cem köksal, akın eldes, metin türkcan, batu mutlugil, serdar öztop ve tabiki tuncer tunceli'nin salonla beraber bizide coşturacağı program olacaktır. gitara da doyacağımız kesindir.
geçmiş senelere göre, bugün olduğu gibi gereksiz konukları daha fazla gereksiz konuğu konuk ederek bizi üzen, ama mantıklı düşünüldüğünde zeten ortada olan bu insanları, disko durumunda olan televizyonları tiye almak için yapılan, bir OKAN BAYÜLGEN klasiği
özgür "bir şey merak etmek istiyorum" bölümünde artık iyice zırvlamaya başladı dürüst olmak gerekirse. oradan buradan çarpma klişe durumları irdeliyor hesapta. kabloların dolaşmasıymış falan. facebook'ta grubu bile var o nanenin. neyi kime satamya çalışıyorsun özgür diye höykürmek istiyorum suratına! *
combo olmuştur efendim. arkadaş hepside mi gelir ya. hiç birinin işi yok mudur. serdar öztop'un kassız kollarını övünerek gösterme çabası, batu mutlugil'in festival ruhunu ölene kadar koruyacak olması, metin türkcan'ın çok sikiciyim tavırları, tuncer tunceli'nin utangaç tavırları ve tabikide akın eldes'in sofistike bakışları bi daha biraraya gelirmi bilinmez. ama güzeldi lan *
o kadar gürültücünün arasında gözlerim birilerini arıyordu. evet evet sonunda dileğim gerçek olmuştu aman tanrım berk idi bu. gözlerini kısarak kapatarak öyle vuruyordu ki gitara ekran karşısında kilitlenip kalmıştım. hiç bitmesin istiyordum o anın. solo süperdi. ardından o gürültücülerle yapılan düet berk i de beni de çok bozdu. imdadımıza biricik öykümüz yetişti billur sesiyle..sahne şovu görmeye değerdi..anlamadım niye o kadar adam sahnede idi ne işleri vardı niye çağrılmışlardı.
öykü ile berk e büyük haksızlık yapıldığını düşünüyorum. onların yerinde olsam flamenkomu alır giderim buralardan. *
öykü ile berk in yine yeni yeniden beni benden aldığı program olmuştur efem.
sabahın 5 inde gözlerim açık bi şekilde * televizyon izlememi sağlamış program. berk in de tarzını hareketlerini her ne kadar sevmesem de yine de saydı duydum. iyi bir flemenko gitaristi bu herif kabul etmek lazım.
Bu haftaki programla bitirmiş okan bayülgen. çok ilginç enstantaneler yakaladım paylaşmak isterim, özellikle son gitaristlerin çıktığı bölüm için.
akın eldes yalnız kaldı biraz. yani soundu diğerlerine göre soft kaldı. en çok alkışı metin türkcan aldı. pentagram ve şebnem ferah'ın payı büyük herhalde bunda.
tuncer tunceli oradaki gitaristlerden daha alt seviyede bir gitarist değil, hatta bazılarından da daha iyidir. ama okan bayülgen onu ayrı olarak anons etmedi. garibime gitti.
berkos flamenkos biraz değiştirdi olayın havasını. çaldığı iki şarkı da güzeldi, çok iyi çaldı ama ortam o ortam değildi sanki. adam smoke on the water girmiş, sen paco de lucia.
anladık yani 70 milyona gösterdin öykü'cüğüm cem köksal'la beraber olduğunu. Bir ara orta yuvarlak sahneden ana sahneye el ele tutuşarak geliyorlardı, cem köksal sağ eliyle gitar çalmaya çalışıyor ama öykü ahtapot gibi yapıştı çekiyor, allah selamet versin.
son olarak serdar öztop bir ara öykünün poposuna bakıyordu*.
