Diyebiliriz ki, ilk Meclis Türk milliyetçiliğinin Cumhuriyetten önceki en önemli başarısıdır.
ilk Meclisin saygın yapısında bölücülük için bahane arayan Başbakan önce millet nedir, milliyet ne anlama gelir, vatan, bayrak ve bağımsızlık neyi gerektirir sorularına cevap aramalıdır.
Devlet kuran, vatan kurtaran iradeye saygı duymadan Türkiye Cumhuriyetinin esaslarına ve ilkelerine nankörlük yapmak birinci dereceden suç ve ihanettir.
Başbakan Erdoğan yeni bir şey arıyorsa, yeni düşü kuruyorsa önce eskimiş, pörsümüş, tavsamış, kararmış, suyu çıkmış vicdanını ve anlayışını gözden geçirmelidir.
Bizim eski diyerek vazgeçeceğimiz bir şey yoktur.
Bizim yeni diye maceraya atılıp geçmişin üzerine sünger çekecek halimiz, düşüncemiz ve vaktimiz de yoktur.
Türkiye Cumhuriyeti hem yenidir, hem de tarih kadar eskidir.
Türkiye Cumhuriyeti hem körpedir, hem de nesiller arasındaki en sağlam köprüdür.
Hunlardan Selçuklulara kadar bir cevher gibi asırları süsleyen, bir yıldız gibi insanlığa ışık saçan Türk-islam devletleri bizim şanlı sayfalarımızın yüz aklarıdır.
Osmanlıdan Cumhuriyete kadar tüm yaşanmışlıklar bize aittir ve bizi yansıtmaktadır.
Üç Hilal ve Ay Yıldızlı Al Bayrak tamir edilemez bir tezadın değil aynı kader yolculuğunun birbirini takip eden iki şeref ve bağımsızlık sembolüdür.
Erdoğan bilmelidir ki, ne dünümüzden taviz veririz, ne bugünümüze yeni kavramının içine tuzaklanmış parçalanma ve yok oluş tezgahına aldanarak sırt döneriz.
Ne Ötükeni bırakırız, ne Ahlattan vazgeçeriz, ne Malazgirti unuturuz, ne Söğütü kenara iteriz, ne de Ankaraya yüz çeviririz.
Biz insanlığa zafer nasıl kazanılır, hükümran nasıl olunur öğretmiş bir milletiz.
Biz yeryüzüne adalet ve iyi yönetim getirmiş bir kudretiz.
Biz yenilgilerin külünden Anka Kuşu gibi doğan, Recep Tayyip Erdoğan gibilerini elinin tersiyle itmeyi başarmış, başarmaya azmetmiş büyük Türk milletiyiz.
Mazisini tersleyerek, yeni sakızı çiğneyerek, dileklerinden ve derinlere tutunmuş kültürünü kötüleyerek var olmuş bir milleti bize kimse gösteremeyecektir.
Yeni Türkiye diyenler önce kendi kirlerini temizlemelidir.
Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlıdan bir kopuş veya makas değişikliği değil, bilakis dünü tamamlayan, zorunluluktan mecra değiştirmiş, yeniliği asla geçmeyecek, hukukun üstünlüğüne göre teşkilatlanmış milli ve üniter bir devlet modelidir.
istiklal mücadelesi veriyorum, Yeni Türkiyeyi kuruyorum sözleri hem tarihe, hem millete, hem de geleceğimize en acımasız saldırı ve hazımsızlıktır.
Buna da bizim izin vermemiz mümkün değildir.
Milletin istiklali karşısında en vahim engel, en ciddi duvar kendi ikballerinin peşi sıra gidenlerdir.
Türk milleti bunları görmektedir.