolculuğa çıkmamış ve yolculuk yapmayı özellikle güzel müzik ile çok seven benim elime bugün güzel bir fırsat geçmiştir. yaklaşık bir saatlik bir yol hemen güzel şarkılar falan buldum. Bindik arabaya ilk tabi aile biraz muhabbet etmek zorunlu her neyse taktım kulaklığı bir kaç şarkı dinledim. Nedense bu yapmaktan en çok hoşlandığım şeylerden biridir bunun yüzünden hep dolanan otobüslerle giderdim yoluma. Bir kaç şarkı sonra annemin ne dinliyorsun azıcık kuzeninede dinlesin diyeceği tuttu. ee peki taktık kulağına hay şansıma nasıl sevdi. Birde en dinlemediğim müzikleri istiyor falan iyi sinir oldum gideceğimiz yere vardık, tek avuntumda geri dönüşte bunu yaşayabileceğimdi şarj bitti falan yine olmadı, olsun ne yapalım böyle olacakmış.
    0 ...
  14. 182.
  15. üniversite yılları. dört erkek arkadaşın kaldığı eve kanka sıfatı ile haftalık temizliğe gidilir. evde, o yıllarda türkiye'de yeni yaygınlaşan mikrofonlu müzik seti vardır. mikrofon ile, haftalardır karşı apartmanda kalan iki üniversite öğrencisi kıza kur yapan arkadaşların haline gülünmektedir. camdan cama mikrofonla laf atma olayı yani.

    elektrik süpürgesi açılmış, evi süpürülürken kapı çalınır. gözetleme deliğinden bakan arkadaş karşıdaki hatunların kapıda olduğunu görür, heyecan basar ama beni bir yere saklamaları gerekmektedir çünkü benim evde olmam yanlış anlaşılabilir diye heyecan yapılır ve o ayazda, arkadaşlardan birinin odasından çıkılan balkona atılırım!

    dakikalar geçer, "gelen giden yok, neredeyse buz kestim." diye düşünülürken odaya biri girer, ben yerde çömelmiş rüzgarın yüzümü yalamasını engellemeye çalışırken, bizim arkadaşlardan biri balkon kapısın camını da örten perdeyi örtmez mi! iç ses, kızın arkadaşın odasında olduğunu söyler ama "oha, daha ilk günden! yok yok oha o kadar da değil!" şeklindeki sayıklamalarıma engel olamam. yine dakikalar geçer ve balkon kapısı açılır, "heh, bir şakaya kurban gidiyorum." sanırım şeklinde düşünsem de, karşı apartmandaki kızı karşımda görmem mi! rezalete bak. sigara içmeye çıkmış!

    sonrası tam bir rezalet. benim dört yıllık kanka olduğum, aslında temizlik için yardıma geldiğim falan hiç ilgilendirmedi hatunu. diğeri de diğer odada başka arkadaşla! çığlıklar, bağırtılar üzerine çıktılar, kızlar küfürler ederek evden çıktı ve tüm gözler bana çevrildi! "ama bu haksızlık, öyle değil mi?" desem de calimero gibi, bizim arkadaşlar baya üzüldü duruma diyemeyeceğim. olmamam gereken bir anda, hiç olmamam gereken bir yerdeydim. üstüne üstlük imajım da zedelendi kızların gözünde derken, çocukların durumu hiç sallamadıklarını sadece geyik malzemesi olarak okulun diline düşmemiz sonucu anladım. evet, bu bir haksızlıktı bizi yıllar sonra bile gülme krizine sokan...
    0 ...
  16. 183.
  17. okulda derse ara verilmiş hastanenin otoparkının oraya doğru yürüyoruz iki üç arkadaş, o sırada üzeri tozlu bir araba gördük ve o saçmalığı yapmaya karar verdik bi anda. ve arabaya yazı yazdık arkadaş ön cama beni yala ben de yan cama öp me yazdım. tam işimiz bitmiş yürümeye devam ederken karşıdan bir bayan seslendi bize, tahmin ettiğiniz gibi kadın arabanın sahibi ve seneye derse girecek nöroloji hocasıymış, tam bir rezalet ve bu sene ne bekliyor o hocanın dersinde allah bilir.
    2 ...
  18. 184.
  19. hayatımda yaşadığım, yaşayabileceğim en rezil en dumur eden olayı sizlere anlatmak istiyorum.

