sadece iskender kebap,pideli köfte ve kestane şekeriyle bile diğer şehirlere her anlamda fark atan şehirdir benim için.tutucu kesim istanbulda nekadarsa bursada da okadardır.Kimsenin kimseye bişey dediği yada yaptığı yoktur.Sadece bazı kesimlerde kendi halinde diniyle bütün yaşayanlar vardır okadar.Bir de bu kendi halindeki insanları görüp "ay bursanın insanları tutucu" diyip birkaç insandan dolayı tüm şehre farklı anlamlar yükleyen, gerçekte bursalı olmayan örümcek kafaları her daim içersinde bulundurur.
Yapacak bişe bulamayanların ise sorunu şehirde değil kendilerinde aramalarını öneriyorum.
ayrıca Görükle de kalan öğrenciler gerçekten bursayı kolay kolay anlayamazlar daha doğrusu bursayı tanıyamazlar.görüklenin şehirden uzakta olmasının etkisi büyük tabi.
kısacası seviyorum ve muhtemelen objektif değerlendiremiyorum bu şehri...
sokakları birkaç istisna dışında hâla güvenlidir bursanın. istanbulda gece 23'te sevgilinizle gezerken duyduğunuz "ulan acaba??" sorusu aklınıza gelmez. nedeni de erkeklerinin ibne olması değil, sokakta pek adam olmamısır. yakında açılacak otobanı ile izmir ve ankaraya'ya, güzelyalı'daki arabalı vapur seferleri ile de istanbul'a daha da yaklaşıcak olan, her zevke göre hitab eden tadımlık mekanlara sahip, bir zamanlar orta doğu ve balkanların en büyük kerhanesine sahipken şimdi onu mumla arayan güzide şehir.
küçükken kültür parka gitmekten büyük keyif aldığım şehir... babama beni bursaya götür diye yalvarırdım,ağlardım,yırtınırdım adeta istanbula çok yakınmış gibi.
tamamlandığından dünyanın üçüncü büyük metrosuna sahip olmayacak şehir. Ahmet Hamdi tanpınar'ın anlattığı bursa nerede, bu aslı nerede dediğim şehir...