çocuklukta istediğini yaptırabilmeye yardımcı olabilir. fakat yetişkinler için hiçbir şeyi değiştirmez ama sinirlerin dışa vurumu olduğu için de bazen durduramazsınız.
ben çocukken genellikle sinirden ağlardım.
iki günden beri içimden gelen istek. Oturup bir yere hüngür hüngür ağlamak, içimi boşaltmak istedim. Çok tuttum kendimi. En sonunda Kadıköy - Eminönü vapuruna bindim kafam dağılsın deniz havası alayım diye. Kulağımda kulaklık. Yeni Türkü'nün çember şarkısı geldi listeden. Süzüldü iki günden beri tuttuğum tüm yaşlar. Karaköye kadar ağladım. Karaköye gelince de hiçbir şey yokmuş gibi indim kendime bir kahve ısmarladım. Denizi seyrettim. Bazı insanlar onları üzen şeyleri paylaşamazlar, anlatamazlar, dile getiremezler birine isteseler bile. Ben de o insalardanım. Anlatamıyorum paylaşmıyorum. Hep kafamın içinde kendi kendime konuşuyorum. Elimden bir şey gelmiyor. Kitlenip kalıyorum. Şimdi de eminönü kadıköy vapurundayım. Burdan kadıköye kadar da ağlarım. Eve gidince de hiçbir şey olmamış gibi oturur gecenin bitmesini beklerim. Çok uzattım. Burayı da iyice günlük gibi kullanmaya başladım. Hadi evine the compass.
bu biriken bir şey. öyle arada akan üç beş damlayı elimin tersiyle silip yoluma devam ederek bundan kaçamıyormuşum. doldum doldum patlamak üzereyim hissediyorum. gelişi dünden belli. hazırlığımı yaptım. ağlayınca akıp gözümü yakmasın diye kirpik serumumu sürmedim, belamı skecek şarkıları rahatça dinleyebilmek için kulaklığımı iyice şarj ettim, kediyi odaya almadım. kesintisiz zırıl zırıl ağlamaya hazırım. unutacak ve iyileşeceğim. bunu da silerim kesin ne yazsam silmek huy oldu iyice. buraya hep kendim için yazıyorum. sonra da yazdıklarımı görmeye bile tahammülüm olmuyor. her şey benimle ilgili.
Ağlarken hıçkırığınızda boğulduğunuz oldu mu?
Ya da ağlarken ses çıkmasın diye ağzını kapatan?
Veya banyoya gidip o kadar ağlarsın da yüzünü yıkayıp mutlu bir hayatı yaşamış gibi yapıyorsun?
Seni ağlarken görünce neden diye sorarlarken onlara açıklama bile yapamayacak kadar yorgun?
Ağladığın fark edilmesin diye bir şey arıyormuş gibi yapmak?
Ağlamak için geceyi beklemek?
Ağlarken uyuyup kalmak?
Boynuna giden ıslak his normalde seni huylandırırken kılını bile kıpırdatmamak?
Gece ağlayarak pencereden dışarıyı izlemek?
Ya da seni ağlayınca güçsüz sanmaları?
Yükseklik korkusu biri olup şimdi pencere kenarında “neden atlamıyorum ki” demek?
Aklında susmayan sesler?
Ölme isteği>yaşama isteği?
O kadar ağlamaktan neden ağladığını unutur musun mesela?
“intihara meyilli değilken ölmek ister misin? “
Ağladığını duymasınlar.
Biraz gül
böyle görmemeliler mesela.
Neden diye soracaklar.
Onlara bir cevabın var mı ya da açıklama yapacak gücün?
Unutmayın, herkes ağlar.
Neyse buraya kadar okuduğunuz ya da okumadığınız için sağ olun.