ankara

entry10005 ↑ galeri673 ses6
    900.
  1. Bir yerden sonra bağımlılık yapan şehir tatilde bile geri döndüğün zaman sıkıntıdan gebereceğini bildiğin halde dönmek istersin aslında koskocaman bir evdir ankara.
    1 ...
  2. 899.
  3. zaman geçtikçe sevildiği farkedilen şehir.
    1 ...
  4. 898.
  5. sevmemeli herkes bu şehri,sevenler ise herkesten farklı olmalı...
    2 ...
  6. 897.
  7. bu şehri sevmeyenlerin de vardır muhakkak haklı olduğu yerler diyorum; ama bu bok atma, ankara'nın en çok istanbul'a dönüşünü severim, yok ankara'nın en güzel yeri aşti ve esenboğa falan diyenlere cidden anlam veremiyorum ve soruyorum onlara: hiç sevdiceğinizle kuğulu'da kuğuları izleyip kuşlara simit attınız mı ya da hiç seymenlerde sabah yürüyüşü yaptınız mı? peki atakule'nin tepesine çıkıp ankara'ya hiç tepeden baktınız mı; ama en önemlisi hiç bu şehri sevmeyi denediniz mi?
    3 ...
  8. 896.
  9. 20 yıl deniz kenarında yaşadım* hatta denize sıfır. sonrasında ankara'ya taşındık ve ilk seneler haricinde deniz özlemi çekmedim, çekmiyorum.

    tanım: türkiye' de yaşanılabilitesi en yüksek il. evet..
    2 ...
  10. 895.
  11. bilinmeyen ve bu yüzden korkutan şehir.denizsiz nasıl yaşanır ki sahi?
    2 ...
  12. 894.
  13. her 5 araçtan 4ünün taksi olması,sabah 8 ile akşam 6 saatlerinde güvenpark dolmuş duraklarında " limit-bekleyen insan sayısının> sonsuza gitmesi ", yerli halkının çoğunun kro olması, bütün yatırımların alışveriş merkezleri açmaktan ibaret olması, bikaç haftada size yapılcak yeni bişey bırakmaması,aslında herkesin ve herşeyin hemen hemen aynı olması sebebleriyle tahammülleri zorlayan, sıkan, boğan, bırakıp kaçılası
    ama tez vakitte yine de geri dönülesi nevi şahsına münhasır şehir...

    edit: sokaklarında ve zamanında kaybolurken deil de,tam da bırakıp gitmek zorunda kaldığında sevilen,gözüne vazgeçilmez görünen şehir.
    öğrenciliğimin 5yılının tüm tatlı, ekşi ,acı tatları onunla olduğundandır heralde, çabucak özlenmeye başlanmış şehir..
    1 ...
  14. 893.
  15. bu şehirde ikinci yılımı geçirmekteyim ve bu şehir bana; yolda, merdivende, yürüyen merdivende sağdan gitmeyen inadına sol tarafı işgal eden insanların bulunduğunu gösterdi.
    1 ...
  16. 892.
  17. 'bundan 4 sene önce gaza gelip bi gittim , hayatım zikildi'cümlesini bana sık sık tekrarlattıran zikik şehir .
    1 ...
  18. 891.
  19. başkent diyor bir arkaşdaşım ankara'ya belki doğrudur ama asıl;

    elif var orda elif!

    hep aynı kalacak, güzelliği hiç bitmeyecek, hep en son gördüğüm gibi...

    herkesin elif'i kendine...
    5 ...
  20. 890.
  21. bu aralar ego şöförlerinin yine coşum coşum coştuğu şehir. istisnasız her otobüste paso soruyorlar. zaten her gün or-an baytepe arası hem imanım hem cebim s**iliyor afedersiniz bi de pasoya mı para vericez?
    2 ...
  22. 889.
  23. öğrenciler üstünde paso baskısı oluşturmuş, toplu taşıma zammında çığır açmış şehir.
    1 ...
  24. 888.
  25. mutluluğum, hüznüm, hayallerim, heyecanlarım, tebessümlerim, öfkelerim, kahkahalarım, gözyaşlarım, özlemim, dostum, düşmanım, sabrım kısacası hayatım. her türlü yaşanmışlığımı içinde barındıran gidip de dönmek istemediğim bir şehir, görüp de uyanmak istemediğim bir rüyadır.
    2 ...
  26. 887.
  27. başkent olmasa komşu illeri olan çankırı çorumdan farkı olmazdı. neticede bozkırsın ortadasın hedesin hödösün.
    1 ...
  28. 886.
  29. 885.
  30. 884.
  31. şimdi, bu kadar uzakta olunca, karını, soğunu, trafiğini bile özleten şehir.

