yagmur bulutlari vardi hayallerimin cok ötesinde. kücükken elime, yüzüme bulasan kir renginde. gözlerimi kirpar yeniden bakardim, birbirlerine yaklastiklarini bile bile. hayallerim ve benim kir grisi yagmur bulutlarim. yillar sonra birbirine karisan en büyük korkularim. simdi aglamakli bir gülümseme, üzgün bir kahkaha, beyaz mendil yerine siyah okul önlügümün cebinde.
yazilarim, gözyaslarim, kalbim, duygularim, bakislarim, inancim marketten alinan ve bir sipsevdi sakizindan cikan ask.. tanimlamasinin ögeleri belki. belki o kadar siradan, bir o kadar da cocuksu. belki sakizin sekeri kayboldu, belki kücüldü. Ama agza sakiz oldu bir kere.
dermanı olmayan tek hastalıktır aşk, kimi zaman karşılıklı olur kimi zaman platonik olur aşk, ama her seferinde acıdan öldürür aşk. o acıyı severiz aslında, tekrar isteriz aşık olmak, tekrar acı cekmek, ağlamak, o mutsuzlugun tadını sevmeye başlarız zamanla. öldürür aşk, söndürür aşk. karşılıklı olsada soldurur aşk, mutlu etsede acı verir aşk. o acı bütün olur seninle, başetmeyi öğrenirsin zamanla. ama hayatın da kendisidir aşk..
üstüne 93 sayfa bir sürü entry girilmiş 72 cihan farklı dünyalarda farklı topraklarda hep birşey demeye çalışmış ama farkeden birşey olmamış insanın başına gelen bir ruh hastalığı olurlar kendileri inanmıyorsan dene .
kimi zaman bir aldanış, zaman zaman gözyaşı, herzaman umuttur aşk. gözlerine bakınca sevgilinin cehennemde cenneti yaşamaktır. en güzel cümlenin öznesi haline gelmesidir sevgilinin. hayattır aşk. kimi için herşey kimi için hiçbirşeydir aşk. *
takımınızı deplasmanda desteklemeye gitmişsinizdir. deplasman biter eve dönüş başlar.. yolda biraz dinlenme amaçlı tesislerde durursunuz. o an orada birisini görürsünüz.. bakışırsınız, heyecanlanırsınız.. avuç içleriniz sıcaklar.. onunda size baktığını farkedersiniz. ne yapsam acaba diye düşünmeye başlarsınız? kısa bir süre sonra yalnız olduğunu farkedince yanına gidersiniz ve konuşmak istediğinizi söylersiniz. o an düşündüklerinizi anlatır ve aynı şehire doğru yolculuk yapmakta olduğunuzu öğrenirsiniz.* artık otobüsünün molası bitmek üzeredir. kalkacaktır.. ve kalkmadan bir cesaret ile telefon numarasını istersiniz. güzel bir gülümseme ile birlikte numarayı alırsınız ve yol boyunca otobüsü takip ederek yolculuğunuza devam edersiniz.. sanırım aşk böyle bir şey lan!*
bir söz vardı, "aşk elma şekerine benzer, yersin yersin elinde kazığı kalır" diye. bu eskilerin söylediği bi sözmüş. günümüz gençliğinin "aşk bir sudur iç iç kudur" demesi gibi bir şey yani. ama bu eskilerin söylediği her şey doğru. bu da dahil.
bağımlılıktır, sonu vardır. bunun için tehlikelidir. sevgi ise bağlılıktır, sonunun gelmesi çok mümkün değildir. bu bakımdan aşık olmaktan çok, tutkuyla sevmek çok daha iyi gibi...
avucunda su tutmaya benzer, asla sonsuza kadar orada kalmaz, ergeç akar gider bir gün. akmadan içebildiğiniz kadarını içerseniz, yerini sevgi, saygı ve alışkanlık karışımı bir duyguya bırakır, mutlu olursunuz.