biri yönetim biçimi olan rejimin adıdır. halk kendini yönetecek temsilcileri seçer ve onlar tarafından yönetilir. halk "bugün devlet benim için ne yaptı" sorusunu rahatça sorabilir.
diğeri bir diktatörlük tipi olan ideolojinin adıdır. kuran güç halkı yönetir. halktan temsilci almaz. kendinden olanları kadrolara yerleştirerek devamlılığını sağlar. bu tür diktatörlükte "bugün ülken için ne yaptın" sorusu sorulur. geçenlerde jandarma komutanlığının önünde bu yazıyı görünce ne olduğumuzu daha iyi anladım.
ertuğrul özkök'ün mustafa balbay'ın ankara temsilciliğinden alınmasıyla ilgili yazdığı pazar günkü yazıya, pazartesi günü hiç de hoş olmayacak şekilde karşılık veren gazete.
özkök gayet içten, hiç de sataşma olmadığı bir yazı yazarken cumhuriyet'in hem hikmet çetinkaya hem de ilk sayfada cumhuriyet başlığıyla aşırı tepki vermesi hiç yakışmadı. ondan sonra neden cumhuriyet böyle diye oturup düşünmenin bir manası yok.
ikinci dünya savaşı sıransında nazileri, hitleri ve mussoliniyi öven gazete. ayrıca aynı dönemde nazım hikmetin remini bastırıp doya doya tükürünü gibi bir haberde yapmışlığı vardır.
cumhuriyet alması, okması ve anlaması zeka gerektiren bir gazetedir. türkiye'de ki diğer yazılı basın gibi mecraları gibi kişi veya kurum yanlısı haber yapmaz. cumhuriyet gazetesi eğer bir 'yan'da olacaksa o da yine cumhuriyetin yanıdır. kişilerin, kurumların veya benzeri olguların yücelticisi, pohpohlayıcısı değildir. nebileyim, farklıdır cumhuriyet. okuduğunuz zaman gerçekten gazete okuyorum diyebileceğiniz bir gazetedir. köşe yazarlarını, makaleleri okduduğunuzda 'ne güzel abi kimsenin insanlarla işi yok işimiz kavram ve olaylarla' diyebileceğiniz bir gazetedir. bilimi, ilimi baz alarak doğruyu bulmak ve bunu okuyucusuna yansıtmayı ilke edinmiştir cumhuriyet... gazetedir yani.
ismini atamızın verdiği, cumhuriyeti savunmak adına partilerden daha çok muhalefet yapan, "zaman"ları aşmış gazete.atamızın isimlendirdiği bir gazeteyi zaman gibi bir paçavrayla kıyaslayanlarla aynı havayı soluduğum için utanıyorum!
cumhurun idaresi adı altında cumhurun sömürülmesidir.
cumhur önüne dizilen üç beş kifayetsize oy vermekten başka hiçbir hakka sahip değildir.
kifayetsizlerin dilinden düşürmediği beni cumhur seçti ifadeside çıkmazın abidesidir.
anlamı halkçı manasına gelmesine rağmen bireyi ezmek ve devleti yüceltmek üzerine kurulu olan faşizan ögeleri ağır basan bir rejim. tabi bu rejimi uygulamak ve desteklemek için doğan medyası ve cumhuriyet gazetesi gibi oluşumlara ihtiyaç var. yoksa halk uyanıp durumu farkeder.
demokrasi isteyip bu rejime karşı çıkarsanız hepsi üzerinize akbabalar gibi üşüşür. orhan pamuk'a olduğu gibi nobel ödülü alırsınız, ülkenizde vatan haini gösterilip dışlanırsınız. kimse size medyada söz hakkı verip savunmanıza izin vermez. vatan haini gösterilince çekip gitmezseniz hrant dink'e yapıldığı gibi tetikçiye canınızı emanet ederler... veya musa anter gibi bir arka sokakta öldürülürsünüz.
vakit gazetesinin tam zıttı bir misyona sahip olduğu söylenen ve bu yüzden şahsına ağır hakaret edilen gazete. bir kere cumhuriyet gazetesini vakit gazetesiyle aynı kefeye koymak ve bu ikisini karşılaştırmak başlı başına bir talihsizliktir. zira cumhuriyet gazetesi karşı olduğu fikirlere hiçbir zaman hakaret etmemiş ve onları küçümsememiştir. vakit gazetesi ise sevmediği adamlara karşı "i. selçuk öldü" gibi aşağılayıcı ve terbiyesizce bir tavır bile takınabilir, üstelik hiç de gocunmaz.
"biz camiden amerika'dan yardım almıyoruz kendi yağımızda çileler çekerek kavruluyoruz" diyerekten kendi nemalarının nereden geldiğini hiç düşünmeyen ve düşündürtmeyen bir kısım iyiniyetsizlerin okuduğu gazete.ayrıca çok okunduğuna inanır.az satılıyor cümlesi baskın çıkınca verecekleri cevap sabittir. bir okuyucun ki o okuyucu "muhteşemdir, süperzekadır, aydındır, vatanını milletini çok sever, kendisi haricindekiler kesinlikle abd ajanıdır, düşmandır ve her konuda didaktik yorum yapabilen bir okuyucu kitlesidir." bu nedenle her bir okuyucunun bin kaplan gücünde olduğu kesinlikle yüzde yüz, binde olabilir hatta ki oraya geliyordum zaten, o bir okuyucunun binle çarpılması gerektiğine inanılan ve bu nedenle yapılan çarpımlar sonucunda duayen ve lider olan bir gazete.Türkiyenin 1(000) numaralı gazetesi.
'Bunların alelade hayvanlar gibi basit sevk-i tabiilerle işleyen his ve
dimağlarının tezahürleri, ne kadar kaba hatta abdalca düşündüklerini
gösteriyor... Çiğ eti biraz bulgurla karıştırıp öylece yiyen bu adamların
Afrika vahşilerinden ve Yamyamlardan hiç farkı yoktur'
zamanında kürtler için böyle demiş yazarlarından biri köşesinde.
son zamanlarda sanal alemde görülen bir reklamla tekrar tehlikenin farkına varmış olan gazete. iyiki var diyeceğim ama 8 yıldır içini ve içimizi kararttı "türkiye cumhuriyeti" karanlığa gidiyor diye ama karalamaktan başka birşey yapmayan bir gazete oldu gitti. varlığı türkiye cumhuriyeti devletinin varlığına armağan olsun... güzel günler görsün güneşli günler yeterki içimizi karartmasın...
türkiye'de ismi dışında hiç bir zaman tam anlamıyla uygulanamamış sistem. Ordu etkisinde siyaset, bir siyasi partinin programı olduğunu söyleyen anayasa, 6 ok'a bağlı yüksek yargı, insanların inancını yaşama biçimine karışan devlet ve halka hiç bir zaman güvenmemiş siyasiler.
Cumhuriyetten çok monarşik sistem ile yönetildiğimizin işaretleri bunlar. Osmanlı bile, bilhassa son döneminde bizden daha cumhuriyetti.
Adını Atamızın verdiği gazetedir.
Önceki adı Yenigün idi.
Okurları ona bir dergi gözüyle bakar.
Yazarları saygındır.
Satılık kalem yoktur.
Ülkenin en saygın gazetecilerinden, Mustafa Balbayın yazdığı gazetedir
Bütün yazarları birer öğretmen, beynn içini aydınlatan bir kılavuzdur.
Cumhuriyette yalan dolan, entrika, hile.. yoktur.
Doğruluk, dürüstlük, Cumhuriyetin sağladığı onur ve erdem vardır.
Asil gazetedir.
yurdunu ve ulusunu seven bütün türkler gibi atamızın yolundadır ve onun ışığıyla bizi aydınlatır ve ısıtır.
aylardır hayır propagandası yapıp geçici 15. madde yeni anayasa ile ortadan kalkınca 12 eylülcüler için "hesap versinler" manşeti atan gazete. allah akıl fikir versin.
cumhuryetin ilk yıllarının milliyetçi gazetesi. hatta milliyetçiliği ırkçılığa yakındır.
atatürk ve türkler hakkında yazdığı birçok güzel yazı, yaptığı birçok karikatür vardır. bir ikisi;
...O'na 'Bozkurt' diyorlar çünkü bozkurt, vakti ile Asya steplerine uzanan ırkın sembolüdür.
..O, ırkının tarihe verdiği, meşhur ve dehşetli örnekler gibi, Timurlenk ve Cengiz Han gibi kırıp geçirici bir kudret sahibi olan bu genç Türk de ecdadının varisi olmaya layık bulunduğunu ispat ediyordu.
..Yunan istilasını silip süpürdüğü gibi, Kürt istilasını da bastırdı. (Cumhuriyet gazetesi, 15 Aralık 1933, s.1 ve 5)