1915 yılında osmanlı imparatorluğu silahları bıraktığı zaman, arapların alnında hazin bir ihanetin damgası vardı... arap yarımadasını imar ve huzur yolunda elinden geleni yapmış osmanlı türklerine, ölüm-kalım mücadelesi yaparken arkadan hançer vurmak, mantık ve insafla asla bağdaşmaz bir aykırılıktı.
ingiliz-fransız tesiri altında kalmış, zehirlenmiş, sebepsiz ve mesnetsiz bir türk düşmanlığı ile beslenmiş arap liderleri, halklarına gerçekleri başka türlü anlatmışlar ve yoldan sapmışlardı,
mütarekede osmanlı devletinin karşısına en ağır taleplerle çıkan araplar olmuşlardır kardeşlerim demişti rahmetli muşlettin amca.
Dünyada çoğu kişinin dalga geçip aşağıladığı fakat 1400 küsur yıl boyunca kendi ideolojilerini tüm dünyaya yayarak yaygın hale getirmeyi başarmış millet.
illa silah gücü ile dünyaya hükmetmeye gerek yok.ideolojik yayılmacılık en önemlisidir.
amerikan ve ispanyol yayılmacılığının ilk mucitleridir. batı kültürü, zannedilenin aksine avrupa kıtasına has homojen fikirler silsilesi değil, hem doğu hem de batı dan esintiler taşıyan heterojen bir yapı.
arkadaşlar ben 5 yaşından beri çatal bıçak kullanıyorum. her yemeği her yerde çatal bıçakla yerim.
bı gün iş için cezayırdeym. melek gibi bı müşterim. beni ailesiyle yemeğe çağırdı. şeker gibi eşi birbirinden güzel yemekler yapmış.
ama o da ne? masada çatal bıçak yok. elle giriştiler. ben de elle yedim mecbur. hayatımın en huzurlu yemeklerinden biriydi. elle yediğim için değil. güvenli ve sevgi dolu aile ortamı olduğu için.