aşk

entry15878 galeri793
    1999.
  1. bitmek tükenmek bilmeyen bir "evreni anlama kaygısı ve melankolisi"dir aslında...
    1 ...
  2. 1998.
  3. yüzyıllardır inanılan, ve insanların inanmaya devam ettiği ve edeceği yalanların en başında gelen, duygu sınıfına sokulmuş, mantıksızlık durumu.
    3 ...
  4. 1997.
  5. insanı hayat sımsıkı bağlayan ip gibidir. bir koparsa işte o zaman kötü.
    2 ...
  6. 1996.
  7. hakkında 2400 entry girilmiş ve yıllarca girilecek aslında sözlerle anlatılamayan duygu...
    2 ...
  8. 1995.
  9. (a)cıya (ş)ikayetsiz (k)atlanmak demektir isteyerek ve de bilerek.
    5 ...
  10. 1994.
  11. öyle çok seviyorsundurki, sırf mutlu olsun diye, başkasına aşık olduğunu, belki de seni hiç sevmeyeceğini bile bile onu desteklersin.gözlerinin içi gülüyordur bakarken. her an onu düşünüyordur, sen ise onun için sadece iyi bir arkadaşsındır. çok mutludur, her gece seni değilde onu düşünür, onu anımsar ve onun hatırında kalan hayaliyle uykuya dalar.seninse gözüne uyku girmez. düşünürsün ama mantıklıca değil .onu istiyorsundur ondan başkası olmasın diyorsundur ama o belki de hiç bir zaman seninle olmayacaktır...
    4 ...
  12. 1993.
  13. aşk farsça bir kelime olup, insan oğlunun ağzına ilk defa Şiraz ilinde (iran)dolanmıştır. Eşk diye telafuz edilmekte olup; Ebadet, Şükr ve Kanaat in baş harflerinden oluşmaktadır. Ebadet; sevgiliyle muhabbet etme, halleşme demektir. Bu hale şükür edip kanaat etmek gerekir. *
    4 ...
  14. 1992.
  15. aşk annenin babana cok kızdıktan sonra babanın uyumasında cocugunun eline battaniye tutuşturup üstünü örtürmesidir.
    6 ...
  16. 1991.
  17. imza gerektirmeyen bir ömür mutluluktur.
    1 ...
  18. 1990.
  19. Geride bıraktığım zaman nakışlar aşkı içime
    seslenişi ahenklenir aşkının
    yüreğime titrek tenin dokundukça sarhoşlaşır
    seni anlatması zor
    alevden bir dudak seninki
    ateşle tenime yaklaşır

    güneşe uzanmaksa tek derdim
    sen benim güneşim
    gizemi anlatır
    susuzluğu andırır
    aydınlığın demet demet
    aşka karışır...
    2 ...
  20. 1989.
  21. aşk milyonlarca tonluk bir kütlenin bir nokta üzerinde denge de durabilmesi gerçeğine dayanmaktadır, aşk sıfırın hiçliği ile birin varlığı arasındaki anlam kargaşasıdır, aşk insan paydasında buluşturandır, aşk somutluktan soyutluğa giden lanet bir yoldur, aşk ironinin daniskasıdır, aşk belki de önemsiz bir göz yanılgısıdır bilmiyorum ancak emin olduğum bir şey varsa o da 29 harf ile açıklamaya çalışan benim gibi ahmaklar sayseinde gizemini her zaman koruyacağı gerçeğidir.
    1 ...
  22. 1988.
  23. çift kişilik yatağın boş olan kısmı değil, yastığa başınızı koyduğunuzda aklınıza düşendir.
    2 ...
  24. 1987.
  25. düşünebilmektir aşk.sürekli, sadece tek kişiyi düşünebilmektir.hiçbir şey yokken ortada ağlamaktır aşk.hep aynı rüyayı görmektir aşk, kendinden geçmektir.sürekli sarhoş olmaktır aşk, hiç içmeden sarhoş olmayı başarabilmek.tek bir kez görmüş olsa bile insanın birini yıllarca arayabilmesidir aşk, bulucam demesidir.hiçbir şey istememktir aşk, bir kez daha görsem yeter bana diyebilmektir.kendinden vazgeçip başkası için nefes almak, başkası için yaşamaktır aşk.

    aşk...

