Yavru Muhalefet diye küçük görülen partinin Lideri ama kendisine "Vur de vuralım ! Öl de ölelim !" diye slogan atan Ülkücülere "Merak etmeyin onun da zamanı gelecek !" cevabıyla bütün hainlerin satılmışların vatansız milliyetsizlerin yüreklerine korku salan Bilge Lider, Bozkurtlarının Türkmen Beği adam gibi adam geleceğin Basbakanı.
bir parti düşünün ki, sözcülerine baksan mangalda kül bırakmazlar, 40 yıllık dava filan derler, ama bu partinin bırakın birinciliği, ikincilik gibi bir hedefi dahi yok, iddiası yok, böyle bir beklentisi de yok, çantada keklik gördüğü yaklaşık yüzde 10-15'lik bir kitle sayesinde meclise girip vekil maaşlarını kapan vekillerle dolu bir parti. bu partinin mensuplarına da şaşıyorum, benim partim iki seçim üçüncü olsa, o genel başkanı orada oturtmam, daha iyisi gelsin isterim, ama hiç böyle bir endişe de yok, beyimizin keyfi yerinde.
ayrıca nasıl bir milliyetçilikse, türkiyenin dörtte üçünde yok, çoğu şehirde ilk üçte bile değil, istanbulda bdp mi hdp midir nedir, böyle bir partinin bile gerisinde kalması ayrı bir trajedidir, ankara da ha keza aynı. istanbulla ankaranın oy toplamına bakarak, milyonlarca nüfusu olan iki şehirde toplamda yüzde 15 bile oy alamamış ve hala bu genel başkanın sözlerine itibar ediliyor, başarılı olduğu filan söyleniyor, sonra da avrupada şöyle oluyor böyle oluyor diye hariçten gazel okuyorlar, devlet bahçeli ancak türkiyede iş yapar, çünkü batıda başarısızlığa tahammül yoktur.
edit: koca türkiyedeki 81 vilayetin 8 tanesini filan aldı diye kendisini başarılı görecek kadar geri zekalı değilim. iç anadolu, karadeniz, ege gibi yerlerde bile fiyasko yaşamıştır.
başarısız olduğu ve kötü muhalefet yaptığı iddia olunan siyasetçi.
Bunu iddia edenlerde üstün siyasi bilgileri ile süper tespitler yapıyorlar saygı duyuyorum. Ancak MHP Devlet bey sayesinde tarihinde hiçbir zaman alamadığı oyu almıştır. tam 5.585.513 kişi mhp'ye oy vermiştir siyaseti sayesinde.
ilkeli ve onurlu duruşu biz ülkücülere yeter! Sırf oy almak için çeşitli entrikalara giren bir siyasi lideri MHP kabul edemez.
Ayrıca mhp nin başına kim gelirse mhp daha yüksek oy alır biri bunu yazsın bende faydalanayım.
Devlet bey gayet düzgün bir dille ilerleyen yaşına rağmen şehir şehir ilçe ilçe gezerek derdini anlattı dinlemek isteyenlere. Anlamayanlar anlamıyor devlet bey ne yapsın?
Bunca rezilliğe rağmen gidip akp ye oy verdi birçok kişi. Bahçeli değil başkası da olsaydı aynı olacaktı.
Son konusmasinda; "bunlar yakinda istanbuldaki susuzluk icin de 'sulari buyukbaslar icti' ondan susuz kaldik derler" gondermesiyle "trafoya kedi girdi" diyen bakana ve iktidara verdigi ayar muthisti..
ülkeyi dolaşarak iktidar olunmayacağını bilmesi gereken genel başkandır.
mühim olan halka yakın olmaktır, yani gittiğin yerde köylüleri selamlamakla ülke dolaşılmaz, bir samimiyetin olması lazım, bunu kazanmak için önce yanına el öpmeye gelen aynı tipteki adamları tokatlaması gerekir, sırf o pozla milyonları kaybediyor benden söylemesi.
sokaktaki insanlarla diyaloğu çok zayıf, onu eleştirmiyorum, yapı meselesi, ben de öyle biriyimdir, fakat erdoğan ve geçmişteki bazı siyasiler gibi halkın arasına karışabilecek bir tip değil. halkın gözünde simgesel bir yeri yok, heyecan yaratmıyor, misal bir karaoğlan değil, ne biliyim demirel gibi toplumda fanatikleri yok, hele erdoğan gibi hiç değil. yeni bir şey söylemiyor, yaptığı tek şey karşı çıkmak. bişeye karşı çıkıyorsan onun yerine yeni bir şey söylemen gerekir, öyle yuvarlak laflarla "hallederiz" tripleriyle olmaz o iş..
mhpnin ekonomik politikası nasıl olacak bilen beri gelsin. işçiye memura maaş yapcam gibi klasik tezleri kastetmiyorum, zira onlar ekonomik politika değildir. özelleştirmeye nasıl bakıyor, abd ile ilişkilere nasıl bakıyor, doğu ve güneydoğuda neredeyse yüzde 1 oranlara düşmüş bir parti olarak iktidara gelse oraları nasıl yönetecek, nasıl hitap edecek hiç bişey belli değil..
