Ben de sadece bir kez gittim ankara'ya. Anıtkabiri ziyaret etmek istemiştim.öğlene kadar hava güneşliyken havaya güvenip t shirt ile dışarıya çıkmıştım. Öğleden sonra hava sanki büyü yapılmış gibi bi anda kapanıp kafam kadar dolu yağmaya başlamıştı ve gariban ben açıklıkta yakalanmıştım. Kafama birşey gelmedi şükür ama dolu yüzünden kollarımda bikaç yerde morarma ve kızarma olmuştu.
arkadaşımın düğünü vasıtasıyla hayatımda ilk defa ziyaret ettiğim başkentimiz. düzen hastası bir insan olduğum için çok hoşuma gitti bu şehir benim. aslında herşeyi bir kenara bırak anıtkabir bile yeter bu şehiri sevmeye.
Lan bu şerefsizim benim de başıma geldi. Araba kazım karabekir caddesinde bozuldu. Kenara çektim. Binanın bekçisi "abi burada bırakma sabaha bulamazsın gel içeri çekelim" dedi.
mansur yavaş'ın kazandığı şehirdir. hayatımda ilk kez ankaralı olduğum için gurur duydum. sırf bu seçim için şehir dışından gelmiştim, iyi ki gelmişim.
sittin tane ankaralı yazar var. neden şöyle toplanıp bir zirve yapmıyoruz. pavyon olur, sakarya caddesi olur. ciğerci apo bile olur. bir el atın la. bunaldık.
edit: gelirim diyenler mesaj atsınlar, tarih belirleyip başlık açalım. işim olmazsa söz ben de geleceğim.