    ..tanımsız!
    3 ...
  26. 1986.
  27. bazen cennet´e yakin, bazen de cehennem´e yakin hissettirir.
    2 ...
  28. 1985.
  29. aşk, hayata yolunu şaşırtan virajlar sürüsüdür. başınızı döndürür, alıp götürür, en kötüsü de zamanı öldürür...tek kazaç hazdır, alıp saklayamazsınız, kendinize aşılar ve hayaliyle yaşarsınız...
    1 ...
  30. 1984.
  31. aşk nedensiz sevmek değilmiş. seversin sevgine karşılık alırsan aşk olur ama seversin ve sana neden seviyosun diye sorulduğunda çünkü o da beni seviyo diyemiyosan yaşadığın şey sadece acıdır.sonuç olarak aşk birbirini seven iki kişi varsa vardır.
    1 ...
  32. 1983.
  33. iki kişi arasında kalabilmesi gereken yoksa yıkıcı hale gelen gelen seydir.çünkü her ne kadar iki kişiyi yaklastırıyosa bakiliği için o iki kişinin digerlerinden ayrılması , uzaklasması gerekmektedir biraz.
    1 ...
  34. 1982.
  35. bıraktığın yerdemiyim hala bilmiyorum
    biryerlerde seninleyken
    ben içimde kayboluyorum
    sen beni ısıtamıyorken
    ben durmadan eriyorum
    hergün batımında
    hayalsiz ve sensiz sönüyorum

    adımları dinliyor
    aşıkları izliyorum
    kendimi sana katıyor
    bir an olsun unutuyorum
    sonra çaresizliğime dönüyor
    kendime şunu soruyorum
    bıraktığın yerdemiyim hala
    bilmiyorum..
    1 ...
  36. 1981.
  37. hayatın daima bir köşesindeydim
    olan biteni izledim hep
    ağlayarak gülerek ekledim hep
    sonra farkettim biran bakışlarını
    o masum derinlere dalışlarını

    ısınan kenti serinleterek
    estirerek rüzgarı
    sanki ağlatarak gökyüzünü
    sonbaharı getirdin,ardından kışı

    içimde hep güz kaldın
    ağlamaklı bir kalp
    acınası dalışlara bıraktın
    aşka hasret bıraktın
    içimdeki sıcaklığı
    hayatın bir köşesinde bıraktın..
    2 ...
  38. 1980.
  39. yokluğunda insanın canı sıkılır,
    varlığında ise canını acıtır,
    ayrıca sessizliğin bile eğlenceli olduğu anların sebebidir
    otobüsün penceresine kafayı yaslarken, sebepsiz gülme ya da ağlama sebebidir
    okulu yolunu uzatmanızın nedenidir
    heyecandır
    ses titemesidir
    empatinin hakkını vermektir...
    aşk güzel şeydir...
    2 ...
  40. 1979.
  41. varoluşun en güzel açıklamalarından birisi olan mutlaka yaşanılası duygu. aslında sadece duygu değil duygular, hisler vs.
    2 ...
  42. 1978.
  43. kimi zaman insanın içini acıtan, kimi zaman insanın içini eriten.
    1 ...
  44. 1977.
  45. Şimdi de şarkı yazdırtandır.
    1 ...
  46. 1976.
  47. bağlanmış kökler gibi, hayat veren toprak gibi, tüm anneler gibi güçlü olması gereken...

    (bkz: şebnem ferah)
    2 ...
  48. 1975.
  49. değil doksanbeş; doksanbeşbin sayfada dahi anlatılamayacak, tarif edilemeyecek bir duygudur. adı üstündedir, yaşayana adıyla malumdur.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük