--spoiler--
Kışın hastalıklardan korunmak için sadece beslenmenin değil yaşam şeklinin de önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Canan Karatay, "Kış aylarında lahana, karnabahar, turp, çiğ havuç, soğan ve sarımsak yiyorum" dedi. 12 yıl Amerika'da yaşadığını belirten Karatay, "12 sene Amerika'da kaldık ne ben ne çocuğum hamburger yemedik"
--spoiler--
Bazı konularda katılıyorum, bazı konularda doğru yanlış bilemem ama mesela ben meyveyi sınır koymadan yerim. Her zaman da yedim şimdi bende anormal bir durum, hastalık vs 20 yıldan fazladır tükettiğim halde olmadi. Steve Jobs hayatı boyunca meyve yedi peki adam ahmak ya da hastalıklı mıydı? Neye dayanarak meyve zararlıdır diyebiliyor, şekersiz gdolu meyve yapsalar bu daha mi sağlıklıdır diyecek?
Şeker kandaki proteini hücrelere ulaştırır ve hücre içi tedavi bakım ve onarım gün içinde sürekli oluyor, günde 5 gr şekere ihtiyacımız varmış ki o da 2,5 küp şeker bence bu tartışılır.
Sporcu biri için evde oturan biri için okula giden biri için sokakta oyun oynayan çocuk için vs. herkes için eşit bir durum söz konusu olamaz, sporcular hasta oluyor mu ahmak oluyor mu kanser oluyor mu o şeker oranlarına rağmen hayır hatta kaslı insanlar yattığı yerde daha çok seker yakıyor yani sindirip, bitiriyor ve sekerim çok az olması onlar için hiçbir şey. Evde oturan zaten yakamadigi ve yağ tulumu olduğu için zeka geriliği başlıyor. Bunlar benim fikirlerim ve gözlem ile kanitladigim ve karatay a katılmadığım konular. Köyün olma meselesine de gelelim ekmek değil bisküvi çok tüketen biri olarak... hiçbir siyasî parti ve ideolojiye dahil değilim, doğru bildiğim neyse onu söylerim ki siyaset yalancıların konuştuğu bir yer ben yalandan uzak kalıp, doğruları söylemeyi tercih ederim.
gebelere şeker yüklemesi yapmak yerine, açlık tokluk kan şekeri değerlerine bakılmasının daha doğru olacağını, hatta ve hatta buna dahi gerek olmadan tüm gebe kadınların şerbetli tatlı, hamur işi, asitli içecek, hazır gıda gibi ürünlerden uzak durması gerektiğini söylediği için linç edilen profesör. bu konuda sonuna kadar haklıdır. hamile kadınlara şeker yükleyip o defalık sonuca göre tamam problem yok istediğini yiyip içmeye devam edebilirsin ya da gebelik şekerin var demek yerine, bu tip besin değeri olmayan yiyecek ve içeceklerin, hareketsiz bir yaşamın 'her bebeğe' olumsuz etki edeceğini hatta kontrol altında olmayan şekerin anne karnında ölüme sebep olabileceğini anlatmak daha doğru değil mi? anne karnındaki bebeğin plasentadan kolayca, sınırsızca aldığı iki şey su ve şekermiş. kontrolsüzce vücuda alınan şekeri ya da kolayca şekere dönüşen yağları o küçücük bedenin tolere edebilmesi mümkün değildir. karatay'ı linç etmeden önce iki kez düşünün derim.
küresel sömürü çetelerinin özellikle gıda ve sağlık açısından ipliğini pazara çıkarmıştır.
kendisini yakından tanıyan biri şöyle demişti: "canan hoca bir konuda uyarılarda bulunmadan önce birçok delili inceler, makaleler tarar öyle konuşur."
konuştukça haklı çıkıyor, karalamaya çalışanlar ise haksız çıkıyor.
75 yaşında ve hiçbir ilaç kullanmadığını tv programlarında söylemektedir.
belli ki tüm çabası ülkesi ve insanlık için.
adı tarihe anlı şanlı geçecek olan bilim insanımızdır.
tavsiyelerine biraz dikkat edip, kararlı olunca 3-4 ayda 13 kilo vermiş biri olarak özellikle sağlık açısından müthiş bir iyileşme de görünce, beslenmenin ne kadar önemli olduğunu da sayesinde çok daha iyi anlamış oldum.
(ne mi yaptım pilav makarna ekmek ve tatlı dışında canım ne isterse yedim. )
canan karatay ve onun gibi ilkeli insanlık yararına konuşan iyi niyetli bilim insanlarımıza çok ihtiyacımız var. onları ekranlarda , medyada daha sık görmemiz gerekiyor. uyarıları toplumsal iyileşme açısından çok değerli.