hayatında bir kez bile taraftarı olduğu takımının başka takım kuyrukçuluğu yaptığına tanık olmamış er kişi. zira yüzlerce kez yapmışlıkları vardır. bazılarını sol baştan say;
simtem dolayısı ile yanlışların doğru olarak enfoze edildiği ve zaman içinde benimsenildiği toplumlarda, doğruları ortaya koymak adına kendinibilir kişiler tarafından uygulanan eylem biçimine verilen ad.
(bkz: mahir çayan)
kardeşim yahu. gece gece güldürmüştür her şeye rağmen...
neymiş efendim rüyasında bizi görmüş. hasan abisinde ve bende beşiktaş forması varmış, onda da tabi. bir otobüste gidiyormuşuz, yanyana 20 koltukda.
buraya kadar normal, yanyana 20 koltuğu saymazsak...
peki ya sonrası;
tropikal bir ormana gelmişiz, yanımda paris hilton. ve çince bir şeyler anlatmışım paris'e. tropikal bir orman, yanımda paris hilton, çince konuşuyoruz ama sadece konuşuyoruz. sonra hasan abisinin yanına gidiyormuşum.
bu hasan * bende bir ibnelik olduğunu söyler dururdu da, inanmazdım. milletin rüyasına bile girmişiz. hey yavrum heey. bekle bizi hollanda... *
geçenlerde montaignenin denemelerine şöyle göz gezdirirken karşılaştığım insanoğlunun binyıllık meselesi.
---spoiler---
bir devleti hiçbir şey yenilik kadar rahatsız etmez: değişiklik hep
kötülüğe ve zorbalığa yol açar. bir tek parça bozulunca düzeltilebilir:
her şeyin özündeki bozulma ve çürüme eğiliminin bizi ilkelerimizden
uzaklaştırmasına da karşı koyabiliriz; ama koca toplumu yeniden
kalıba dökmeye, bu kadar büyük bir yapının temellerini değiştirmeye
kalkmak, düzeltecek yerde silip süpürmek, ufak tefek kusurları toptan
bir kargaşalıkla düzeltmek, hastalıkları ölümle iyi etmek, «devlet
değiştirmekten çok yıkmak isteyen» .cicero. kimselerin işidir.
dünyanın birden düzeleceği yoktur; ama insan kendini sıkan şey
karşısında o kadar sabırsızdır ki, her ne pahasına olursa olsun ondan
kurtulmak ister. binlerce örnek de gösteriyor ki dünya böyle çabuk
iyileşme aramaktan hep zarar görür: durumunda genel bir iyileşme
olmadıkça, bir an dertten kurtulması iyileşmesi demek değildir.
---spoiler---
coluk cocugun eline dusmus, kokten degistirmek anlamina gelen ideoloji mi diyim, ne diyim? ozellikle gunumuz labutcularinin * hosuna gitmeyen seyi yikmak olarak gordukleri olay. yahu kokten degisim diyoruz, bir kere adam gibi yapiyorsun, istedigin duzene gecince susup oturuyorsun. amac saga sola saldirip yikmak degil, yikmis gibi yapip yukseltmektir aslinda. anlayabilene.
bundan 20 yıl öncesine kadar büyük insanlar tarafından gerçekleştirilen ama maalesef bugün tam olarak hayatta aradığını bulamamış, elde edemediklerini "hadi devrim yapalım hacı" mantaliteli hıpır gençlerin diline plesenk olmuş olgu. bu kadar ayaklar altına almayın bunu! sen gerzekleğinle gerçekleştiremediğin veyahut hayattan elde edemediğin şeyleri "biri çıkıp bir devrim yapsın da benim gibi niteliksin zübükleri adam saysın" diye beklemek yerine nitelik nasıl kazanılır bunu önemsemek gerekir. Son 20 yılın devrimcileri havası kaçmış kocaman bir balonmuş, geç farkettik.
olursa kanlı olur diye aklımda yer etmiş kavramdır. "kavram" sözcüğünü az biraz zoraki kullanmış oldum aa dostlar hoş görün, elleşmeyin, maksat tanım olsun, kalpler kırılmasın. geçelim şimdi asıl konuya. yanar döner, kaçar gider, bi' gün diğerinden daha beter üniversite yıllarından biri işte. dersteyiz. birden dışarından bi' patırtı, bi' gürültü, bi' bağırtı ki amfideki adamın bile kolunu havaya kaldırıp naralar atası geliyor. ders neyim hak getire zati. hoca çıktı dersten, koştura koştura odasına doğru gitmeye başladı. sanki herbi şey gayet olağan ve sıradandı. oysaki ben henüz yeni yeni alışmaya başlamıştım ortama. bir koşuşturmaca ki önümdeki, ardımdaki kim bilmiyorum. olacağı buydu ya acemiyim napam, ayağım takıldığı gibi yere yapıştım. yüzüm betonun garantisinde ölece kalakaldım bir süre.betona da güven olmazmış ama kan doldu üstü birden. faili meçhul kanlar. sahiplerinin sahiplenmeyip kaçıştığı kanlar. kalkamadım yerimden. sonra biri geldi. tuttu kaldırdı. "korkma! üç şey kanlı olur."dedi. "dalak, gerdek, devrim!" obareyy benim kafa ergen sivilcelerimin sebametlen mi yoksam clear&clear'len mi yok olacağından bi adım öte basmazdı ki bu ne dedi diye kaldım ölecene. şimdilerde de ölecene kalakaldığım anlar oluyor; ama diyorum ki olursa kanlı olsun, yeter ki "devrim" olsun!