ohhh be ne geceydi ama dedirten programdır. sahneye çıkan her gitaristin tekniği ve tarzı farklı olduğu için hangisi daha iyiydi tartışmasını yapmak mantıklı değildir. rock ve metal müzik olarak serdar öztop, cem köksal ve metin türkcan daha yumuşak sololarda akın eldes ve blues müzikte batu mutlugil ve tuncer tunceli farklarını ortaya koymuştur. ama bana göre tuncer tunceli, soloları ve doğaçlamalarıyla bir adım daha öndedir. ha bu durum çokta önemli değil. hepimiz mest olduk mu olduk. o yüzden bu adamların değerlerini iyi bilmek lazım. zaten böyle bir grupta kimbilir ne zaman bir araya gelir.
iki adet bacak şov yapmaya çalışan bayandan sonra çıkan ve içlerinde metin türkcan, batu mutlugil, akın eldeş, serdar öztop, cem köksal ve tuncer tunceli'nin olduğu gitar virtüözleriyle bizleri sabaha karşı da olsa coşturmuş program..
yine insanların virtüözler gecesi olarak adlandırıp yanıldığı programdır. cem köksalı, metin türkcanı * sanmak müzikten ne kadar anlamaktır beni düşündürüyor açıkcası.. youtubedaki aynen cem köksalın yaptığı gibi malmsteeni çok iyi kopyalayan 14 yaşında çocuklar da var onlar da genç yaşta virtüöz olmuş demek size göre.. yine de okan bayülgenin böyle bir girişimde bulunması beni mutlu etti. aralarında megaloman olmayan tek kişi olan batu mutlugile selam ederim. bu arada gibsonflyin v gitarı da süperdi..
virtüöz; (dikkatinizi çekmek istediğim noktaları renklendireceğim. bu entrylerdeki renkli yerlerin hepsini bu adamlara yakıştırabildiğiniz zaman onlar virtüözlüğe belki yaklaşmış olurlar.)
inceleyelim ne demiş arkadaşlar,
çaldığı entrumana hakim olan her ayrıntısını teori pratik anlamda bilen ve uygulayan dunyaca kabiliyeti kabul edilmiş kişilere verilen isim.
türkiye'de her sanatçının olduğunu zannettiği şey. (yazarın notu: eheh bakın bu çok doğru aynı zamanda her insanın birine virtüözlük yakıştırma çabası da takdire şayandır.) (örneğin: aaabi adam acayip far beyond the sun çalıyo virtüöz ooolm bu.)
bir enstürmana ait tekniklerin tamamını ya da tamamına yakınını bilip, kusursuz şekilde uygulayabilen dahası o enstürmana kendinden bir şeyler katıp; yeni, farklı eserler yaratıp özgünleşebilen kişidir virtüöz. ve o enstürmanı çalan diğer virtüözler tarafından da takdir edilir, eserleri incelenir. örneğin steve vai'nin yaptıklarını marty friedman da önemser, o da inceler. steve vai, martin friedman'a göre de virtüözdür. ama emin olun steve vai, metin türkcan'ı dinleyip de ondan bir şeyler kapmaya bakmaz. dinler, beğenir zira metin oldukça iyi bir gitaristtir ama hepsi o kadar. çünkü (hayranları için söylüyorum)kabul etseniz de etmeseniz de dünyada bir sürü metin türkcan bulursunuz*. ama ikinci bir steve vai yoktur, satriani, hendrix ya da malmsteen yoktur. (fıstık gibi söylemiş bak ne söylemiş? benim söylediklerimin aynısını söylemiş.)
demekki neymiş? steve vai,malmsteen gibi deri pantolon giyen herkes virtüöz değilmiş.. ruh lazımmş, kusursuz teknik lazımmış, dünya tarafından kabul görmek lazımmış, tam anlamıyla kusursuzluk ve enstrümanla bütünlük lazımmış. kendine has bir tarz (tabiki insan bazı müzisyenlerden etkilenebilir) lazımmış ve daha birsürü şey. artık anlamışsınızdır ne demek istediğimi..
