an itibariyle staj için 40 günlüğüne kalmaya başlayacağım şehirdir, şehire yabancıyızdır ama görüklede kalacak yer bulunmuştur, öyle varsa canı sıkılan, bir akşam cadde üstünde veya ziftte muhabbet edilmek istenir.*
ayda yılda bi geliyoruz bi de benim için zirve yapsana sözlük diye içten geçirilir.*
ilginç bir 40 gün olacağı kesindir.
o değil de ben niye geniş zaman eki yemiş gibi entry giriyorum hiç bilemedim.
şehirden uzaktayken; görülen bir pet şişe nin üzerinde adının yer alması bile gülümsetebilen, şehre ait şarkılar, kişiler ve kimi mekanlar düşünüldüğünde biriktirilen kini savuşturmaya yarayan dengesiz şehir. genel itibarda mahalle profilleri sabit kalamamıştır son yıllarda. gecekondularla sitelerin iç içe görüntü sergilediği aynı zamanda fabrikalarla yeşilliğe tek kadrajda rastlanabilirliği yüksek olan, sabahları neresinde olursanız olun bulutlarla sizi karşılayan git gide yabancılaşan kent. çeşitlilik zordur şehrim. bu kadar göçü ben kaldıramıyorken yaprakların, lodosun, güneşin, kuşların ne düşünür bilemiyorum bile.
Yaşadığım, büyüdüğüm yerdir. Ancak Cumhuriyet Caddesi'ndeki tramvayı yeşildir. Trafiği gün geçtikçe kötüleşti. insanları çok değişti. Kimsenin kimseye saygısı kalmadı. Bursa'daki güzel kızlarda "macır kızlar". Onun dışında burada güzel kız bulmak zor kardeşim. Bursa Teknik Üniversitesi de Kestel dolaylarında kurulacaktır. Güzel yerler görmek istiyorsanız Mudanya, Nilüfer bir de Kestel'i gezmelisiniz.
Bu sehre ilk kez gelmis gibi uzun uzun yazasim var burayi. Cunku defalarca gelip gittigim sehirden simdi ayrilirken sevdigim bi koku yanimdan gecti sanki. Kapadim gözlerimi ve buyuk ihtimalle son kez icime cektim.
Hem cok yakin hem cok uzak. hem her kösesi tanidik hem de her yer yabanci sanki. Bi yanim firsatin varken yerles iste kal bu sehirde derken diger yanim git burdan digebildigin kadar uzaga der. Bir de yagmur varsa veda etmek daha mi zor ne? Ya da yagmur sadece bahane.
iş için geldiğim bi o kadar da sevdiğim yeşil yer. sokak sokak yıldırım'ı osmangazi'yi ve nilüfer'i gezdim en çok nilüfer'i beğendim. yalnız insan burada 1 hafta yaşasa nemden ölür o derece garip bi şehir.
an itibariyle yoğun dolu yağışıyla birlikte rüzgarında etkisiyle mahsur etmiş şehir. sabahki sıcağa aldanıp plan yapanların planlarını suya düşürmesini bilir.
karmakarışık trafiği ve inişli çıkışlı yollarıyla bir nevi küçük istanbul. bir hafta kalındığı taktirde etin her türlüsünü abartı biçimde yemekten beş kilo alınması kaçınılmazdır.
Hayattan soğutan şehirdir. 'Burdan bi gitsem var yaa' diye cümleleriniz doludur. Şu yol çalışmaları asla bitmez. Trafik ışıkları yerine de ada yaparlar, kocaman yuvarlağın etrafında dönmek, diğer arabaların geçmesini beklemek kocaman bir sabır ister. Otobüsle bir yere gitmeye çalışırsanız, gereksiz ve talihsiz bir çok olayla karşılaşacaksınız. Gün gelir de yolunuz Bursa' ya düşerse üzgünüm, hayal kırıklıkları dolu bir şehir sizi bekliyor!
eğer rabbim nasip ederse, öğrenci olarak son kez gideceğim şehir. Acısıyla tatlısıyla 4+0,25 yılım geçti.* geriye bakınca güzel günlermiş diyor insan. Kaderimizde bursa havasını solumakta varmış. Kim bilir bundan sonra nerelere savuracak, kimlerle tanıştıracak ve nasıl uğraşlar verecek hayat.
Belki bir gün yeniden yolumuz kesişir be bursa. Senden bağımı tamamen koparacak olma duygusu hüzünlendiriyor beni. Şunu da çok iyi biliyorum aslında; bir gün yolumuz keşişse dahi, ne ben aynı ben olacağım, ne de sen aynı sen olacaksın. Seni sen yapan ordaki dostlardı çünkü. O dostları orada bulamamak çok kötü olur galiba. En iyisi yolumuz kesişmesin be bursa.
Manzara için dağı, rahatlamak için denizi olan, yazları çok sıcak, kışları ılık geçen, tarihi ve sembolik kapalıçarşısı olan, pek çok ünlü yemek ve tatlı çeşidi olan, yaşamak için süper, gezmek için güzel, eğlenmek için eh işte olan şehirdir.
puslu havasıyla mest eden şehirdir. hele bir de koca çınarlar, camiler, türbeler, hamamlar, kale burçları o sisin griliğine bir girip bir çıkınca, adamı öyle bir çarpar ki bu şehir, dünyanın alnıdaki keder çizgisi burdan geçiyor dersin.