ne "halk fırkası" (parti değil hususen fıkra), ne kemalistler, ne laik teyzeler; fanatik partizanlara, selami öztürk' ün fener alayına, chp resepsiyonuna, kent kortejindeki azgın add' lilere, her bayram farklı bir şapşallıkla çıkan cumhuriyet ceridesine, ulusal kanal' a, işçi partisine, genelkurmay başkanlığı iletişim daire başkanının devrik cümlelerine, art' ye, hulki cevizoğlu' na, nur serter' e rağmen,
"Atatürk, Mudanya yolu ile Bursa'ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kütlesi iskelede etrafını çevirmiş bulunmakta idi. Bir kadının, elinde bir kâğıtla Atatürk'e yaklaştığı görüldü. Zayıf bir kadındı. Ata'nın yolunu keserek titrek bir sesle:
- Beni tanıdın mı oğul? dedi... Ben sizin Selanik'te komşunuzdum. Bir oğlum var: Devlet Demir Yolları'na girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz. Fakat Müdür dinlemedi. Oğlumu yine işe almamış... Ne olur bir kere de siz söyleyiniz.
Atatürk'ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı. Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle:
- Oğlunu almadılar mı? dedi. Ben salık verdiğim halde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş... Çok iyi yapmışlar... işte Cumhuriyet böyle anlaşılacak...
Kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu. Ve Atatürk adeta kendinden geçercesine dolu bir sesle:
- işte Cumhuriyetten beklediğimiz sonuç... diyordu."
arkasında holding desteği sanıldığının ya da sandırıldığının aksine bol gazete.
öncelikle cumhuriyet vakfının altın hisse sahibi olduğu holdingleri var.
yeni gün holding a.ş yönetim kurulu üyeleri:
erol erkut, ilhan selçuk, ibrahim yıldız, akın atalay, alev coşkun, günay çapan
firmanın iş konusu: esas itibari ile görüntülü, sesli, basılı ve elektronik iletişim araçları ile yayıncılık faaliyetleri göstermek üzere kurulmuş ya da kurulacak şirketlerin sermaye ve yönetimine katılarak bunların yatırım....ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler.
* vakıf, holding içinde değişmez ve imtiyazlı olarak yüzde 10 hisseye sahiptir.
* holding, cumhuriyet gazetesini yayınlayan yeni gün haber ajansının mali işlerini koordine eder, hiç bir şekilde yayın politikasına karışmaz.
* cumhuriyet gazetesinin yayın ilkelerinin uygulamasını yayın kurulu yapar. yayın kurulu, vakıf tarafından atanmıştır ve bu konudaki tek yetkilidir.
* holdingin yüzde 10u vakfa ait olan imtiyazlı hisselerinin dışındaki dağılımda, bir ikinci yüzde 10 da cumhuriyet okurlarına aittir. bu kişilerin sayısı 240tır.
* holding hisselerinin yüzde 20lik bir bölümü kasım 2000 tarihinde günay çapana satılmıştır.
bilinen diğer ismen ortaklıklar
inan kıraç - % 7 pay sahibi koç grubu vehbi koç'un damadı olup, aynı zamanda koç grubunda yıllarca üst düzey yöneticilik yapmıştır.
turgay ciner - %18 pay sahibi ciner grubu sabah gazetesi ile atv'nin eski sahibi, habertürk'ün mevcut imtiyaz sahibi
kenan tekdağ - park yatırımı temsilen yönetim kurulu üyesi ciner grubu ciner grubu medya grup başkanı
mehmet emin karamehmet - % 9 pay sahibi çukurova grubu akşam ve güneş gazeteleri, show tv, skytürk tv, turkcell'in sahibi
osman berkmen- karamehmeti temsilen yönetim kurulu üyesi çukurova grubu yönetim kurulu başkan vekili
gürbüz çapan - % 8 pay sahibi eski esenyurt belediye başkanı olup, ergenekon operasyonu kapsamında tutukludur.
zekeriya temizel - yönetim kurulu başkan yardımcısı eski maliye bakanı, bddk eski başkanı ve eski dsp milletvekili. halen cumhuriyet gazetesinde köşe yazıları yazıyor.
ayrıca spekülasyon dahilinde olsa da daha başka medya patronu ve holding sahiplerinin de hissesi vardır.
modern çağın en yaygın yönetim biçimi. eksikleri, dezavantajları aslında avantajlarından fazla olsa da diğer yönetim biçimlerine göre kötünün iyisi olarak görüldüğünden ve hatta öyle de olduğundan büyük çoğunlukla tercih edilir.
"dün galata rıhtımında dolaşan garip kıyafetli bir adam herkesin nazarı dikkatini celbetmiiştir... arkasında eski bir kaput, ayaklarında kalın kunduralar ve başında da deve tüyü renginde ketenden şekilsiz bir kasket bulunan bu adam karışık sakallı, uzun ırnakları ve garip tavurları ile de ayrı bir hususiyeti haizdi... bir çok kimselerin kendisini marak ile yakından tetkik ettikleri bu adamın başındaki kasketi de arap harfleri ile ve siyah mürekkeple, 'serseriler kralı ibrahim' yazılı idi."
halkın kendi kendini yönettiği yönetim şekli. halk kendisini vekil tayin ettiği kişilerce yönetir. türkiye büyük millet meclisi de bunun için kurulmuştur.
ulusal demeyi tercih ettiği için paçayı ele vermiş cumhuriyet, bakın nasıl:
"ve bu paça öz itibariyle, asker postalına girmeye hazır paçadır!
