10 yıl boyunca yaşadığım ve ibne muhabbetleri geçtiğinde sürekli savunduğum şehirdi. evet, di. artık değil.
arkadaş hakikaten ibne kaynıyor bu şehir. buna ben bile inandıysam artık, kanun gibi bir şey olmuştur. o derece.
geçen gün otobüse bindim, terminale gidiyorum. insan kalabalığının yanında, bir de bavul kalabalığı mevcut ve otobüs hıncahınç dolu. adım atacak yer yok ve tahmin edildiği üzere kimin eli kimin cebinde belli değil. neyse, ben de orta kapının oralardan bir yerde kendime yer kapmışım, valizime dayanarak ayakta duruyorum. o sırada otobüse 30-35 yaşlarında iki adam* bindi. geldiler, tam önümde durdular. dip dibe olduğumuz için konuştuklarını duyuyor ve ister istemez onları gözlemliyordum. birkaç dakika geçmeden bunların eşcinsel olduklarını anladım. el hareketlerinden, konuşmalarından, tavırlarından falan çok belli oluyordu. bu tabii ki benim umrumda değil. bi' 5 dk sonra falan bu ibnelerden biri götünü bana yaklaştırmaya başladı. ulan herif bildiğin belirli aralıkla sürttürmeye çalışıyor, ben de gidebildiğim kadar arkaya gitmeye çalışıyorum. diğer ibne de göz ucuyla diğerinin götüne ve benim önüme bakıyor ve gülüyor. o sırada diğerine aynen şöyle diyor: ''sen de iyi fırçalattın kendini he bi ileri bi geri ehi ehi''..
ben bunu duydum ya, çıldırdım amına koyim resmen. götverenler bildiğin taciz ediyor beni. önümdeki ibneyi ittirmek suretiyle ''az ileri git üstüme çıktın'' dedim. mal mal baktı, meseleyi çaktı tabii. kenarda duran liseliye ''gel abicim burası boş'' dedim ve önüme aldım. yolculuğa bu şekilde kardeş kardeş devam ettik. bu iki ibne de yüzlerini bir daha geriye dönmediler ve terminalde inip ebelerinin amlarına doğru yol aldılar.
türkiye ortalamasında en çok delikanlının yer aldığı şehirdir. latin çeteci havalarında, atarlı giderli bir sürü erkeği her 10 adımda bir görebilirsiniz. donuktur, çoğu sokağında ışıklandırması yetersizdir. sınırları içerisinde ilk kez yaşamaya başlayan biri, depresif ve karanlık bir yaşam birimiyle karşılaşacaktır. ancak zamanla alışılabilir ve güzellikleri fark edilebilir.
devlet kuran, büyüten ve zamanında dünyaya yön veren yörük, macır, osmanlı ve elbet türk ün şehri.
toprağı öpülesi.
aslında bursa sadece bursa değildir. yalovadır, bileciktir yani tüm çevre şehirleri de bursadır aslında.
şehir görüntüsü osmanlıdan uzaklaşmış olsa da, insanı hala osmanlıdır. ne kadar değişse de gördüğümde pat diye hissederim bu havayı.
yeni nesile 'eğlenmek istiyorsanız avm lere gideceksiniz' fikrini benimsetmiş insanlarca yönetilen şehir.2 milyonluk şehirde 7 tane avm olur mu lan! *******
evimdir, memleketimdir. dört gün önce araptaydık, üc gün önce setbasında. oralar benimdi, bense oraların. simdi bilmediğim bir şehirde*, ne yaparım ne ederimleri aşma safhasındayım. nasıl annem, nasıl güzel mi hala oralar?
türkiye'nin minyatürüdür. her şeyden biraz vardır. ova ilçeleri, sahil ilçeleri, dağ ilçeleri, tutucu kesimin ağırlıkta olduğu inegöl gibi bir ilçesi varken son derece modern bir yer olan nilüfer gibi bir ilçeye de sahiptir.
ankara'dan gelen insanlar için 'nem' anlamına gelmektedir.
yok yani yıllarca bursa'da yaşadıktan sonra, son 1 yılımı ankara'da geçirdim ama, bursa'ya tekrar geldiğimde bu nem olayı bitirdi beni. 100 metre yol yürümesin insan, anında yapış yapış oluyorsunuz.
Bursa Belediyesi'nde, şehir adına şereflerine verilen ziyafette, Bursalıların duygularını dile getiren bir konuşmaya verdikleri cevap:
*
Kıymetli konuşmacı arkadaşımızın sözleri, benim üzerimde çok büyük duygusallık uyandırdı. Bunun derecesini anlatmak bence olanaksız.
Fakat, Bursa’yı ve Bursalıları seven ilk Türk ben değilim. Tarihte ve dünyada en büyük imparatorluk kurmuş olan Türkler de, öncelikle dikkat bakışlarını Bursa’ya, bu kıymetli şehre yöneltmişlerdir. Onun kıymetini anlamış ve anlatabilmişsem çok mutluyum.
Bursa, inkılâp hayatımızda birçok zor anlar geçirmiştir. Fakat Bursalılar kıymet, yetenek ve güçleriyle bu zor zamanları kolaylıkla atlatmıştır ve biz de kendilerine kavuşmak mutluluğuna sahip olduk. Bugün o mutluluğun safhalarından birine yetişmekle bahtiyar olduğumu bildirebilirim.
havasıyla olsun, insanıyla olsun, yeşiliyle olsun, gezilecek yeriyle olsun antalya'dan zilyon milyon kilyon bulyon kat güzel şehirdir. pazara kadar da ayrılmak istemediğim, ayrılmayacağım yerdir. yalnız bursa'ya da sıcak diyorlar, ben bunu anlamıyorum. yahu sıcak ne bilmiyor bu güzel insanlar.
antalya cayır cayır..gerçi kışın orası da adeta bir cennet. ama mümkünse yazın kalsın. alın, konyaaltı plajlarını tepe tepe kullanın.
--spoiler--
bursa'nın yolları taştan, sen çıkardın beni beni baştan.
--spoiler--
her şeye rağmen bulunmaktan pişman olmadığım şehir. ulu camii'siyle, pideli köftesiyle, heykel'iyle, dikkaldırım'ıyla, travestisiyle, kestane şekeriyle, her şeyiyle her şeyiyle çok sevdiğim şehir.
başka bir yerden taşınıp yaşamaya başlayana başlangıçta oldukça donuk görünen şehir. bir süre sonra, donukluğuna alışır, değişik mozaiklerini, renklerini keşfedersiniz.