--josef k--
...bir başlık, "... başlıktır." şeklinde tanımlanmaz, tanımlanamaz. (bkz: yaran başlıklar) yahut (bkz: başlık sıçmak) diye bir bkz verilmez. bu, çaylak olmanıza neden olabilir, ki oluyordur da...
--josef k--
son girdiği 22 başlığa gereksiz başlık diye entry giren birinci nesil yazar. sürekli kendini tekrarlıyor anlaşılan. tamam bizde farkındayız sözlüğün foruma dönüştüğünün ama burada yapacak bir şey yok. iş tamamen yönetimle alakalı. en güzeli kendisini mod yapmak. işte o zaman sözlüğün kalitesi artar ama aynı oranda yazar sayısı azalır.
bir yazar.
okurdum kendisini, severdim. rapper ninja'ya benzetirdim. kaliteli yazar derdim. sonra bir gün ölen kazım kanat'ın arkasından bir şeyler söyledi. (bkz: kazim kanat in duayen kabul edildigi spor medyasi)
kırıldım... ama okumaya devam ettim. sonra bir sabah geliyorum, sözlüğe bakıyorum, ilker başbuğ başlığında, (bkz: ilker basbug/#4073654) eşiyle otururken çekilmiş bir fotoğraf. fotoğrafta hanımefendinin bacakları gözüküyor. olabilir. kendisine ters olabilir. ama iğrenç, kusacaksınız, poşetleri hazırlayın gibi kelimeler, bir hanımefendiye söylenecek şeyler değil, bir bayan için ağza alınacak şeyler değil, genelkurmay başkanı'nın eşi için söylenecek şeyler hiç değil. bir insanın ailesini kullanıp, bir şeyler söylemek tabir-i caizse bel altı vurmaktır. birinci nesil, herkes tarafından okunan bir yazar, kişisel duygularının önüne geçemezse, bu kadar küçülürse, diğerleri ne yapsın arjen?
hayrünnisa gül'e, emine erdoğan'a ve benzerlerine kıyafetleri üzerinden puan veren, hakaret eden zihniyete bir insanı kıyafeti nedeniyle yargılamanın ne kadar ucuz olduğu konusunda süper bir ders vermiş yazar. o dersi alabilmek için kan yoluyla beyne bol miktarda oksije ve glikoz taşınması lazım tabi ki.
sevim basbug fobisi teşhisi ile iran'a göndermek istediğim yazar. hayrünnisa gül, emine erdoğan veya başka biri... kadınlara karşı biraz daha zarif ve nazik olmak gerek. ben çarşaflı bir kadına ağzını lağım borusu olarak kullanarak küfreden şahıslardan nefret ettiğim kadar mini etek giyen kişilere ve bunların kocalarına belaltı darbeler indiren şahıslardan da hakkaniyet namına hazzetmem. zannımca objektiflik ve fikir namusu bunu gerektirir.
şahsıma ettiği hakaretten dolayı, adını açıklamak istemediğim bir arkadaşım tarafından tsk'ya mail yoluyla hakkında yasal işlem başlatılmak üzere şikayet edilmiştir.
fanila, çorap ve uzun marlboro tedarik edecek yancılar aramaktadır. *
tsk'nın kanunları cemsbg ve sevim başbuğ'a aynı mesafede olmak zorundadır.
edit: tsk'nın kanunu yokmuş. yönergesi varmış. bu yönerge de tsk mensuplarını koruyup kollarmış. kediye kafa atan mucahit fare'ye te$ekkür eder, yukarıdaki son cümlede 'kanun' yerine 'yönerge' ifadesinin getirilmesini önemle rica ederim.
kendisi hakkında yapılmaya çalışılan yasal işlemi kınadığımı bildirmek istedim. şurada ironi ve hazır cevaplık konusunda kendisinden ders ve feyz almak istediğim bir arkadaşım arjen, ne kadar fuboldan anlamıyor olsa da...
"ben de şimdi akp'ye mail atıyorum ve savcılığa suç duyurusunda bulunuyorum. bu sözlüğü kapattırmayan flornali numuneddin'i kimler neylesin. akp, rte, abdullah gül, emine erdoğan, hayrünnise gül başlıklarını tarayıp mailimi atıyorum, kahvemi yapıyorum, keyfime bakıyorum..."
büyüyünce sözlüğün allah'ı olacak. baksanıza. herkesi yargılıyor kendince. bir insanın mini etek giymesinden rahatsız olacak kadar sığ bir zihne sahip.
açıkçası ben özgrülükçüyüm. hiçbir zaman sola yatkın olmadı düşüncelerim. tabi bu düşüncelerin içerisinde her türlü düşünce vardı. ekonomik düşünce. siyasi düşünce. dini düşünce. sosyal düşünce...
fakat bu insanın yaptığı şey mide bulandırıcı. tamam, ilker başbuğ basiretsiz bir komutan. fakat eşinin mini eteğiyle o başarısızlığın alakası ne?
hem sen böyle yaptığın zaman, karşına aldığını sandığın o ucuz solculardan farkın ne oluyor?
ikiniz de aynı şeyin laciverdi olmuyor musunuz?
at gözlükleri ve art niyet atılmalı dostum. art niyet ve at gözlükleri atıldığı an gerçek bir aydın olma yolunda ilerleyebilirsin. yoksa koşu bandında koşup da ne kadar çok yol aldığını sanırsın. yorulduğunla kalırsın.
ha, şimdi dersin ki "ben spor olsun diye yazıyorum." o zaman karşılık veririm sana;
bir çok konuda fikriyatlarimiz ters olsa bile fikriyatina değer verdiğim kişidir. şimdi fikriyatimiz ters diye bu kişiye hadi lan ordan deve, cavus oğlu ömer cimboma gömer gibi kelamlar etsem elbette kendisi altta kalmayacak ayni frekansta cevap verecektir ve de bu da hakkıdır. nitekim dar-ı sözlükte anlamaktansa yargilamak zagonuna sık sık maruz kalan bir yazardir. behey ihvanlar bu adamın dediklerinde %1 oranında bir doğruluk payi bile olsa kelimenin gerçek anlamında yobazlik yapan kişilerin -yobazlik sirf dindarlikla alakalı değildir fikri anlamda da geçerlidir- kendi kicindaki pantuldaki deliği görmeden ehehehe bunun pantulu delik demeye benzer.
ironisever* bir arkadaşmış. sazan avıyla uğraşmaktaymış, öyle diyorlar.
kendisi de öyle buyurmuşlar.
kendisi ile dünya görüşü açısından siyah ve beyaz gibi olsak da, sözlükte bulunduğum süre içerisinde zekasından şüphe etmediğim yazarlardan biri arjen. muhtemelen çok da umrunda değildir ya, aynı dünya görüşünü paylaştığı şakirt tayfadan çok daha farklı bir yerde görürüm kendisini. zira, eleştirirken de laf sokarken de ayar verirken de zekice yapar bunu. yeri geldiğinde ironi de kullanır, yeri geldiğinde açıktan laf da sokar. velhasıl kendisini, herhangi bir kelamım olmamasına karşın, zekasını kullanan insana duyduğum saygıdan ötürü takdir ederim.
yalnız şöyle bir sorun var tabi, bilindiği üzere ironi iki ucu keskin bir tekniktir. zekamın tüm kırıntılarımı kullanıp tekmil milleti göt edeyim diye uğraşırken, bir anda kendinizi entry sıçmış olarak bulabilirsiniz. şekil 1a bunu bize özetliyor.
leman dergisinin hayrunnisa gül kapağında yapmaya çalıştığı ironi ne kadar ucuz ise, (bkz: #4073654)'de yaptığı ironi de o kadar ucuzdur gözümde. bayağılık hiçbir bünyede güzel durmuyor, ideolojik kalıplar da bu bayağılığı körüklemekten öteye gitmiyor elbet.
sözlükteki cemaatçilerin birbirlerini kollamak adına hep aynı saçma cümlelerden motive olmalarına çok gülüyorum. "ayar verdiği yazarlar çekemiyor, yeni yetmeler bunlar yeaa, olm siz vitaminken bu adam yazıyordu, altına imzamı atarım yazdıklarının" falan. şaka mısınız lan? yaşın kaç başın kaç? kimi neye göre kategorize ediyorsun? kaç yıldır sözlüklerde yazıyorsun mesela? herhangi bi meselenin hali hazırda tartışıldığı bi sözlükteki nesil sayısı mıdır elindeki rasyonel veriler? inanılır gibi değil gerçekten.
mide bulandırı bi yazının öznesidir kendisi. ayıbını kabulleneceğine yandaşları ile hala daha kendini savunmak derdine düşmesi ise kolay kolay anlam yüklenebilecek bi davranış biçimi değil.
hep bahane üretiliyor. "ama işte emine hanım, hayrünisa hanıma da eleştiriler geliyor" gibi sığ argümanlar mıdır yapılan ayıbı örtmek için savunma referansınız? "bizim gönülden bağlı olduğumuz insanlar eleştiriliyor, biz de daha beterini karşıt görüşe sahip insanlara yapmalıyız" mıdır tutarlılık? adamlık bu mudur?
efendiler, kendinize gelin. bu yapılan bi eleştiri değildir. 60 yaşında bi kadın seks metası olarak sözlüğe lanse edilmektedir. ve bunu destekleyecek kadar insanlıktan uzaklaşmış yazarlar tarafından bu iğrenç hareket desteklenmektedir. yazıktır lan, ayıptır, günahtır her şeyden evvel. bu kadar ucuzluk olur mu? sizin kadar alçalıp benzer ithamlar o çok değer verdiğiniz insanlar hakkında yapılsa yine bu kadar hümanist olabilir misiniz? insanlığınızdan utanın lan.
bu insanı anlarım. kendince bir şeyler yazıp, daha sonra ironi falan demiştir. kabul. yaptığı hatayı direk kabul edememiş ve ironi demiştir.
ancak bunu savunan özellikle bir kişi var ki onu anlamak, anlayabilmek imkansız. neymiş, bu adam sözlükte yazarken kimileri bebe imiş, yok diğerleri yazı yazmayı bilmiyormuş. ulan bir insanın yanlışını savunmak bu şekilde mi olur? sen hataları eleştiren insanların yaşını ne biliyorsun da önyargın ile hareket edebiliyorsun?
--spoiler--
bir yazara sırf görüşlerini beğenmediği için ağza alınmayacak hakaretler savurmak ancak bununla açıklanabilir çünkü.
--spoiler--
burada arjen'in yazdığı entry yukarıda yazılanlarla aynısı değil mi?