    istanbul'a ilk görüşte aşık olur insan. ankaraya ise tanıdıkca.
    5 ...
  32. 883.
  33. ankara ankara güzel ankara seni görmek ister her bahtı kara. zaten bir tek bahtı karalar görmek ister.
    1 ...
  34. 882.
  35. cnbc-e business’ın yaptığı “türkiye’nin yaşanabilir iller" araştırmasıyla türkiyede yaşanılabilecek en iyi şehir seçilmiş. işte ben buna kıçımla gülerim. hava desen kötü, trafik berbat, toplu taşıma araçları bitmiş...
    4 ...
  36. 881.
  37. en çok bayan şoför'ün olduğu şehir.
    1 ...
  38. 880.
  39. mevsimin ilk karını yemekle meşgul şehir.
    1 ...
  40. 879.
  41. devlet kasveti.. hastası olduğumu belirtmek mecburiyeti hissediyorm.
    1 ...
  42. 878.
  43. ilk kez yıllar evvel okul arkadaşlarımla gelip sabah çorbasından sonra suyun paralı olduğunu öğrenip garsondan suları iptal etmesini istediğimiz vakitten bu yana çok zaman geçti.
    bir çok il macerasından sonra, dönüp dolaşıp ankaranın suyunu içmek nasip olacakmış meğer. hem de damacanayla.
    anlamaya çalışmadım hiç. çözmek istanbul kadar zor olmadı. ne de olsa memleketimin aynısı. biraz büyükçe binalar ve kalabalığı hariç.
    'şordan aarı gelmişiz. misafirperverliğini gösterir elbette' diyerek alışveriş merkezlerini,lokantalarını,dükkanlarını dolaştığımda, insanı insan yapanın şehir değil kendi içinde diktiği binalar olduğunu öğrendim.
    aynı ankara ama binlerce ankara.
    3 ...
  44. 877.
  45. kişi başına düşen gelir / toplu ulaşım ücreti oranı dünyadaki neredeyse tüm metropollerden daha yüksek olan başkent.
    1 ...
  46. 876.
  47. güzel olan şehir. daha fazla bir şey yazmaya gerek yok bence. etrafımdaki herkes "olm sen mal mısın , istanbul gibi bir şehirde yaşarken ankara sevilir mi ?" der ama ben hiçbir zaman kulak asmadım bu laflara. 2 tane önemli durum var benim için galiba o yüzden dinlemiyorum. ilk olarak; öss ye gireceğim yıl, hatta ondan çok daha önce mülkiyeli olmak için yanıp tutuşan bir bünyeydim, ankara o kendine has havası ve yaşanmışlığıyla benim için paha biçilemez birşeydi. ve bu önemi sadece hayal etmemle oluşmuştu. ama tabi ki hayat işte, ben ne kadar ankara istediysem o tam tersini bana verip istanbul' a savurdu beni. ilk 2 yıl " lan aslında bu şehir de güzelmiş, iyi ki ankaraya gitmemişim " diye takılmakla geçti. amma velakin 3. yıl başladı, arada bir ankara seferi yapıldı, huzur ve aidiyet duygusu tadıldı ya, kim takar istanbulu?

    sonra gidildi ankarada okuyan bir güzele aşık olundu. ankara da sistemden atılamayacak şekilde yerleşmiş oldu işte. nasıl bir hevesle giderdim sevgiliyi görmeye. aşti' de otobüsten hızla inilir, emek'e doğru çıkan kapıya yönelinir, aşağı doğru inilen ilk sokağa bırakılırdı bünye. 8. caddeye gelindiğinde adını hala ezberleyemediğim o okul çıkardı karşıma. tam önünde o güzel suretiyle aşık olduğum kız. oraya kadar gelmese de olurdu, ankaranın o sakin ve güzel sokaklarında eve kadar yürümek ve kapının zili çalındığında arkasında bekleyenin yine o olduğunu bilmek, o da yeterdi ki. evet bahçelide mağazalarda alıcak bir bok yok, hatta bolca ankara kırosu da mevcut, ama kimin umrundaki? kızılaydan kurtuluşa doğru yürürken kurtuluş parkını yolun karşı tarafından izlemek var...

    hayır ama öyle bir park değil ki , ankarada bir park. zaten tek başına ankarada olması yeterli, bir de "ankarada aşık olmak " durumunu yaşıyorsanız kaçarı yok.

    evet "şaman" istiklaldeki barlara yaklaşamaz, ama ben yaklaşsın istemiyorum ki zaten,o öyle kalsın mümkünse.

    bana da o okulun önünde beni beklerken karşıdan gördüğümde bana gülen ve o güzel dudaklarını büken sevgiliyi hatırlatsın, ve her ankaraya gidişimde ankara bunu yüzüme vursun, desin ki " bunu sana ben yaşattım, ben olduğum için bu kadar güzel!"

    ağzımı açarsam namerdim!!!
    3 ...
© 2026 uludağ sözlük