Amaç, 'öteki' nefreti körükleyen o 'ulusalcılık' ideolojisini sıradan kılmaktır.
Yani, sanki pek masumane bir 'Türkçeleştirme' (!) işlemiymiş gibi, 'milli maç' tabirinin 'ulusal maç'a dönüştürmekle çok usta bir Ali Cengiz oyunu tezgâhlanmış olur.
Bilinçaltına, şu yeni bitme 'ulusalcılık'ın, onunla akrabalığı hayli uzaktan olan klasik 'milliyetçilik'le aynı şey olduğu fikri şırınga edilir ki, birincisi ikinciden adam apartabilsin.
Zaten bizimkilerin taklit ettiği bu tür kumpasların eski örnekleri de tarihte sayısızdır."
(bkz: hadi uluengin)
bunu yazdıktan bir gün sonra öğreniyor ki liboş hadi, cumhuriyet bunu çok uzun yıllardır böyle kullanıyor, özür diliyor bu sefer de. ama cumhuriyet düşmanlığının yaklaşımını da ele veriyor.
aslında cumhuriyet gerçekte pkk'lı. pkk'yı onlar kurmuş bile olabilirdi ya hani zaten. cumhuriyet otuz yıldır pekaka yerine pekeke yazar! işte delil, vurun hadi ulan vurun!
her gün baştan sonra okuduğum ve arşivlediğim 3 gazeteden biri olan yayın organı. (diğer ikisi de taraf ve hürriyet'tir)
en başta söyleyeyim, niyetim kesinlikle taraf'ı savunmak değil. ama bu gazeteyi eline bile almadan eleştiren kişiler için aşağıda yazanların da bir faydası olmayacağından, her zaman yaptığınız gibi "hiç okumadan" doğrudan eksileyebilirsiniz.
geçelim konuya,
kimse cumhuriyet'in kusursuz bir gazete olduğunu iddia edemez, tabi taraf için de aynı şey geçerli. yakından takip ettiğim iki gazete de zaman zaman yeni şafak çizgisine gelmeyi başarmışlardır. ama gelin görün ki bir bakarsınız burada, başka sözlüklerde varsa yoksa tarafın istemeden de olsa reklamı yapılır, cumhuriyet hiç ama hiç konuşulmaz, eleştirilmez. bu sözlükte cumhuriyet hakkında en son entry 2 hafta önce girilmiş, taraf desen her gün sol frame'de, düşünün. ha bir de tarafı eleştirenler "ben taraf okumam" diyen ilerici(!) yazarlar olunca eleştirinin kalitesi de yerlerde oluyor, o da ayrı.
oysa ben daha iyi bir cumhuriyet istiyorum! bunu özensiz haberleri ve çoğu görüşüne katılmadığım yazarlarıyla beni hasta eden taraf'ın kapatılmasından, aranmasından, baskıya uğraması ve tehdit edilmesinden daha çok istiyorum. uğur mumcunun cumhuriyetini geri istiyorum! hepsi bu...
yeri geldiğinde insanları dinci diye yaftalayan ama genelkurmay başkanıilker başbuğ'un dünkü açıklamasında sarf ettiği "talimnamelerimizden taarruzla ilgili bölüme baktığımız zaman, özellikle hücum bölümü, biz askere ne dedirtiyoruz? 'allah allah diye' taarruz ettiriyoruz. ordu nasıl allah'ın evine bomba atmayı düşünür? vicdansızlıktır, lanetliyorum" gibi cümleler hakkında tek kelime etmemiş yazarlara sahip gazetedir. başbakan tünel açılışını "ya bismillah" diyerek yapar, "tüneli 'bismillah' diyerek açtı" diye habere başlık atarsınız. yazsanıza hadi şimdi de "genelkurmay kâzım karabekir için düzenlenen anma töreninde 'allah allah' dedi" diye. noldu, sustunuz?
''kahraman türk ordusu bütün memlekette dün gece sabaha karşı idareyi ele aldı''
80 darbesini okuyucularına bu başlıkla duyurmuş gazetedir. ne kadar da çağdaş!
Ayrıca bu gazete ikinci dünya savaşı sırasında nazi yanlısı yayınlar da yapmıştır.
o değil de arkadaş bize ilkokulda milletin iktidarı olduğunu öğretmişlerdi. şimdi bi düşüneyim dedim de öyle bişe yok ya. parti başkanı seçiyor birini alın buna oy verin diyor seçmen de ona oy veriyor. ee hani halkın iradesiydi cumhuriyet.
gene güzel bi ilkokul şiirimle bitireyim
ılgaz anadolunun sen güzel bir dağısın.
baharla yer yüzünde o cennetin bağısın.