arkadaşlar siz benim; "uzun" yazılarımı görmediniz. bunlar bir şey değil. ben ferman gibi yazarım. okunmak gibi bir derdim olsaydı inan koalacım bunu yapabilirdim. ben aşığım. kafam çok karışık. haliyle git gelli biriyim. kayganım. sıvıyım ben.
Yazar orada rahatsız olduğunu ve kendisini yormak istemediğini, kibarca da konunun kapanmasını istiyor koala. Dalga geçeyim falan derken seninle dalga geçilmesin de daha sonra.
"umarım tahmin ettiğim kadar kötü değilsindir" cümlesiyle başlatılan bir konuşma iyi bir yere gitmez. tahmin ettiğinden daha fazlasıyım. iyide ve kötüde. biz seninle konuşacağımız her şeyi konuştuk. sürekli nik altıma gelip yazıp yazıp siliyorsun. böyle huyların yoktu. gostlamıyorum. 2015'ten bu yana bunu bir kere bile yapmadım. ki bu kötü kalpli vicdansız şahsiyet daha biçok şeyi hiç yapmadı. sana anlatacak değilim zaten biliyorsun. sevmediğim şeyler bunlar. rahatsızım. boğazlarım ağrıyor. konuşmak istemiyorum. iyi geceler.
klişe olduğunun hakikaten farkındayım; sözlüğe gelme sebebim zaten bu lanet olasıca altı kritik ayı aşmak. normale dönünceye kadar saçmalayacağım biraz. arkadaşlar ne seviyedeyim biliyo musunuz; gördüğüm arabaların plakalarına bakıyorum o mu acaba diye. delirecek seviyedeyim. herif delirtti beni. bir kere yanlışlıkla çarptım kendisine. hiçbir şey söylemeden çekip gittim. tam bir malım. bi de ki; "ya kusura bakma görmedim seni bir şeyin var mı?" vs. demedim. çarptım ve çekip gittim. sendeledi herif. öyle tatlı ki. bi şey demedi. arkamdan küfür etmiştir muhakkak.
eylül'de karşılaştık biz. eylül, ekim, kasım, aralık, çok az kaldı. altı kritik ay. geçecek. normale döneceğim ve normal insanlar gibi seveceğim.
ha bu arada; "benden uzak dur" diyenlerin tümü, istisnasız tümü gecenin sonunda koynumda keyif sigarası içiyordu. ben yemem bu ayakları. ayakları yemem ama yalarım. hehe.