    şimdi efendim, nisan ayındayız. ben biriyle birlikteyim o vakitler. aşığım, ölüyorum falan. kendi evi vardı arkadaşın ama bana söylemeyi unuttuğu da küçük(!) bir ayrıntı vardı. neyse ben hayatımda ilk kez birinde kalmışım, böyle bi tuhafım falan. sabah da arkadaşımız işe gittiğinden ben evde tek başıma takılıyorum. böyle hafiften üşüdüğümden de üzerime ne bulduysam geçirmişim. bir anda içeriden bi ses geldi. şöyle bi dikeldim oturduğum yerde. allah allah ne ola ki bu derken birden anladım, kapı açılıyordu. yavaşça kalktım kapıdan kafamı uzattım kii bir bayan içeri girmekte. kadın da beni gördü o bana bakıyor ben ona. yüzümde sorgulayan bir ifade var benim, sen de kimsin dercesine. kadın bana bakıp, ben x in annesiyim dedi. evet ağzından bunlar çıktı ben içimden okkalı bi şekilde hass... çektim. size manzarayı da anlatayım;

    notebook koltukta, yerde bardaklar falan, cips var koltukta ve ayakta elini başına koymuş ben ne halt edecem şimdi diye bakan salak bir kız. hemen içeri geçip hazırlandım ve dakikada kendimi dışarda buldum. tabii yüz kere kusura bakmayın falan dedim, başka şeyler de dedim ama inanın hatırlamıyorum. rezillik diz boyuydu zira.

    bana söylemeyi unuttuğu o küçük ayrıntı, ailesinin karşı apartmanda oturduğu ve annesinin ara ara evi toparlamaya falan geldiğiydi. ikimiz de acaip utanmıştık ama benim rezil oluşum hiçbir şeyle karşılaştırılamazdı..
    2 ...
  20. 185.
  21. Uzun zamandır ilginç rüyalar görmekte olan kişi arkadaşına danışır:
    - Ya az uyuduğum için iftardan sonra da yatıyorum abi o kadar ilginç rüyalar görüyorum ki mesela bu gün gördüklerim korku filmi gibiydi kötü bir şey çalıyorduk falan ruhlar peşimize takılıyordu sonra bize zarar veriyorlardı ama bir tanesi çok kötüydü ya adam kolunu kesmeye başlıyordu yavaş yavaş kemikten ayrılıyordu on anın büyüsünü hissedebiliyor musun acayip bir şeydi et kemikten ayrılıyor çığlıklar falan titreyerek uyandım. Yerde ki giysi yığıntısını ceset falan sandım.. ondan önceki rüyamda ise paralel evrenlerde sıkışıp kalıyorduk aynı olayları defalarca yaşıyorduk çıkamıyordum...
    + hmm demek çok yemek yeyip yatınca öyle oluyor.

    not: haksızda sayılmaz...
    1 ...
  22. 186.
  23. 187.
  24. Lisede bir almancacımız vardı. Ama hani anlatılmaz yaşanır, dikdatör gibi adam hele ilk günler sınıfta çıt çıkmıyor herkesde korku var. hatta özellikle bir sınıfa gidiyor terör esitiyor çocuklardan biri 'almancacıda okulu fight clup sanıyor önüne geleni dövüyor' derdi. bir yazılı yapardı tabi o zamanlar almancayı sadece rammstein şarkılarından biliyoruz mal gibi kalırdık okulca gruplar halinde mesajlaşarak geçtik dersinden birde pislik, öğrencisine göre okurdu kağıdı geride başlardık zaten... işte böyle korktuğumuz bir adam serviste başladık bir gün yazılı öncesi kimisi anasını anıyo kimisi dinci tarafından vuruyor uzun süre arkasından atıp tuttuktan sonra ön taraftan bir kız kalktı 'beyler ben almancacınızın kızıyım' dedi servisten indi. Cidden babasına çekmiş o kadar zaman dinle tam inerken söyle her neyse hatırlıyorum da nasıl bir şoksa hakkında konuşmayanlar bile sessizliğe büründü o güzel servisi hiç o kadar sessiz görmemiştim uzun süre sonra biri 'şu biyolojiciye çökecem' dedi sonra yine kimse konuşmadı.
    0 ...
  25. 188.
  26. alakasız bir zamanda aveadan mesaj gelmesi. genellikle gelen mesajları okumadan silmeme rağmen bu seferkini okumaya niyetlenip
    gün boyu ertesi güne kadar her yöne sınırsız konuşma hakkımın olduğunu okumam. hangi dağda kurt öldü lan derken hattımda 0,36kr yüklü olduğu için çağrı bile atamadığımı hatırlamam*. *
    0 ...
  27. 189.
  28. 2 saat önce başıma gelendir. yemek yerken kapı çaldı, gittim açtım. 11-12 yaşlarında iki kız ellerinde kumbarayla gelmişler. noldu dedim, biz anafen dershanesine gidiyoruz kurban bayramında kurban kesemeyen fakirler için yardım topluyoruz, bu kumbaranın ağzı hiç açılmayacak dershanemize götüreceğiz dedi. hangi dershane diye sordum, anafen dedi, durdu, fetullah efendinin dedi. dumur oldum sözlük. küçücük çocuklara saçma sapan düşünceler empoze edilmiş. küçücük çocuklar fetullah efendilerinin hayrına bağış topluyorlar kapı kapı gezip. nasıl iştir bu? * *
    6 ...
  29. 190.
  30. bir tarihte şarkıcı kader'in konuk olduğu programa kader'in cıkarken "kader kahpe kader, ağlarını ördünmü" şarkısının çalınması yabana atılmayacak bir dumur du.
    1 ...
  31. 191.
  32. bir işlem için valiliğe gittiğimde, işlem şefi olan güzel bayanın, delgeçe uzandığında sesli osurması.
    büro buz kesti, bayan evrağı masaya bıraktı ve ağlayarak hızlı adımlarla (koşarak) odadan çıktı, son adımlarında bir osuruk daha.
    not : gerçektir.
    (bkz: istanbul valiliği)
    1 ...
  33. 192.
  34. arkadaşlarla bizim evde el clasico'yu izledikten sonra acıkıp katık'tan dürüm söyledik. paketleri alıp içeri gittiğimde bir arkadaş da (esas oğlan) topladığı paraları vermeye gitti. döndüğünde elindeki seyhanlar poşetine bakarak kızgın ve şaşkın şaşkın:

    - bu ne aga?

    dedi. 2-3 saniye mal mal bakıştıktan sonra verdi veriştirdi:

    - yere bırakmış poşeti, seyhanlar poşetine koymuşlar bi de aga! dalga mı geçiyolar lan bunlar bizimle?

    poşete baktığımda bir kaç gündür yediğimiz cipslerin boş paketlerini, içtiğimiz içeceklerin boş şişelerini, yırtılmış iddaa kuponlarını, eski gazete ve bültenleri görmemle beraber elimdeki dürümleri havaya kaldırarak asıl senin elindekiler ne alaka gibisinden ben şaşkın şaşkın bakmaya başladım. tam durum çözülecekken cama doğru koşturup:

    - durdurun o... çocuğunu! ne lan bunlar t... mı geçiyolar bizimle, arayın hemen!

    diye bağırmaya başladı. camın baktığı cephede dış kapı olmadığı için kimseyi göremeden bir hışımla içeri döndü; o hariç herkes durumu anladığından gülmekten karın ağrıları çekiyorduk. bizim seyhanlar poşetine koyduğumuz çöpleri tuttuğunu fark edince de aldığı yere geri koyup mala bağlamış olmanın şaşkınlığını atmaya çalıştı...

    not: bu olay esnasında itüsözlük'ten yazar bir arkadaşım da yanımdaydı benzer şeyleri o da kendi sözlüğüne yazmıştır. hikaye çalıntı veya yazar kişiler aynı mı? diye düşünülmesin diye bu notu ekledim.
    1 ...
  35. 193.
  36. kuzey güney dizisini izleyen anne, bir an annesinin odasına direk girmeyip kapıyı calarak dısardan konusan oğlanı görünce çocuğuna döner;

    -bak annelerinin odasına izinsiz girmiyorlar!!
    +ben de girmiyorum anne, orda yatıyorum!
    1 ...
  37. 194.
  38. telefonda birisiyle konustuğumda diğer odada ki ev arkadaşımın kendisiyle konuştuğumu zannetmesi ve "sana demedim lan" lafını telefonla konuştuğumun kendisine dediğimi zannetmesi......

    ha birde ev arkadaşımın kendisiyle konuşmadığımı öğrendiğinde yaşadığı dumur ikinci örnek olsun.
    0 ...
  39. 195.
  40. yeni tanışılan birinden, eski sevgiliden, yeni sevgiliden ya da kavga esnasında karşındaki herhangi birinden mesaj beklerken abonesi olunan hattan kampanya mesajı gelmesi.
    1 ...
  41. 196.
  42. kucağına aldığı çocuğu yukarı doğru fırlatıp tutarak şakalar komiklikler yapan kuzenin, yine bir gün çocuğu yukarı fırlatması ancak geriye tutamaması. biz öyle kala kaldık izliyoruz, bir şey de yapamadık. basiretimiz bağlandı heralde, öylece izledik. allahtan çocuk kafasını bir yerlere çarpmadı da ucuz kurtulduk. kuzen de bi daha hiçbir çocuğu fırlatarak sevmeyeceğine dair yemin etti.
    0 ...
  43. 197.
  44. acil işin olduğunda durakta beklerken minibüsün yarım saat gelmemesi, ihtiyacınızın olmadığı,yürüye yürüye gittiğiniz bir anda minibüslerin vızır vızır geçtiği anlar. ne sövüyom var ya..
    0 ...
  45. 198.
  46. sevgiliyle birlikte arkadaşın evine gidilmiştir. çay, sohbet, muhabbet biraz da alkol derken 'saat geç oldu biz çıkalım' faslına gelinmiş ve sevgiliyle beraber arkadaşın evinden çıkılır. efenim tam binanın kapısından çıkacakken kapı otomatından şu ses gelir:

    -'hadi beline kuvvet kankaaaaaa ahahahahaha'

    tabi sonrasında anlamsız şekilde gülünür ve hiçbir şey olmamış gibi yürüyüp eve gidilir. ertesi gün o arkadaş, bir güzel küfre, hakarete ve bilimum darp girişimine maruz kalır.
    1 ...
  47. 199.
  48. ankara...
    her sabah olduğu gibi yine saat 8 civarı keçiören'den kızılay otobüsü beklenmekte. saat 9'da kurs var oraya yetişilecek. bekliyorum ego otobüsü piyasada yok, ulan bari paralıya bineyim diyorum. her zaman itiş kakış olan otobüs ne hikmetse o gün bomboştur. tek tük insanlar vardır. allah allah diyorum heralde iyice geç kaldım ben yoksa bu kadar boş olmaz bu otobüs diyorum. sıhhıye köprüsünde iniyorum ulan çevrede simitçiler bile daha yeni kuruluyor, esnaf dükkanı açmamış bile. heralde diyorum pazar bugün. hızlı hızlı kursa gidiyorum. yukarı çıkıyorum. birde ne göreyim kurs daha açılmamış bile kapısı kapalı. küfürler savuruyorum. sonra aşağıya iniyorum birde ne göreyim saatler 1 saat geri alınmış. hayatımda geçirdiğim en yalnız sabahtı be sözlük. kendimi çok yalnız hissettim.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük