fazla teknik konulara girmeden ilkokul çocuğunun anlayacağı şekilde, düz mantıkla durum şu...
en büyük paramız 200 tl. indiragandi yapılan (milletten tokatlanan da diyebiliriz) parayı keş-nakite çevirsek ortalama yüzlerce tır dolusu para.
sahi ya...
piyasayı denetleyen, akçeli işleri gözetleyen devlet denen kurumun yapılarında kontrol mekanizmalarının başında olanlar tüm bu soygun yaşanırken ne yapıyordu?
1 yıl önce savcılık yazı yazıyordu uyarıyordu.
1 yıl önce maliye bakanı bile "millet malı götürüyor, birileri birileni söğüşlüyor, aloo kardeşim silkeleniyorsunuz, yanıyorsun fuat abi! vb" uyarıları vermesini bırakın... https://www.youtube.com/shorts/fPMLq-HVZsY
MASAK eski Başkan Yardımcısı Ramazan Başak hatırlayın...
2025 ve 2026 yıllarında konu hakkında uyarıları yapmıştı.
ne oldu?
banka itibarını zedeleme, borsa manipülasyonu, halkı yanıltıcı bilgi vermek "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" dezenformasyon suçlamasıyla gözaltına alında. şu an iki davadan yargılanmakta ve yurtdışı yasağı vs ile serbest bırakıldı.
yine düz mantıkla açıklayalım.
eviniz soyuluyor ve hırsız var diye ihbarda bulunuyorsunuz.
sizi birine hırsız dedi diye mahkemeye veriyorlar. hırsız hapse giriyor ve aynı zamanda da sizi "hırsız" dediniz diye hakaretten yargılıyorlar.
fıkra bu kadar.
ortalama zekası olan, paradan anlayan, bakkala gidip 200 lira verip bir sakız alan ve para üstünün kaç lira verilmesi gerektiğini, sakızın değerini bilen çocuk bile bu soygunu görür anlar.
tarışma-konuşmalara bakarsanız zaten bu pislik başımızdan aşağı akarken elin gavuru(!) kokudan rahatsız olup bizi defalarca uyarmıştı ki...
örnek; https://ir.msci.com/news-...ket-classification-review
türkiyenin gri listeye alınması, financial action task force (fatf) raporları, kara para yaptırımları vb malumunuz. https://www.fatf-gafi.org...ons/turkiye-fur-2023.html
ülkemiz hala pc (r15) -kısmen uyumlu- seviyesinde.
tüm bunlar olurken birden bire 100 lira verip alınan hisselerin, fonların 3.000-4.000 lira değere ulaşması, kar-gelir elde edilmesi düşünülürse...
kağıt üzerinde olan, 1-2 çalışanı olan tabela şirketler fonlar birden bire görülmemiş duyulmamış değerlere çıkmasını nasıl değerlendirilmesi lazım?
asla iktisat açısından açıklanması mümkün olmayan kısa sürede böyle uçuk kaçık kazançlar nasıl oldu?
ne oldu?
mars yolculuğu için yıllar süren zamanı, milyarlarca dolarlık maliyeti yok edecek anında ışınlanacak bir teknolojiye mi yatırım yaptık, bu teknolojiyi mi gerçekleştirdik de bu şirketler fonlar bu kadar gelir elde etti?
mars gezegenini dünya gibi yaşanılır yeşil sulak bir alana mı çevirdiler de mars gezegeninde yatırım işletme, iskan vb sağladıkları , mars gezegeninin tapusu işletme ve mülkiyet hakkını elde ettikleri için mi bu şirketler fonlar bin kat değerli hale geldi?
microsoft, amd, nvidia, apple, amazon vb şirketler yanında jpm (jpmorgan) gs (goldman sachs) vs. yatırım, mevduat, ticaret bankaları kapımızda sıra olmuş da "gadasını aldığım! biraz bize para, biraz teknoloji, biraz akıl verin ne olur?" diye sıraya mı girmişler de bu kadar astronomik değerlere şirketler fonlar, hisselerimiz fırlamış?
bunun için mi kısacık dönemde, yatırım açısından bir an sayılan zamanda astronomik kazançlar?
üretmiyoruz ki bu sorun değil. üretmemeyi anlayabilirim de bırakın üretmeyi de tüketemiyoruz bile.
insanların çarşıda pazarda çöp kalitesinde sebze meyveyi alırken zorlanması, elektrikli ve elektronik alette piyasa eskimiş kullanım ömrünü tamamlamış eşyalarla doluyken, trafikte 10 araçtan en az 4 tanesi asla trafiğe çıkmayacak mal ve insan hayatı açısından kullanılmaması gereken kalitedeyken, dana sucukta daha ucuz diye tavuk eti çıkan toplumda birden nasıl şirketleri fonları böyle astronomik rakamlara çıkar da milyar dolarlar total olarak değer kazanabilir diye kimse düşünmemiş.
düşünenlere, konuşanlara da yanlış bilgi veriyorsun diye davalar mahkemeler...
oysa bu insanlara teşekkür edilmeli ve "tamam ya, bizim gözümüzden kaçmış" diye ödül verilmeli.
yok efendim, mahkeme tutuklama, yargılama...
sonuç olarak yine biz ödeyeceğiz bu yurt dışına çıkan paraları.
yıl 2023.
şirket matrah beyanı 95.180.757 lira (yazıyla yazalım da anlaşılsın: doksan beş milyon yüz seksen bin yedi yüz elli yedi lira)
yıl 2024.
şirket matrahı 0 (yazıyla yazalım da anlaşılsın: sıfır lira)
yıl 2025.
şirket matrahı 18.000.000.000 (yazıyla yazalım da anlaşılsın: on sekiz milyar)
2023 baz alınırsa ve 2024 sıfır sayılırsa bir yılda on binlerce kat büyüme.
aslında bu rakam daha da fazla da neyse...
bu şirket ne yapmış da bu kadar büyümüş?
bunu iktisatla açıklamak akılsızlıktır.
olan olmuş, öpülmüş yanağın geri dönüşü yok.
şimdi ki tartışmalar konuşmalara bakın.
devlet işe el atsın diyenler mi, devlet uğranılan zararı milyarlar tutan yurt dışı transferleri ile ilgilensin diyeni mi vs. gırla konuşmalar.
evet, devlet el atacak.
her krizde olduğu gibi tartışılmaz olan finans sistemine kaynak aktarılacak. finans sistemi insan vücudunda damarlarda dolaşan kan gibidir.
zararı minimize etmek için devlet hazine buralara kaynak aktaracak, bu kaçınılmaz ve tartışılmaz bir gerçek. olması da gerek...
zurnanın zırt dediği yer bu milyarlarca dolarlık faturayı kim ödeyecek?
kaçınılmaz olarak halk ödeyecek.
az çok bilenler bilir.
bu indiragandi durumunda çıkıp bu işin failleri çıkıp "evet, biz yaptık" deseler bile bu işin cezası 3-5 yıl hapis.
malum yargı sistemi düşünülürse en fazla 1 yıl tutukluluk ve şartlı salıverme ile ceza alırlar.
bazıları itirafçı olur ceza bile almaz.
kamuoyunda tartışmalara bakılırsa süreç tamamlandığında 20 milyar dolarlık faturaya şükür etmemiz lazım.
kimse ne olduğunu ve zarar analizini yapacak bilgiye sahip değil ki kamuoyuna bilgi verilmiyor.
her zamanki gibi şeffaf bir durum yaşanmadığı için herkes amale hesabı yapıyor. çiftçinin karpuz tarlasında hasadı toptan alan kabzımalın tarlaya bakıp senin ürün bu kadar turar diye hesap çıkarması gibi durum yaşanıyor.
zaten konunun araştırılması için mecliste öneri verilmesi, kamuoyuna sonuçların açıklanması vb durumda olacağını sanmıyorum.
ekonomik istikrar, piyasaların korunması, şu zor zamanda yatırımcıyı sermayeyi ürkütmeyelim, piyasaların finans sisteminin korunması vb gerekçeler sunulacak.
bir yerde haklılar da...
uzun lafın kısası en büyük yükü yine bu fonlardan hisse almayan, ucuz ekmek, meyve, sebze, et, süt vb peşinde koşan, kuyrukta bekleyen vatandaşlar çekecek.
şimdi yollar köprüler satılıyor. 30 yıl özelleştiriliyor.
bu 30 yıl işletme hakkından devletin alacağı paradan fazlası buhar oldu. durumun ne olduğunu nasıl bir maliyet ortaya çıktığını düşünebiliyor musunuz?
Yazıp duruyorsunuz, anlamıyorum. Bana basit anlatın! Maliye Bakanı ingiliz vatandaşı, Aile Bakanı Belçika vatandaşı ve iki dönem Belçika Parlementosu Milletvekilliği yapmış biri demeniz yeter de artar bile.