evi her zaman lavanta, yemek, silinmiş yer kokan kadındır. bütün çocukları evlendirdiği için ev asla dağılmaz, bir bayramda unuttuğunuz eşyayı özenle saklar taa ki diğer bayrama kadar.
gece yattığınızda nevresimlerinde ütü izi olan evdir, candır anneanne evi. olsa da gitsek...
kocası öldüğünde, çocuklarına torunlarına güçlü görünmek için "ben ağlamıyorum yavrum siz de ağlamayın" diyendir, cenaze gününün sonunda bayılan, durup durup burnumu sızlatandır ananem. birçoğumuzunki gibi zor şartlarda yaşamış, çift haneli sayılarla çocuk doğurmuş, kimisini hastalıktan yokluktan toprağa vermek zorunda kalmıştır. şimdi dünyanın yükünü taşıdığımı düşünüp düşünüp delleniyorken ananem düşüyor aklıma. evinde yalnızlığı, çektikleri. senin ta amına koyim kaptan diyorum kendime, siktir git üzülmek için gerçek nedenler bul.
öldükten beş sene sonra ve tahmin edilir ki onlarca sene sonra dahi o sıcacık gülümseyişi, annenizden çok sizi korumaya çalışması, beraber bir arada kalmışsanız geceleri kalkıp üstünüzü örtmesi, hasta olduğunuzda yanınızda değilse günde beş kere araması, yemek yapacaksa kuzum ne istiyorsun deyip gözlerinizin içine gülmesi yavrumum yavrusu deyip yanaklarınızı hiç bir sevgilinin öpemeyeceği kadar içten öpmesi, ve bu entryi girerken dahi ağlatmaya sebep olacak ve asla unutulmayacak, yokluğunun boşluğu doldurulamayacak güzel insan.
hayatımda şu ana kadar bana gerçek sevgiyi hissettiren tek kadın. yaşlılığından ötürü söylediğiniz hiçbi kelimeyi anlamasa bile gülümseyip sizi dinler. 5 dakika önce sorduğu soruyu tekrar sorar ama 80 yıl önce yaşadığı bi anısı ve alıntı sözleri ile size hayatın anlamını sorgulatır.
yürümeye bile zor hali var iken odadan sessizce çıkıp ''bekle şindi ben gelecem'' diyip üst kata çıkıp 2 bayram öncesinden kalma bayram şekeri ile dolu tepsisi ile odaya girdiğinde hissedilen sevgiyi inanın başka hiçbir kimse size hissettiremez. o şekerler kurtlu da olsa bozuk da olsa hiç düşünmeden ağzınıza atarsınız ve tadı hiç sevmediğiniz bi tatta olsa bile her bir şeker molekülü yüreğinize işler sevgi ile.
normal hayatta da bu tarz sevgi mevcuttur ancak anneanne şekerinden tek bi farkla ayrılır. anneanne şekerini sevgi ile elinize alırsınız ancak ağzınıza atmadan önce ''hmm acaba kurtlu mu? bozuk da olabilir? ya midem bozulursa hastalanırsam? yaaaaa şeker iyi de çikolatalı olsaydı daha güzel olurdu'' diye düşünmektir normal yaşantınızdaki sevgi.
her seferinde yukarıdaki şeylerin hiçbirini düşünmeden ağzıma attım şekeri hatta bi tane de cebime koydum aynı sevgiyi sonra tekrar tatmak için. gündelik hayatta da böyle bi sevgi bulmak dileğiyle.
eve girdiğinizde ''geldinmi yavrum'' diye sesleniverir.gelişinizi görmezden gelmesi mümkün değildir.şimdilerde evimizin baş köşesinde oturmaktadır ve varlığı nasıl huzur verendir.kendine has konuşmasıyla uzak akrabalardan bahsetmesi, kim kimle evlenmiş, kim kime kaçmış gibi tüm havadisleri bilinçsizce dinleyeni kırıp geçirerek anlatışı, tv izlerken diziyi oyuncudan daha çok yaşayarak izlemesi her bir adıma bir sonraki sahneye yorum getirmesi senin ''he hee ananem o kadın fettan'' * demenizi beklemesi, köyde yaşadığından beton dört duvar arasında eli kolu bağlı yayılmaya alışık olmadığından yerinde duramaması bulaşık yıkamak için gizliden mutfağa kaçışları yakaladığınızda su içiyorum, git otursana içeri diye attığı fırçası, sonra sen duş aldın üşütürsün mutfakta deyip sizi oturma odasına yollayıp zevkle bileklerini sıvayıp bulaşığı yıkaması, para kesesini bir sebeple çıkardığında size harçlık vermeden kapatamaması yok almam diye kaçınınca siz, parayı yerden alıp alıp size fırlatması, huysuz, halsiz, suratsız, hizmet bekler diye anlatılan yaşlılarla uzaktan yakından ilgisi olmaması sizden daha atak, daha dinç olması merdiven çıkarken yaşlılığına yenilmesi, yüzündeki çizgilerinin dili olsada anlatsa dedirtir yaşanmışlıkları, görmüş geçirmişliklerini ve bir kez daha anlarsınız kırışıkların kıymetini elleri yanakları, öpülesidir.torun olmanın tadıysa tarif edilemez.
mavi gözlü, hiperaktif kız, yanakları esnetilesi muhteşem kadın.. hiç yerinde durmaz, kocaman gözlük camlarından masmavi gözleri daha bir iri gözükür. anneyi dünyaya getirdiğinden midir, hayatınıza renk kattığından mıdır bilinmez çok çok sevilir. etrafı camla çevrili pastaneye girerken camı görmeyip, kapıyı açmadan içeri girmeye çalışır. aceleyle camdan duraklara çarpar. bol bol pot kırıp gülmekten ağrılar sokar insanın karnına. bir de muhteşem büyük anneanne vardır. bastonuyla uykunuzdan uyandırır, sarıldığınızda ağlamaya başlar da ağlamasına dayanamazsınız. hep birlikte toplandığınızda* matruşka gibi olursunuz. çok eğlencelidir. tadından yinmez.
örnek diyaloglar,
susuzsuperisi: ananeeem iyi ki varsın!
anane: iyi ki varım.
---
anane: (telefonda) hayırlı olsun bakalım hadi bursu kazanmışsın.
susuzsuperisi: oha! daha yeni aradım annemi. senin nerden haberin oldu?
anane: salak çocuk! az önce konuştum annenle.
bu yaşıma gelmeme rağmen o da o yaşına gelmesine rağmen beni her gördüğünde saçımı başımı öpmeye çalışan dünyanın en tatlı insanlarıdır. ve evet nedense babaanneye her zaman tercih edilir. ilginç.
uykuya dalmadan önce uykularım senin olsun diyendir.
yavrumun yavrusu, kuzumun kuzusu şeklindeki sevgi cümleleriyle burnumda tütendir.
esprileriyle, eksik ya da yanlış söylediği kelimelerle dalga geçtiğimizde; bunları ben yokken hatırlayıp çok güleceksiniz dediğinde anlamadığımız, ama gittiğinde bu söyledikleri hatırladığında bıçak gibi kalbinize giren, gerçi kalbinizden hiç çıkmayan, annenizin annesi, sizin de canınızdır. *
nedendir bilinmez ama babaanneden daha yakındır.
başka bir diyarı bizlere tercih edeli 20 küsür sene olmasına rağmen, resmini her gördüğümde boğazımdaki yumruyu hatırladığım...
canım...
cananım...
ilk aşkım...
şenşakrağım...
güzel konuşan...
etrafındakileri neşesiyle kendisine esir eden...
bana insanlar kadar hayvanlarada saygılı davranmam gerektiğini henüz çok küçükken öğreten,
kınalı ada aşığı,
zamanında kürek takımının ilk bayanı seçilmeyi başaracak kadar cesur ve deniz düşkünü...
kadınların hayatta aktif rol alması gerektiğini her fırsatta dile getiren, zamanından ileri düşünen...
hasreti her hatrıma geldiğinde içimi çızlatan idolüm...
anneannesi hayatta olanların değerini bilmemesi büyük kayıp...
annenizden daha kafa dengi olduğunu düşündüğünüz, olgun ve anlayışlı insan. sabah kahvaltıda, sütten kaymak çıkartır, sırf siz mutlu olun diye. canım ya.
anne neyse anneanne de odur sizi büyütmüşse,
can yarısıdır,
yeri özel olandır,
mis gibi sokandır her daim,
sarıldıkça kokusunu çektikçe tüm sıkıntıları giderendir,
ve yaşlandıkça ölmesinden en çok korkulandır...