böyle tiplerin derdi sadece gemiyi yürütmektir, yeni bir hayali yoktur, bir projesi yoktur, az olsun benim olsun kafası işte bu. ki bunu uygulamalı olarak geçmişte gördük. hem bahçeli hem de kılıçdaroğlu, erdoğanın paçasını çekiştirerek iktidara gelme hastalığından kurtulmalıdırlar, yeni bir şey söylemeliler, yoksa biz her seçim böyle şeyler yazarız.
gelecek seçimde mhp ikinci parti olur diye hayal bile kurmayan bir taban ve seçmen kitlesine sahip olmanın da avantajları yok değil. düşünsene türkiyede iki tur at, üçüncülük garanti, meclis garanti, çorba kaynıyor. hala bahçeli geldi mhp oyları arttı diyen andavallar var. şu çözüm süreci olmasa o oyu da alamayacak, oy aldığı kesimin genelde 25 yaş ve altı olması da düşündürücü tabi.
siyasetin orospusu olmamıştır hiç bir zaman. beceremiyor yapamıyor diye bu adamları atacak değiliz. yetim hakkı yemeyen, pislik yapmadan siyaset yapmak isteyen adamdır.
Diyebiliriz ki, ilk Meclis Türk milliyetçiliğinin Cumhuriyetten önceki en önemli başarısıdır.
ilk Meclisin saygın yapısında bölücülük için bahane arayan Başbakan önce millet nedir, milliyet ne anlama gelir, vatan, bayrak ve bağımsızlık neyi gerektirir sorularına cevap aramalıdır.
Devlet kuran, vatan kurtaran iradeye saygı duymadan Türkiye Cumhuriyetinin esaslarına ve ilkelerine nankörlük yapmak birinci dereceden suç ve ihanettir.
Başbakan Erdoğan yeni bir şey arıyorsa, yeni düşü kuruyorsa önce eskimiş, pörsümüş, tavsamış, kararmış, suyu çıkmış vicdanını ve anlayışını gözden geçirmelidir.
Bizim eski diyerek vazgeçeceğimiz bir şey yoktur.
Bizim yeni diye maceraya atılıp geçmişin üzerine sünger çekecek halimiz, düşüncemiz ve vaktimiz de yoktur.
Türkiye Cumhuriyeti hem yenidir, hem de tarih kadar eskidir.
Türkiye Cumhuriyeti hem körpedir, hem de nesiller arasındaki en sağlam köprüdür.
Hunlardan Selçuklulara kadar bir cevher gibi asırları süsleyen, bir yıldız gibi insanlığa ışık saçan Türk-islam devletleri bizim şanlı sayfalarımızın yüz aklarıdır.
Osmanlıdan Cumhuriyete kadar tüm yaşanmışlıklar bize aittir ve bizi yansıtmaktadır.
Üç Hilal ve Ay Yıldızlı Al Bayrak tamir edilemez bir tezadın değil aynı kader yolculuğunun birbirini takip eden iki şeref ve bağımsızlık sembolüdür.
Erdoğan bilmelidir ki, ne dünümüzden taviz veririz, ne bugünümüze yeni kavramının içine tuzaklanmış parçalanma ve yok oluş tezgahına aldanarak sırt döneriz.
Ne Ötükeni bırakırız, ne Ahlattan vazgeçeriz, ne Malazgirti unuturuz, ne Söğütü kenara iteriz, ne de Ankaraya yüz çeviririz.
Biz insanlığa zafer nasıl kazanılır, hükümran nasıl olunur öğretmiş bir milletiz.
Biz yeryüzüne adalet ve iyi yönetim getirmiş bir kudretiz.
Biz yenilgilerin külünden Anka Kuşu gibi doğan, Recep Tayyip Erdoğan gibilerini elinin tersiyle itmeyi başarmış, başarmaya azmetmiş büyük Türk milletiyiz.
Mazisini tersleyerek, yeni sakızı çiğneyerek, dileklerinden ve derinlere tutunmuş kültürünü kötüleyerek var olmuş bir milleti bize kimse gösteremeyecektir.
Yeni Türkiye diyenler önce kendi kirlerini temizlemelidir.
Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlıdan bir kopuş veya makas değişikliği değil, bilakis dünü tamamlayan, zorunluluktan mecra değiştirmiş, yeniliği asla geçmeyecek, hukukun üstünlüğüne göre teşkilatlanmış milli ve üniter bir devlet modelidir.
istiklal mücadelesi veriyorum, Yeni Türkiyeyi kuruyorum sözleri hem tarihe, hem millete, hem de geleceğimize en acımasız saldırı ve hazımsızlıktır.
Buna da bizim izin vermemiz mümkün değildir.
Milletin istiklali karşısında en vahim engel, en ciddi duvar kendi ikballerinin peşi sıra gidenlerdir.
Türk milleti bunları görmektedir.
ekleme: eline bıçak versen tavuk kesemeyecek adamlar "ülkücüleri sokağa dökmüyor yeaaa" diye eleştiriyor.
çok istiyorsan in sokağa kardeşim seni tutan mı var?