keşke hep masum kalsaydın benim için,
uzaktan ve duvarlara dayanarak izleseydim seni,
keşke tanışmamıza hiç fırsat olmasaydı,
ve seni hayatıma şeker misali karıştırmasaydım,
hayat kavramım senden ibaret olmasaydı keşke,
seni hayatımın öznesi yaptım da ne oldu?
her gece bir acı, her anımda yaralı bir kalp.
öznesi olmayan bir hayata mahkûm bir nesne kaldım sayende,
oysa ne kadar masumdun önceleri,
bir gülerdin dünya gülerdi sanki
kazara göz göze gelsek yıkılırdı içim,
öpülesi bir el uzanırdı tenime.
dokunurdu içime işlercesine.
ne güzeldi eskiden, uzaktan seyreder,
en yakınlarıma anlatırdım seni,
ne masumdun sen bana.
aniden çıkınca karşıma,
yağmuruna kavuşmuş toprak misali sevindi yüreğim. can yücel
bir çok çeşidi olan.. ilahi aşk, anne aşkı, hayvan aşkı, ya da bir nesneye bir varlığa karşı duyulan aşk gibi..
bir de erkek ve kadın arasında olanı vardır ki, tadından yenmez.
üç türlü aşk vardır..birincisi tanrıya duyulan ilahi aşk..ikincisi karşıcinse duyulan sahte aşk..üçüncüsü kendi cinsine duyduğun gerçek aşk..
eşcinsellerle ilgili aşağılayıcı ifadeler kullanan tüm heteroseksüeller içindir.
(belirtmekten nefret ediyorum ama heteroseksüelim.nefret ediyorum,çünkü sınıfsal ayrımları hiçbir platformda kabul etmiyorum.belirtiyorum,çünkü ne olursa olsun içimdeki feodali çıkarıp atamıyorum)
Aşk... Gök kubbenin altındaki en gizemli kelimelerden biri... Bilinemeyen... Belki bilindikçe daha da bilinecek renkleri, desenleri ortaya çıkan... Tanımlanamayan... Belki binlerce kez tanımı yapilmiş olmasına rağmen tanımlanamayan... Aşk... Belki de bin bir başli bir ırmak, her birinin yolculuğu ayrı, ama hepsinin ulaşmak istediği deniz bir... diye anlatiyor değerli yazar Iskender pala.