geri dönecem türkiyem tweetini attıktan sonra onunla ilgili yazı yazmak istediğim şahıstır parayı nasıl kullanacağını herkesten iyi bilir cumruhireyin yüzüncü yılında bir sürpriz yakışır kendisine.
Şaka bir yana da...
Erdoğan karşısına rakip olarak çıkarsa ve her ikisini de değerlendirmek gerekirse...
Cem Uzan'nın (özellikle iletişim bilişim yayıncılık vizyon 21 yy şirketlerin yeni faaliyet ve iş kolları, istihdam alanları, enerji çeaş Kepez Berke barajı vb konularda) yaptıklarını düşününce; cb Erdoğan'ın hayali bile uzan'ın yaptıklarına erişemez.
Bir de aday olarak Cem Toker çıkarsa...
Ekrem imamoğlu...
Ve cb adayı olarak Cem Toker, Ekrem imamoğlu, cem Uzan ve Tayyip Erdoğan bir TV kanalında açık oturuma katılırsa o zaman bu program izlenir işte.
Cem Uzan'ın hırsız olmasına gelirsek...
Türkiye'nin ticari hukuku hakkında uzun uzun ahkâm kesmeye gerek görmüyorum.
Zaten ne dediğimi anlayacak zeka seviyesinde insan da sözlük de pek yok.
Yine de basit bir örnek ile konuyu anlatalım.
Migros.
Bu vb Süpermarketler nasıl çalışır?
Malı alır satar tedarikçilerine ödeme yapar. Kısacası al sat öde sistemi
Migros için iflas kararı vermek ve sahiplerine dolandırıcı diye ceza vermek, migros'a el koymak ve kayyım (kayyum değil) atamak 1 haftalık süre yeter.
Migros'un tedarikçilerine olan borcuna bakıp, hesaplarında para cirosu (mağazaların çoğu kendi mülkü de değil) borcunu karşılayamaz kararı verilir.
Tabi ki siyasetin etkisi de düşünülürse...
Burada bir yargı kararı eleştirmesi yapılmamış olduğunu belirtmeye gerek yok sanırım.
yabancı sermaye ve özelleştirme için şöyle demiştir;
''şu gayet iyi billnmeli ki istihdam için gelen, üretmek için gelen, yüksek teknoloji getiren yabancı sermaye güvence bulacaktır; lakin şu an gelen yabancı sermaye yeni tesis, yeni fabrika kurmak için gelmiyor. mevcut fabrikaları 5 sene, 10 sene yarı fiyatına almaya geliyorlar. bunun adı kapitülasyondur. osmanlı'nın işgalinde yapılan şey budur. aynı zamanda iletişime posta ve lletişime el koymak istiyorlar. türkcell türklerindir artık yabancıların, aycell artık o da yabancıların, türk telekom 5 sene vade ile yine yabancılara satıldı, telsim de ingilizlere ihale edildi.
yeniden her şeyimizi sevr'e devrettik..''
ve eklemek gerekirse uzanlar;
yapıldığı dönem türkiye'nin en yüksek betonlu barajı olan berke barajı'nı devletten tek kuruş yardım almadan inşa etmişlerdir.
''92 türkiye'de van'a, diyarbakır'a, urfa'ya yüzlerce milyon dolar yatıran bir tane türk iş adamı söylesinler bana. bir tane..''
Şu sıralar Tayyip Erdoğan'a yalakalık yapmakla ve geri dönüş sinyalleri vermekle meşgüldür kendileri. Ali Babacan, Abdüllatif Şener, Abdullah Gül'e sallayıp duruyor ki reisin gözüne hoş görünsün. Saldırdığı tüm isimler AKP'den ayrılmış kişiler ve hepsi de şu an Erdoğan'la kavgalı. Cem Uzan'ın bu isimlere saldırmasının sebebi Telsim, Çimento fabrikaları, Berke Barajı, imar Bankası ve Star TV'nin elinden alınmasıyla ilgili bu isimleri muhattap alması. Ama o dönem bu olayların ve el koyma kararların hepsinde Tayyip Erdoğan ve Enerji Bakanı Hilmi Güler'in imzası vardı. Neden Cem Uzan bu olaylarda bu iki isme hiç değinmeden bir nevi adrese teslim "Barışalım gari" mesajı yolluyor. Reis'in de işine gelir bu ismi yakınında tutmak.