tikilere yaraşır kapağından çok farklı olarak sufizmin derinliklerine giden düşünceleri olan yeni elif şafak romanı.şems-rumi,ella-zahara ikilisinden ve sonunda her yerden de O'na ulaşabileceğiniz okunması gereken bir kitap.
Aşk kendinken herşeyden önce bi an düşünebilmektir bi başkasını.Bi resme bakarken dalabilmektir derinliklerine,dans etmektir içlerinde öylece.Özlemektir amansızca.korku nedir bimezken korkmaktır bi onun yokluğundan.Vazgeçmektir kendinden evet vazgeçmektir çünkü aşk herşeyi yaptırabilir bedeninde,ellerinde,gözlerinde.Gecenin karanlığında kaybolmuşken bulmaktır kendini,keşfetmektir içinde saklı odacıkları.Her bir parçasına kalbinin heycan eklemektir öylece.Gözünü karartmaktır herşeye cesurluktur heşeyin ötesinde...Sevdiğinin kokusunu hissederken bi yandan yanmasıdır içinde bi yerlerin,bakarken ona sanki bakarken bile inciteceğinden çekinmektir.Aşk deniz gibidir uçsuz bucaksız...içinde herşeyi barındırır ve tıpkı denizin kustuğu gibi öfkesini aşktada öfke vardır ve aynen öyle kuvvetlice.Gecenin karanlığıyla dost olmuşken selamlamayı öğrenmektir bulutları.Uçurumun sonsuzluğunu bile bile,attığın adımda ölümün kucaklıycağını bile bile bırakırsın yinede kendini o sonsuzluğa...Kanar çoğu zaman her yerin usul usul kanlar sızar yaralarından ama aşk öle bişey ki kalbinde yinede seversin öylece...Beklersin sonra gelmesini bulutların ardında o koskacaman güneşle...
AŞK!..
Genç kız annesine sorar:
- Anne aşk nasıl bir şey?
- Aşk mı? Şey... Aşk şöyle bir şeydir kızım... Hani mesela çok zengin ve yakışıklı bir adama rastlarsın, seni Venedike götürür, dönüşte sana güzel bir araba alır, bir daire alır, elmas gerdanlıklar, altın yüzükler hediye eder, mutluluktan uçarsın adeta, işte aşk böyle bir şeydir kızım...
- Ama anne, peki o heyecanlar, güzel duygular, kalbin küt küt çarpması, ilk buluşma, ilk öpücük... Bunlar yok mu ?
- Ha onlar mı? Kızım onlar seni bedavaya getirmek için meteliksiz komünistlerin uydurduğu şeylerdir, aldırma...
duruyorsun ya sen orada, ne kadar hasretsin aşka görüyorum. sen istemedikçe bir şey yapamıyorum, susuyorum. bu da onlardan biri olacak biliyorum. hani şu unutulmaz bir sevgili daha bırakarak arkada, belki de yaşanabilecek en güzel serüveni
terk ederek daha otobüsün ilk basamağında; arkasına bakmadan bırakıp gittiklerinden, gittiklerimden...
bazen insan olmak, doğru olmak, kendin olmak yetmiyor. görmek istediğimiz yerden bakıyoruz olaylara... gözümüzde en afilisinden bir gözlük. hayata atacağımız daha çok çalım var sanıyoruz. tutunacak dalları birer birer kırıyoruz. çoğul konuşuyorum, görüyorsun, okuyorsun...
ben de yaptım zamanında; ya kendimi kandırdım sevmeyen için, ya seveni görmedim at gözlüklerim sayesinde. ama sen büyüyeceksin, fikirlerini çoğaltıp yaptığın en iyi iş olarak onları savunacaksın. türkülerle güzelleştireksin hayatını, belki arada bir beni hatırlayacaksın çok kısa. "geldi geçti, üç beş günlük fasıldı" derken mesela, aklına o mahpus değil ben geleceğim.
ne değişecek sonra? sen ve ben yeni insanlar tanıyacağız, belki kayıp parçalarımızı yine onlarda arıyacağız. belki bulacağız, bilmiyorum. belki o kadar uzun vaktimiz bile olmayacak. ama yapamadıklarımız, deneyemediklerimiz hep bir yerlerde karşımıza çıkacak, koca bir "acaba" olacak hayatın akışında.
şimdi sana ne desem, ne konuşsam bilmiyorum. keşke insanların düşüncelerini okuyabilmek bazı zamanlarda mümkün olsa... sen savaşçısın, o sert sözlerinin altındakini biliyorum oysa ben. bilmek de yetmiyor bazen.
sen orada duruyorsun, fikrin benim seyir defterimde. ve ben sustuklarını türkçeye çevirmeye çalışıyorum.
acı çekmek ruhun fiyakasıymış, öyleyse özgürüm diyorum.
başkasıyla birlikte olunduğunda gerçek anlamda mutlu olmayı yasaklayan, o olmadan bir parçanın eksik olduğunu ve tamamlanamadığını hissettiren, en iyi arkadaşını üzmemek ve duygularını incitmemek adına onunla birlikte olamamanın verdiği büyük acıyı yaşatan bir garip ve çılgın duygu.
Zaman,mekan,çevre kavramlarının varlığını yaşayana unutturan,karşındaki için hiç yapmayacağını düşündüğün şeyleri mutlulukla yaptırabilen,ona bakmanın,onun nefes almasının bile içinize enerji dolmasını sağlayan,hayattaki tek yaşam kaynağınızın o olduğunu hissettiren duygular bütünüdür aşk.Aşk onu içinde kendinden daha çok hissetmektir.
aşk; olmayanın acısıdır. karşılıklı aşk yoktur. çektiğin acı kadar aşık olursun. beklemek, acı çekmek, özlemek, her şarkı da onu düşünmek aşktır. (bkz: bana göre)
hani uykunun en tatlı yerinde sizi uyandırmak için acı acı çalar ya telefonun alarmı, 10 dakika ertelemeye alırsınız ya 10 dakika sonra uyanacağınızı bile bile, işte o 10 dakika hiç bitmesin istersiniz ya, 10 dakikaya sığdırılan bir uykudur bazen aşk.
insanların uydurduğu en büyük tarisel yalandır. Her şeyin üstünde ulvi bir duygu olduğu söylenir ama bugüne kadar bir zenginin bir fakire gönül verdiği ancak filmlerde görülmüştür.
yaşadığımız tüketim çağında bir kaç günlük soğuk algınlığıdır. korkmaya gerek yoktur bulaşıcı değildir, başka bir mikrop üreteci görülünce geçer gider.