hayat kusursuz değildir. Zaten olmaması da gerekir. Mükemmel gibi duran şeylere karşı şüpheci yaklaşmak gerek... hayata ve insana dair ne varsa kusur vardır. örneğin ilişkilerin içinde zaman zaman kavgalar, tartışmalar olmalı, Dozunda ayarlanmış, gerçekten fikirlerin karşılaştığı bir tartışma sağlıklıdır. zaman zaman yaşandığında enerji de getirir.
biri demis ki sadece ilk yorum kotu.
bir iki coverı var. harika.
sanırım ben de buna inanmaya baslıcam artık.
bir harika coverı:
yahu kadın!
ben seni darmadağın seviyorum.
nedir bu derlitoplu olacağım derdi?
saçın dağınıkmış
üstün başın berbatmış
yüzün gözlerin yorgunmuş
bunlardan bana ne?
geceler boyu yüzüme gözüme bulaşan başkası sanki!
ben seni benim dağınıklığıma karışasın diye sevdim.
hangi ağacın bir diğerine karışmış kökleri düzgün ki?
hangi dağ bir öbürünün hizasında?
hangi göl kıvrım kırım değil?
hangi bulut öyle, onlar kadar dağınık?
onlar kadar güzelsin diyorum.
uzayan gölgem ol,
karanlığınla bile dokun, yeter diyorum
...dinletemiyorum.
benim surdurulebilir, ulasılabilir, kafamdaki ideal sistem bu degil.
hemen anlatayım:
birbirinin hayallerini desteklemek.
birbirine inanmak.
kusurlarını corbanın tadı tuzu olarak gorup hala ona sihirli bi seymis gibi bakmak.
insanlara ikinci ucuncu dorduncu şansları vermek ama besinci sansları vermemek.
affedici olmak
sevgi dolu olmak
barıscı olmak
guzel yonlerinin ve eksilerinin farkında olup kendini sevmek ve yeterli oldugunun farkında olmak
kimseden üstün olmadıgının farkında olmak
fedakar, özgeci olmak
paylasmak -yarin yanagı haric, o benim-
hayatın her alanında sadık ve guvenilir olmak
dürüst olmak
iyilik yapmak
iyi kalpli olmaya calısmak
sırf kendini degil herkesi dusunmek
kendine hata payı bırakmak -telafisi olmıcak hatalar degil-