Sebepsiz sevmektir aşk,
Nedeni olmadan bağlanmak birine.
Gözlerine baktığında ...erimektir içten içe.
Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle.
Hatta sarılamamktır utançtan,
Çünkü utanmaktır sevmek aslında,
Sevmek nedir aslen?
Ölmek mi uğruna?
Yaşamak mı onunla?
Sevmek mi ömür boyunca?
Yoksa ayrılmak mı gerekince?
Nedir insanı başkasına bağlayan?
Güzelliği mi? Bilmez kimse bu soruların cevabını..
Kimi sever güzelini, kimi sever özelini.
geçici bişeydir..
ne kadar seversen sev ne kadar aşık olursan ol mutlaka bir gün geçer gider..
zaman tek gerçektir aşk bile ona direnemez.
hislerinide seninle birlikte götürür ama gider...
acısını çekersen eyer varlığını kabul edersen mutlaka yenebiliceğin bir duygudur..
ama inkar edersen gurur yaparsan ömürboyu hapsolabilirsin o acınası duygunun içine..
aşk; süslü cümlelerin altında yatan iğrenç fikirler değil, masum iki gözün altında yatan kedi yavrusuydu. gönülleri ısıtan bir gülümseme, ya da sevgiliden beklenen bir gülümsemenin hayaliydi. içinde beklettiğin küçük bir umuttu o. küçük umutların beslediği büyük bir sevda. kavuşmak mı? belkide hayal. hayal mi? tek ekmeği. ölümüne sevmek mi? tek gerçeği.
"...aşk insanın sadece psikolojisini ve kimyasını değil; tarihini, müziğini, coğrafyasını, edebiyatını, fiziğini, beslenme çantasının içindekileri, hayat bilgisini de değiştiriyor..." *
insanları sevdiğinizi söylüyorsunuz! ama daha derine indiğinizde sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz. siz bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. aşk da böyle birşey.
bir sarılışı, bakışı, gülüşüyle dünyaların sizin olmasıdır.
huzurunda sarhoş olup, huzursuzluğunu affetmektir.
'başkası olsa..' diye başlanan cümleleri tamamlayamayıp kıyamadığınızı görmektir.
giysilerine bile imrenmektir kokusunu içine çekiyorlar her an diye.
acayip bir tutkuya ve özleme hapsolmaktır.
bir başkasını sevmesi fikrinin bile kalbinizi parçalamasıdır.
işin aslı duygularınızın kelimelerin sınırlarına takıldığını farketmektir yazarken. ve tüm bu cümlelerin yetersiz kaldığını görmektir.
aşk nedir biliyomusunuz?
aşk facede salak salak sende ekli olmasada onun profiline girip adına bakmaktır.
fake hesaplar açıp onunla konuşma çabasıdır.
yolda onu görünce umrunda değilmiş gibi yapıp içten içe acaba başka kızlarımı kesiyo diye düşünmektir.
sırf ona inat erkeklerle onun olduğu mekanlarda gezip kıskandırma çabasıdır.
sevgilin varmış gibi davranmaktır olmadık yere.
aslında ben seni hiç sevmedim derken içinde fırtınalar kopmasıdır.
ilk öpücüğünün hiç aklından çıkmamasıdır.
deli edecek kadar çok sevmektir.
her an aklında olmak değildir aşk, arada bir aklına gelince için sızlıyorsa eğer aşktır bu.
aşık olanlarla artık dalga geçememektir.
en gerizekalı aşk şarkısının bile anlamlı gelmesidir.
vizelere bütünlemelere çalışmak yerine adını farklı puntolarla sıralara kazımaktır.
saçma gibi durup çok anlamlı olan birşeydir aslında.. herkes kaldıramaz.
sanki içinde biri yaşıyormuş gibi hareket etmek, evet bazen şizofren gibi kendi kendine konuşmaktır. çünkü aslında kendi kendine konuşmaz insan. başka kim bilebilir bir insanın içinde neler olduğunu, sevgiliden başka. kim bana onun benim içimde olmadığının garantisini verebilir. kimse onun ve benim içimi görmedi ki şu ana kadar. bizim birbirimizinkini gördüğümüzden başka. budur aşk işte; tek kişi yaşamaktır.