önce bayım bayım bayan, ardından bizlere cehennemi yaşatan programdı. başlarda ne kadar bayıldıysam batu mutlugil'in sahneye gelmesiyle gözlerim ve kulaklarım fal taşı gibi açıldı... güzel pentatonikler, bendler la majör blues kalıbının üzerine güzel sololar dinledik. ardından akın eldes geldi sahneye ve güzel bir ''jam session'' başladı o andan itibaren. mutlu ve mesuttum.
iki iyi gitarcı karşılıklı çalıyorlardı. bundan sonrası da çok iyiydi ama benim için biraz sıkıntılıydı. jam session ın üzerine cem köksal geldi ve blues'un o güzel mavi havası birden smoke on the water'la hard rock a döndü. cem köksalın soloları bana göre çok klişedir. yani bu adamın tuşesinden, çaldıklarından en azından müziğinden zerre zevk duymuyorum.
Ardından sahneye Serdar öztop çıktı ki keşke çıkmaz olaydı. efendim fetiş bir elbise ile sahne de boy gösterdi ayaklarının altında 5bin dolarlık G-system vardı. o pedala rağmen serdar ile güzel blues müziği iyice 31e mastırbasyon a döndü. Hatta tosun paşa isimli filmin jeneriğinin böyle anlam veremediğim rezil bir şekili ile gitarcı grubuna katıldı. bana göre etüd bile olamayacak sololar atıyordu serdar efendi. Hatta La majör blues gamının üzerine düğün klavyecisi tadında macun sololar atıyordu.
Metin Türkcan* sahneye geldiğinde yarı hardrock yarı blues sololar atıyordu. metin iyi bir gitaristtir. çok mu iyi çalıyor ? hayır çok iyi çalmıyor. çalıyor ve tonlama konusunda rakiplerinin bir kaç adım önünde. Zakk wylde vari tonları kulaklarıma güzel sesler veriyordu. Serdar ve cem paso işkembeden salladıkları için ikisi beraber ayrı bir noktada takılıyorlardı ve metin türkcan Batu mutlugil gibi çok başarılı, akın eldes gibi özgün gitarcıların yanında takılıyordu. işte bu da neden metin'i beğendiğimi açıklar.
Zaga band grubunun müzisyenlerinin katılımıyla ortalık şenlendi. zaten tuncer iyi bir gitarcı ama basçıyı daha tam olarak çözememiştim. o da kalitesini o kadar gitarcıyı susturarak solosunu atarak belli etti tebrik etmek lazım buradan kendisini. Berkle öykü mevzuuna hiç girmiyorum herkes herşeyi demiş. tamam iyi çalıyor adam ama konsept olarak bakıldığı zaman çok sırıttı. Tek şikayet ettiğim nokta kanalD nin tonmaisterleridir efendim. Aranızda bunlardan birisini tanıyan var ise eğer lütfen tonmaisterlik denen şeyin mikrofon aç kapa, eko ver olmadığını iletsin. Gecenin en iyisi olan Batu mutlugil'in sesi diğer gitarcılara nazaran 3/1 olarak geliyordu televizyona.
Sonuç olarak okan bayülgen'i sıra dışı televizyon konsepti ve biraz daha ticareti arka plana attığı için, Türkiye!nin bilinen iyi gitarcılarını çağırıp böyle bir şov hazırladığı için kendi adıma teşekkür etmeyi uygun görüyorum.
medya arkasında atv deki salak bir programa inanılmaz ayar vermiş, daha doğrusu ayar yağdırmış program. bu haftanın skeçleri inanılmaz olmuş. özellikle sokakta "defansif senkronize hareketler" adlı skeci yardı geçirdi.
an itibariyle fatih ürek in "haydi li li" şarkısı eşliğinde okan bayülgenin oynaması, vücudu artık kastan patlamış bir ablamızın ibo show edasıyla dans ettiği program olmuştur.