"asi karargahların uğultusudur
sabahın seher vaktinde
ilk tomurcuk çiçeğe durur
doğrulunca arkadaşlar sığınaklardan
kıpırdanınca dünya
ve halklar
sırt sırta vurunca
davranırım
davranırım coşkuyu omuzlayarak.
hücrelerimde volkanik zelzeleler
ve gözlerim ışıltısında
taze bir fidandır yaşamak
mağrur, alımlı, taze bir fidan.
kahrın penceresini aralayarak
hınçla giriyorum dünyaya
yaşlı küre çatırdıyor ağırlığımdan
ve karşı koyuyor bana
adi masallar anlatarak
saray artıkları
oysa anamın ak saçları şahidimdir
şahidimdir doğumdan giden gelinim
ve karanlık fatihalarıyla
çocuk mezarlıkları.
insan yumuşacık cinayetler düşünebilir
allahı düşünebilir
ve meczup kralları
mihrapların derin manasına oturtabilir
ama acayip gelir nedense
gökyüzü böyle sonsuz
toprak böyle bereketli dururken
cesetlerle dolu muhaceret yolları
açlık
ve insan soyunun sefaleti
işte bu yüzden işgal ordularından çözülen müfrezeler
kahraman milislere bağlar atardamarlarını
ve çekilmiş bir hançer gibi ışıldar
ve bana kanayan yaralarından
onikiye çakılmış bir kurşun olarak devrim
her günün yirmidört saatinde.
Varolan toplumsal düzenin yıkılarak yerine yenisinin kurulmaya çalışılmasıdır. Bütün devrimlerde bu hareketlerin itici kuvveti şehirlerdeki fakirler ve köylülerdir. Fakat önderliğini yapan gruba göre devrimin vardığı yer ve ulaştığı sonuç değişir. Burjuvanın ve burjuva kültürüne sahip grupların önderlik yaptığı ve yönlendirdiği devrimler sonunda gelişmiş bir ekonomiye ve demokratik bir rejime ulaşmayı sağlar. Fakat eğer devrim burjuva dışında bir grubun yönetimine geçerse bu durumda yeni kurulan rejim ya faşizm ya da komunizm olur. Yeni toplumsal durum eskisini aratır hale gelir.
solcuların yapmak istedikleri, uğrunda her yeri afişlerle doldurdukları ve çevre kirliliğine neden oldukları olgu. çevrede böyle boş hevesleri olan insanlar olmasına katlanamıyorum.
Toplumsal iradenin varolan düzene başkaldırmasıdır.Varolan düzenin silahla yıkılıp yerine yeni düzenin getirilmesidir.Devrimin 3 aşaması vardır diyebiliriz.
-Hazırlık aşaması
-Aksiyon aşaması(silahlı mücadele)
-Yeni düzenin kurulması
özellikle toplumsal boyutta bakıldığında ve bir toplum ele alınarak incelendiğinde ileriye gidiş anlamının rahatlıkla çıkarılabileceği eylemin bütününe verilen isim. bu durumun nedenini şöyle açıklayalım. tdk'ya göre devrim "evrime karşıt olarak toplumsal yaşayış ve siyasal yaşamdaki köklü değişimdir." o halde bir toplumdaki temeldeki en köklü değişimin bir üretim biçiminin değişimi anlamını elde ederiz. şurası çok açık bir toplumsal organizasyonun temel belirleyecisi konumunda insan toplumdaki bireylerin üretimdeki süreçleri yatmaktadır. buradan çıkacak sonuç temelde bir toplumun köklü bir değişimi ve alt-üst oluşu için ileriye doğru bir sıçrayışı, bireylerin içinde bulundukları üretim sürecinin kökten değişimi gerekmektedir. nitekim yeşil kuşak projesiyle harekete geçirilen iran rejimi iran'da ne üretim biçimini değiştirmiştir, ne de toplumsal organizasyonu. ancak değiştirdiği tek şey kitlelerin bilincidir, tabi bu kısımda önemlidir. ancak iran'da yaşanılanlar en cüretli ifadeyle bir karşı-devrim olarak adlandırılabilir. sonuçta devrim ileriye doğru yüzünü dönüşün ifadesidir.
en büyüğü mustafa kemalin başlattığı lakin bitiremeden vefat ettiği türk genel devrimi olan hede. bunu sırf ben demiyorum, fidel castro da diyor. en büyük devrimci de mustafa kemaldir.
"devrimi eğer bir büyük dönüşüm olarak düşlüyorsak, neyin büyük dönüşümü, devrilmesi ve inşası sorusuna yanıt aramak zorundayız. nasıl bir iktidar anlayışımız var? bir yapı gibi, güçlü kaslarla itilebilecek bir duvar, bir engel olarak mı görüyoruz iktidarı? çoğu kez, anti-kolonyel mücadelelerin tarihine baktığımızda bu duvarı itip altından kalan devrimcileri görüyoruz. hemen arkasından da ama o devrim değildi diyoruz. peki gerçekten devrim oldu mu hiç? tarih yazımının bir kavramı mıdır devrim, yoksa ağır ağır evrilen süreçlerin çok sonrasında geriye baktığımızda değişim izleklerinin kırılmasına verdiğimiz ad mıdır? ancak, yaptığına devrim diyenler var. sırf bir proje olarak devrim, tahayyülünden de besleniyor. o zaman devrim aşkı ve iradesi, devrime içkin midir? sırf bu irade, değişimi devrim mi kılar? sorular böyle gider."