bazen oturduğum yerden yapabildiğim en güzel eylem.
insanın tek başına ağlayası da gelmiyor ki, kendi hırka kolları ıslanıyor yalnızca. kendine güzel şeyler söyleyemiyor, bir bakmış umudunu ve inancını kaybetmiş.
"yoluna girmeyen şeyler var" diyor düğümleniyor boğazı.
gücü kendine yetmiyor,
oysa ne çok isterdi: "ben burdayım."
bazen hiç bir şey yokken gelir insana evin içinde bağıra bağıra ağlarsın. tabi akabinde yumruk gibi olmuş gözleri kimse görmesin diye indirmeye çalışırsın.
her şey sessiz sakin giderken, durağanken, sıradanken birden değişir her şey. anlamazsın bile ne olduğunu. bir şey yapacak vakit kalmamıştır. üstünde gittiğin, tutunduğun toprak kaymıştır altından. bir anda gider o sakinlik, o durağanlık.
Ağlamak nedense kötü algılanıyor. Ağlamak gülmek kadar normal ve olması gereken bir durum en azından gülmenin değerini anlamış oluruz. Gülmek kadar değerlidir ağlmak.
ansızın gelir, dışarı çıkmak isteyen aceleci gözyaşı. olmayacak zamanda, olmayacak yerde süzülür yanağından. rezil oldum dersin. ağlamak ben duygulu biriyim demektir.
uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bi feryadıdır.
ağlayamadığımız zamanlar, bizde o gücün de yok olduğu vakitlerdir ki, onun y