aslolan devletin bekasıdır diyince bazı arkadaşlar tutturuyor "dovlet gotsal bişi deyil oglim" diye. he amk insanlığın kollektif yaşam bilincinin geldiği en optimal noktayı bizim her siki bilen arkadaşımız kötülüyor.
devlet kutsaldır arkadaşlar. toplumsal sözleşmemizin bir tezahürüdür, sistemdir, düzendir, üst akıldır, barınmanızı, yemenizi, içmenizi, sevişmenizi, uyumanızı, adam akıllı bir uğurda ölmenizi sağlayan bir mekanizmadır.
devletsiz kalırsanız 30 bin yıl önceki kabilelerde yaşayan atalarınızdan tek farkınız yaşadığınız yılın rakamsal gösterimi olur. sikimsonik ergen muhabbetleriniz ile kafa sikmeyin.
size devlet için ölün, yaşamayın sadece devleti önemseyin demiyoruz. bu bir dengedir, devlet kimsenin malı değildir, fakat sahipsiz de değildir. biz bunun derdindeyiz.
zira sağcı tayfa kefen giyip kaldırıma kola dökmekle meşgulken, bu tayfanın "devletin bekasını korumak" için seçtikleri de devletin kasasını boşaltmaktadır.
önümüzdeki seçimde görüşmek üzere "bekasever" unutkan sağcılar..
Türk devletinin diplomatik ve askeri kültürüne dair hiçbir şey bilmeyen insanların elinde peçete kağıt kalem gibi tutulur oynanır olmuş. Bundan binlerce yıl öncesinde sıkıyorsa böyle bir ağır sözcüğü ağzınıza alın bakalım. Nelerle karşılaşacağınızı dahi tahmin edemezsiniz. Akıllı olun. Büyük lokma ye ama büyük laf etmeyin.
ceberut devletin merkezi bir otoriteye duyduğu ihtiyaç ona gizli işgal kuvvetlerince duyulan ihtiyacın bir uzantısı olarak bahşedilen bir otoritedir. gizli işgal derinlik ve yaygınlığını halklar nezdinde görünmez bir biçimde arttırabildiği ölçüde emperyal kuvvetler işgal altındaki ülkeyi vekalet yoluyla yöneten milli görüntülü oligarşik diktanın bir ya da birkaç yapısal unsuruna hareket ve manevra sahalarını genişletme imkanını kendi çıkarları gereği verir. böylelikle pekişen devlet otoritesi yurdun en ücra yerinde dahi örgütsüz ideolojisiz feodal ya da kapitalist iş ilişkileriyle boyun eğmeyi içselleştirmiş geniş halk yığınları gözünde sarsılmaz, yenilmez, güçlü devlet imajını cilalayıp durur. esasen mevcut düzenden memnun olmayan halk böylelikle düzenin değişebileceğine inanmaz, devlete karşı gelmenin sonucundan çekinir hale gelir. bu da kadercilik ve şükürcülüğün gelişmesine, halktan gelen tepkilerin düzenin izin verdiği sınırlar içinde kalmasına neden olur.
devletin en ufak bir kıpırdanmayı kendine beka meselesi yaparak baskı ve zorla ezmesi, meşru bile olsa herhangi bir hak talebini gereksiz bile olsa aşırı güç kullanarak ezip önlemesi kitleler nezdinde kendi gücünü pekiştirmesini sağlamaktadır. yine gizli işgal altındaki ülkenin oligarşik dikta rejimi elinde bulundurdukları basın ve yayım organlarıyla halkların zihinlerine kendini korumak için ne kadar acımasız ve gaddar olabileceğini kültürel propaganda ve ajitasyonla işler. bunun yarattığı korku ve sinme, halkın zihninin bir dışavurumu olarak kendi dilleriyle kendi el ve ayaklarını dolayarak bağlayıp halkı hareketsiz hale getirir.
Milleti yaşatmasına bağlıdır. Millet yoksa ne devlet ne beka olur. Yahudi Cesaret Madalyalı pırasa bıyıklı BOP Eşbaşkanı yalayıcısı Tayyipist kepazeler bunu anlayamaz.