eskişehir in tülomsaş fabrikasında cemal gürsel in emri ile 1961 yılında üretilmeye başlanan türkiye nin ilk otomobil markası. bir kopyası tülomsaş ın ön bahçesinde sergilenmektedir.
ne yapalım? tüm insanları sevgiyle kucaklayabileceğimiz çağın gelişini çabuklaştırmak için insanlardan nefret etmemiz gerekiyor. yaşamın akışını engelleyen, rahat yaşamak ya da onur kazanmak için para karşılığında başkalarını satan kimseleri yok etmek gerek. haklıların yolu üzerinde eğer onları ele vermek için bekleyen bir hain bekliyorsa ve eğer onu yok etmiyorsam, benim de bir hainden ne farkım kalır?
ben savaş istemiyorum. çünkü düşmanlarımın kanı verimli değildir,hiçbir şey yaratmaz. bizim kanımız sağanak gibi toprağı sulayacak ki, hakikat boy atsın.
ama gerekli olduğunu görürsem cinayet işlemeyi üzerime alırım, adam öldürürüm.
" işleyeceğim cinayet benimle birlikte mezara gider, geleceğe tek bir leke bile sürmez. benden başka kimseyi, hiç kimseyi kirletmez !"
Mahir Çayan'a göre;
devrim ütopyasında çıkmaza girmiş devrimci gruplar yeşil bir otlağın her tarafına gaz döküp sonra ateşe verenlerdir. Çayır yanacaktır ama belli bir süre sonra sönecek, homojen ve bütünüyle bir yanma gerçekleşmeyecektir. Devrim yapmak için çayırın güneşten kavrulmasını sararmasını beklemek gerekir, o sıcakta ısınır, ısınır... Daha sonra taktiğini başarıyla geliştirmiş olana sadece ufacık bir kibriti üzerine atmak kalır. Her taraf yanar, başarıya ulaşılır.
Suyun 99 dereceye kadar azimle kaynamadan beklemesi bir evrilme sürecidir, analitik düşüncenin simgesidir, ama an gelip de 100 ü bulması, işte o aşk anı devrimin anıdır.*
--spoiler--
ben sizin devrim dediğiniz şeyin ne olduğunu biliyorum. kitap okuyanlar kitap okumayanlara gidip hadi bir şeyleri değiştirelim diyecekler. kitap okumayan fakir halk devrim yapmaya çalışacak. sonra kitap okuyanlar parlak cilalı masalarında oturup yemek yiyip gülecekler. fakir halksa yine fakir kalacak.
--spoiler--
"devirmek" kelimesinden türemiştir. normali "devirim" dir. "i" düşmüş Devrim olmuştur. kökten değişiklik anlamındadır. sadece siyasi olarak algılanmamalıdır her alanda devrim yapılabilir. tıpkı ilk mayo giyen kadının yaptığı gibi.
ülkemiz için olması gerekenin tersine işleyen olaylar silsilesi.
devrim bağımsızlık için yapılır, oysaki bizde yeşil devrim var bağımlılık için yapılan...
çarka çomak sokandan hoşlanmadık hiç bir zaman. ama çarkı yeniden yapılandırana eyvallah diyoruz...
tam bağımsız türkiye hayalleri suya düşmeye yeltenmişken belki biz gençlik onu düşmekten kurtarırız...
hem imkansız diye bir şey yoktur.
Marksist devrim teorisi hem determinist hem de (iradecidir) volantiristir. Bu ikili yön diyalektik bir bütün oluşturmaktadır. Devrimin olabilmesi için maddi bir temelin varlığı şarttır. Üretici güçler devrim için gerekli olan (belli bir) seviyede olursa devrim olabilir. Bu anlamda Marksist devrim teorisi, deterministtir. Fakat sadece devrimin zaferi için üretici güçlerin belli bir seviyede olması, objektif şartların olgun olması yetmez. Devrimin zaferi için ihtilâlci inisiyatif de gereklidir. Bu anlamda da Marksist devrim teorisi volantiristir.
Proletaryanın yönetimi ele geçirebilmesi için, üretim ilişkileri ile üretici güçlerin arasındaki çelişkinin antagonizma kazanması, son haddine ulaşması gerekmektedir. [1*] Proletarya, daha doğrusu öncü müfrezesi bu zıtlığı çözümlemek için devrimci sınıfları kendi tarafına çekerek, ileriye fırlar, karşı tarafın baskı ve cebrini devrimci şiddet ile bertaraf edip, eski devlet mekanizmasını parçalayarak, kendi politik hegemonyasını [2*] kurarak, kendi iktidarına uygun alt yapı düzenlemelerine geçerek, sınıfsız topluma kadar devrimi sürekli kılar.
"Devrim politik iktidarın ele geçirilmesidir; veya devrim bir üretim tarzından bir ileri üretim tarzına geçiştir" şeklinde karşı karşıya getirilmeye çalışılan bu iki tanım, kendi başlarına hem doğru, hem de eksiktir; ve eksik oldukları için de yanlıştır. Marksist devrim teorisinde böyle karşı karşıya getirilen bir ikilem yoktur. iktidar meselesi her devrimin ana meselesidir; ama bütünü değildir. "Proletarya ve müttefiklerinin iktidara el koymasıdır" şeklindeki devrim tanımı tek başına eksiktir ve dolayısıyla her eksik tanım gibi yanlıştır. Tarihte proletaryanın iktidarı ele geçirdiği halde sosyal dönüşümü sağlayamadığı, Paris Komünü gibi pek çok devrimci girişimi olmuştur. Bu tanıma göre bütün bu hareketleri devrim saymak gerekecektir. Aynı şekilde ikinci kavram da eksik olduğu için nitelik belirleyici değildir. Bu tanıma göre "yukarıdan devrim"le Almanya'yı feodalizmden kapitalizme yükselten Bismarc yönetimini devrimci saymak gerekecektir.
Marksist devrim anlayışı, sürekli ve kesintisiz bir ihtilâl sürecini öngörmektedir. Devrim, halkın devrimci girişimiyle -aşağıdan yukarı- mevcut devlet cihazının parçalanarak, politik iktidarın ele geçirilmesi ve bu iktidar aracılığıyla -yukarıdan aşağıya- daha ileri bir üretim düzeninin örgütlenmesidir.
işçi sınıfının tarih sahnesine bağımsız bir güç olarak çıkmasından itibaren, sosyalist harekette sapmalar daima devrim teorisinin bu ikili niteliğinden birisini abartmak veya ihmal etmek şeklinde ortaya çıkmıştır.
tel örgülerin,demir parmaklıkların
arkasında
okullarda..! öğrenciler okuyorlar..
etraflarında günün her saati polisler
ilkokullar, liseler, üniversiteler
cezaevi psikolojisinde,
polis devletiyle yaşamaya hazırlanıyor..
sokaklarda kameralar,
polisler..polisler..
gelişen şiddetten koruma amaçlı..
her girilen yerden röntgenler
vatandaşlar aranıyor..
toplumu koruma amaçlı..
evler alarmda,
kat kat kilitler..
kuşatmışız kendimizi..
korunma amaçlı..
sokağa çıkıp salına salına
on adım yürümek hayal..
çocuklar ekmek almaya gidemez olmuşlar
yedi yaşında kulağında cep telefonu
verir her dakika annesine rapor
ben iyiyim..
küresel kapitalizmin esirleştirdiği
gözler altında yaşam..! !
polisler.. kask, kalkan, zırh ve
coplarını kuşanmış..
barikatların arkasında..
panzerler çevirmiş etrafı
tazyikli su sıkılmaya hazır..
bombalar, kurşunlar ellerde
kendi insanına doğrultulmuş
bekliyor..
Emirler yüksek yerlerden..
Türkiye'de fındıkçıları..
Brezilya'da topraksızları
Fransa'da göçmenleri
ingiltere'de işsizleri
Amerika'da küresel yasa koyuculara
Karşıtları..
Mısır'da, Arabia'da emperyalizme
Başkaldırıyı..
Afrika'da milliyetçileri..
Tüm dünyada çevrecileri..
............
emirler yüksek yerlerden.! !
vatandaşa taarruz başlasın..! !
sular sıkılıyor..
meydanlar pisliklerden temizlenmek istenircesine
gözyaşı bombaları atılıyor..
eylemciler boğulmak üzere..
tepedekiler gülen gözlerle
ölü sivrisinek hayaletleri izliyor keyifle..
.....................
elleri yüzleri beyaz boyalı
siyahlar giyinmiş binlerce kadın..
eylemcilerin arasından ortaya çıkıyorlar.
yavaş çekimde..
uçarcasına
başkaldırının, özgürlüğün
muhteşem dansına başlıyorlar
...............
evrensel ruh sahnede..!
bir an,
kara bulutların kapattığı güneş
tüm aydınlığıyla ortaya çıkıyor..
ışık.. siyah ve beyaz..
büyük ruhun dünyadan görünen rengi...
polisler büyülenmişçesine donarlar
tüm dünyada insanlar aynı anda
özgürlük ve başkaldırı şarkısına başlarlar..
(#2851402) numaralı entrym hakkında tam da seçtiğim isme layık bir entry girdiğii söylemiş insan. cidden merak ediyor insan benim göremediğm bir hakaret mi gördü diye.
edit: aslında söylemek istediği başka şeymiş entry'yi baştan okudu sanırım. tam da benim şikayetçi olduğum şeyden şikayetçiymiş. ötekileştirilmeye zorlandığımızın farkındaymış.
ölümü göze alıp karşına dünyayı alıp yenileşmek için çabadır dervrim. şartlar ne olursa olsun içinde hep onu taşımaktır.aydınlığı, yeniliği, özgürlüğü...
annemin bir zamanlar öğretmenlik yaptığı ilkokul. sonra ne mi oldu; türkiye'deki tüm devrim okulları isim değiştirdi. sonra aynı okulda ben öss'ye girdim. girdiğim okulun adı; mehmet akif ersoy'du benim zihnimde adı hep devrim kalacak.