devrim

entry521 galeri16
    318.
  1. şahsımı utandıran yazar kişisi. fenerbahçe ortak paydasında buluşup ortak noktaların daha da fazla olduğunu farkettiğimdir. sağolsun varolsundur.
    0 ...
  2. 317.
  3. chelsea yi karsilamaya giden bir grup aslani canlı yayından izleyip bayağı gülmüştür muhtemelen.
    1 ...
  4. 316.
  5. hayatında bir kez bile taraftarı olduğu takımının başka takım kuyrukçuluğu yaptığına tanık olmamış er kişi. zira yüzlerce kez yapmışlıkları vardır. bazılarını sol baştan say;

    arsenal, barcelona, milan, filan.
    4 ...
  6. 315.
  7. çoluğu çocuğu muhattap alıp, 3. sınıf forum sitelerini kaale almayacak kişidir.

    yoksa kendisi 92-93 sezonunu da, ahmet çakarları da, 98. dakikada olanları da iyi bilir.

    bak ama, burak71 yazmış.. kesin doğrudur! :)
    0 ...
  8. 314.
  9. saatinin ayarı bozulmuş yazar. maç daha baslamadı...
    0 ...
  10. 313.
  11. hayatında bir kez bile değil, onlarca kez adı şike skandalına karışmş güzide kulübümüzün taraftarı.

    http://www.futbolaktif.co...x.php/topic,2034.new.html

    (3. ronaldinho fotosunun altındaki paragraf, burak71 rumuzlu yazar)
    1 ...
  12. 312.
  13. hayatında bir kez bile taraftarı olduğu takımının başka takım kuyrukçuluğu yaptığına tanık olmamış er kişi.

    yapanlar için;

    http://www.hurriyet.com.tr/spor/4300280.asp?gid=0
    0 ...
  14. 311.
  15. hayatında bir kez bile kendi takımının avrupa'da kupa kaldırdıgını görememiş er kişi.

    avrupa kupası için:

    (bkz: galatasaray müzesi)
    1 ...
  16. 310.
  17. #3977707 protokol bilgisini posta, bulvar türü bir gazeteden öğrendiğini düşündüğüm yazar.

    http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=84630
    1 ...
  18. 309.
  19. simtem dolayısı ile yanlışların doğru olarak enfoze edildiği ve zaman içinde benimsenildiği toplumlarda, doğruları ortaya koymak adına kendinibilir kişiler tarafından uygulanan eylem biçimine verilen ad.
    (bkz: mahir çayan)
    1 ...
  20. 308.
  21. kardeşim yahu. gece gece güldürmüştür her şeye rağmen...

    neymiş efendim rüyasında bizi görmüş. hasan abisinde ve bende beşiktaş forması varmış, onda da tabi. bir otobüste gidiyormuşuz, yanyana 20 koltukda.

    buraya kadar normal, yanyana 20 koltuğu saymazsak...

    peki ya sonrası;

    tropikal bir ormana gelmişiz, yanımda paris hilton. ve çince bir şeyler anlatmışım paris'e. tropikal bir orman, yanımda paris hilton, çince konuşuyoruz ama sadece konuşuyoruz. sonra hasan abisinin yanına gidiyormuşum.

    bu hasan * bende bir ibnelik olduğunu söyler dururdu da, inanmazdım. milletin rüyasına bile girmişiz. hey yavrum heey. bekle bizi hollanda... *
    3 ...
  22. 307.
  23. kök salmışı kökünden başlayarak yok etme.
    0 ...
  24. 306.
  25. doğru konusmak gerekirse sözlük avatari iğğreaunnçç * olan yazar.

    o sevimsiz $ey ne öyle.
    1 ...
  26. 305.
  27. şebnem ferah'ıma "itici" dememiş olsaydı daha çok seveceğim yazar. * yine de güzel yazıyor, seviyoruz o ayrı...
    1 ...
  28. 304.
  29. az ama öz yazan sözlüğün kaliteli eski tüfeklerinden. yazdığı her entry garip şekilde tebessüm etmeme sebep oluyor. *
    3 ...
  30. 303.
  31. 302.
  32. niceliksel birikimin, birike birike, birgun iktidarin kafasinda niteliksel bir topa donusmesi durumu.
    0 ...
  33. 301.
  34. geçenlerde montaignenin denemelerine şöyle göz gezdirirken karşılaştığım insanoğlunun binyıllık meselesi.

    ---spoiler---
    bir devleti hiçbir şey yenilik kadar rahatsız etmez: değişiklik hep
    kötülüğe ve zorbalığa yol açar. bir tek parça bozulunca düzeltilebilir:
    her şeyin özündeki bozulma ve çürüme eğiliminin bizi ilkelerimizden
    uzaklaştırmasına da karşı koyabiliriz; ama koca toplumu yeniden
    kalıba dökmeye, bu kadar büyük bir yapının temellerini değiştirmeye
    kalkmak, düzeltecek yerde silip süpürmek, ufak tefek kusurları toptan
    bir kargaşalıkla düzeltmek, hastalıkları ölümle iyi etmek, «devlet
    değiştirmekten çok yıkmak isteyen» .cicero. kimselerin işidir.
    dünyanın birden düzeleceği yoktur; ama insan kendini sıkan şey
    karşısında o kadar sabırsızdır ki, her ne pahasına olursa olsun ondan
    kurtulmak ister. binlerce örnek de gösteriyor ki dünya böyle çabuk
    iyileşme aramaktan hep zarar görür: durumunda genel bir iyileşme
    olmadıkça, bir an dertten kurtulması iyileşmesi demek değildir.
    ---spoiler---
    0 ...
  35. 300.
  36. Türkiye'nin ilk ve yüzde yüz yerli arabasının ismidir "devrim". Üreten ise Necmettin Erbakan'dır.
    0 ...
  37. 299.
  38. gerçek devrim yumrukların değil, ruhların gerçekleştireceği devrimdir.
    2 ...
  39. 298.
  40. coluk cocugun eline dusmus, kokten degistirmek anlamina gelen ideoloji mi diyim, ne diyim? ozellikle gunumuz labutcularinin * hosuna gitmeyen seyi yikmak olarak gordukleri olay. yahu kokten degisim diyoruz, bir kere adam gibi yapiyorsun, istedigin duzene gecince susup oturuyorsun. amac saga sola saldirip yikmak degil, yikmis gibi yapip yukseltmektir aslinda. anlayabilene.

    eksileme seni de deviririm. *
    0 ...
  41. 297.
  42. Türk ordusunun binek otomobil ihtiyacını karşılamak amacı da güden, ilk yerli ve seri üretim hedefiyle başlanan otomobil projesidir.
    0 ...
  43. 296.
  44. bundan 20 yıl öncesine kadar büyük insanlar tarafından gerçekleştirilen ama maalesef bugün tam olarak hayatta aradığını bulamamış, elde edemediklerini "hadi devrim yapalım hacı" mantaliteli hıpır gençlerin diline plesenk olmuş olgu. bu kadar ayaklar altına almayın bunu! sen gerzekleğinle gerçekleştiremediğin veyahut hayattan elde edemediğin şeyleri "biri çıkıp bir devrim yapsın da benim gibi niteliksin zübükleri adam saysın" diye beklemek yerine nitelik nasıl kazanılır bunu önemsemek gerekir. Son 20 yılın devrimcileri havası kaçmış kocaman bir balonmuş, geç farkettik.
    0 ...
  45. 295.
  46. odtünün stadında bütün ihtişamıyla duran yazıdır. hele hele o yazı ışıklandırıldı mı değmeyin keyfine. sabaha kadar izle dur.
    1 ...
  47. 294.
  48. olursa kanlı olur diye aklımda yer etmiş kavramdır. "kavram" sözcüğünü az biraz zoraki kullanmış oldum aa dostlar hoş görün, elleşmeyin, maksat tanım olsun, kalpler kırılmasın. geçelim şimdi asıl konuya. yanar döner, kaçar gider, bi' gün diğerinden daha beter üniversite yıllarından biri işte. dersteyiz. birden dışarından bi' patırtı, bi' gürültü, bi' bağırtı ki amfideki adamın bile kolunu havaya kaldırıp naralar atası geliyor. ders neyim hak getire zati. hoca çıktı dersten, koştura koştura odasına doğru gitmeye başladı. sanki herbi şey gayet olağan ve sıradandı. oysaki ben henüz yeni yeni alışmaya başlamıştım ortama. bir koşuşturmaca ki önümdeki, ardımdaki kim bilmiyorum. olacağı buydu ya acemiyim napam, ayağım takıldığı gibi yere yapıştım. yüzüm betonun garantisinde ölece kalakaldım bir süre.betona da güven olmazmış ama kan doldu üstü birden. faili meçhul kanlar. sahiplerinin sahiplenmeyip kaçıştığı kanlar. kalkamadım yerimden. sonra biri geldi. tuttu kaldırdı. "korkma! üç şey kanlı olur."dedi. "dalak, gerdek, devrim!" obareyy benim kafa ergen sivilcelerimin sebametlen mi yoksam clear&clear'len mi yok olacağından bi adım öte basmazdı ki bu ne dedi diye kaldım ölecene. şimdilerde de ölecene kalakaldığım anlar oluyor; ama diyorum ki olursa kanlı olsun, yeter ki "devrim" olsun!
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük