zaman gazetesine göre az tiraj yapan bir gazetedir. bunun sebebi ise zaman gazetesine bir ailede 3-4 kişi tarafından abone olunup ,bu gazete fetoşa gelir getirmesi için satın alınmaktadır.
bakıldığında resimden çok yazı olan tek gazete. çünkü içinde bilgi vardır, haber vardır,tartışma vardır, düşündürücü gerçekler vardır. işte bu sebebten dolayı hala dimdik ayakta.
türkiye cumhuriyetiyle yaşıt, atatürkün isteğiyle kurulmuş gazete. cumhuriyetin erdemlerini halka yansıtmakta biyük bir payı olan çok değerli yazarlara sahip gazetemiz. uğur mumcu unutulmazların içindedir.
geçmiş yıllarda sahıp olduğu uğur mumcu gıbı aydın nıtelıklı gazetecılerın etkısıyle turk basın tarıhıne "aydınların gazetesı" olarak geçen ve artık bu ımajını kaybetmiş olan turk basının kendı etrafında donen en statukocu gazetesı. bunca yıldır serıat gelıyor naralarıyla bır korku ımparatorluğu ınsa edıp bundan kendıne pay çıkartma devırlerı artık geçerlılığını yıtırdı. ınsanlar artık çozumsuzluğu cozum olarak goren benden olmayanı "vatan haını " olarak nıteleyen karanlık odaklara prım vermıyor. halkın içinde halkın sorunlarıyla ılgılenmeyı bırakarak askerın içerısınde "toplum muhendıslığınden" pay almaya çalışmak gunumuzde gazetecı faalıyetı olarak sayılmıyor. her gelen sağ ıktıdarı aynı nıtelıklerle yaftalamak ve bunun yararttığı çamur ızıyle turk sıyasetının onunu kapamak ve kaybolmasından çekındığınız ımtıyazlarınızın sureklı hale gelmesı için bu ulkede yarattığınız sıyası atmosfer dağılmak uzere. cumhurıyet baslığının altında çalışıp halkı "cahıller ordusu" olarak gormek ve ıttıhatçıları aratmayacak tavırlarla yonetıme talıp olduğunu ve bunu nıtelıklı azınlığın onayı ıle yaptığını soylemek "cumhurıyet" ın o anlamlı yapısına ıhanet oluyor. hiç hatırlıyor musunuz cumhuriyet gazetesının son yıllarda bır gazetecılık basarısıyla gundeme geldığını, gerçekten halk için bırseyler yaptığını? hiç hatırlıyor musunuz ısmıne yakısır bır edayla en azından "cumhura" saygı için bır sıyası olgunluk gosterdığını? hayır çunku ne oyle bır basarı var ne de gosterdığı bır sıyası olgunluk. nerde ayrıştırma, çatışma toplum muhendıslığı var cumhurıyet orda. çunku hala korkuyor. ımtıyazını kaybetmekten korkuyor. o da her kemalıst bunye gıbı değişime dırenıyor. ne demıştık;" kemalıstlerın devrımcılığı devrım sırası kendı ımtıyazlarına gelınceye kadardır".
cumhuriyet demokrasi değildir. bir çok yerde cumhuriyet için demokrasi bakınızı vermiş yazarlara bakmayın.
örnek vermek gerekirse; çin halk cumhuriyeti, ırak cumhuriyeti*, iran islam cumhuriyeti, angola cumhuriyeti, mısır cumhuriyeti, Kolombiya Cumhuriyeti, Komorlar Federal islam Cumhuriyeti, Kongo Halk Cumhuriyeti, Kore Cumhuriyeti (Güney), Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Kuzey), Kosta Rika Cumhuriyeti, Küba Cumhuriyeti vb. bu ülkelerde demokrasi var mı?
tanım da yapalım. cumhuriyet; kurucusunun halk olduğu iddia edilen ülkelere verilen isimdir.
1. bir yönetim biçimi kökeni res publica dır yani halkın işi demektir yönetimde halkın etkili olması esasına dayanır
montesque iki cumhuriyet biçimi saptar a)aristokrasi b)demokrasi bunların bozulmuş biçimleri oligarşi ve anarşidir
türkiyenin bu şekilde yönetildiği iddia edilir tabii aristokrasi diyenler olacaktır ama montesque de her yönetim biçimine bir ahlaki ilke karşılık gelir ve bugünkü muhafazakarların yolsuzluklarına bakarsak olsa olsa oligarşi olarak adlandırılabilir çünkü ne demokrasi nin ne de aristokrasinin yasalarının ruhu ve ilkeleri egemendir
2.atatürk tarafından kurdurulan siyasi gazete baş yazarı ve imtiyaz sahibi ilhan selçuk tur
son yıllarda ilginç bir şekilde darbecilikle suçlanmaktadır ancak bu suçlamanın en sağlam kanıtı telefon görüşmelerinde asker birşeyler yapmak zorunda kalacak demiş olmasıdır ki bu düşünce çoğu kişi tarafından dile getirilmektedir ilhan selçuğa has değildir
gazetenin diğer bi özelliği de darbe dönemlerinde düzenli olarak kapatılması ve pek çok yazarını teröre kurban vermesidir
bu gazetenin teröristlik ve darbecilikle suçlanması olsa olsa ironi olabilir
kayseri kadir has stadyumu'nun, 5 eylül 2009 türkiye estonya maçı'ındaki kötü zeminini, üç ay önce yapılan türkçe olimpiyatları'na bağlayan ve bunu spor sayfasından "ulusallar türkçe kurbanı" manşetiyle geçen abuk gazete.
sonrasında milliyet gazetesi internet sitesinden aynı haberi geçerek bozacının şahidi şıracı durumuna düşmüştür ki o daha vahim..
1930 ağrı kürt isyanından sonra kürtleri bunların alelade hayvanlar gibi basit sevk-i tabiilerle işleyen his ve dimağlarının tezahürleri, ne kadar kaba hatta abdalca düşündüklerini gösteriyor çiğ eti biraz bulgurla karıştırıp öylece yiyen bu adamların afrika vahşilerinden ve yamyamlardan hiç farkı yoktur. şeklinde tanımlayan gazetemiz.
cumhuriyetin okuma yazmayi bilmeyen seyhleri tarafindan somurulmus bir halka muthis bir olanaktir. ama bazilari kafalarindan 600 lu yillardan kalma takkelerini cikartmamislardir. degisime ayak uydurmayi birak daha geri gitmislerdir. iste bu kisiler icin cumhuriyet bir kabustur. cunku onlar karanligi sever seyhlerinin ayaginda diz cokmek ister. gelisim dusunme yorucu ve gunahtir onlar icin.
halkın yönetime katılmasıdır aslında. ve asdece o kadardır. demokrasi ile aynı şey değildir. birbirleri ile alakaları da yoktur. mesela iran ve çin de de cumhuriyet vardır ama demokrasi yoktur. öte yandan ingilterede ve ispanyada da cumhuriyet yoktur ama demokrasi vardır. oralar krallık malum. türkiye de ise ikisi de hem vardır hem yoktur. bu kazanan tarafta durup durmadığınız ile ilgili çok farklı bir durumdur.
bu gazetenin okurları maalesef fazlasıyla "sadık" olduğu için başka gazeteyi okumaz. daha kötüsü bu gazetede okudukları her şeyi tek gerçek olarak değerlendirip sizi aşağılar ve küfür ederler. yılların dostluklarını bitirmeleri vakidir, henüz bugün yaşadım bunu.