ilk kez yıllar evvel okul arkadaşlarımla gelip sabah çorbasından sonra suyun paralı olduğunu öğrenip garsondan suları iptal etmesini istediğimiz vakitten bu yana çok zaman geçti.
bir çok il macerasından sonra, dönüp dolaşıp ankaranın suyunu içmek nasip olacakmış meğer. hem de damacanayla.
anlamaya çalışmadım hiç. çözmek istanbul kadar zor olmadı. ne de olsa memleketimin aynısı. biraz büyükçe binalar ve kalabalığı hariç.
'şordan aarı gelmişiz. misafirperverliğini gösterir elbette' diyerek alışveriş merkezlerini,lokantalarını,dükkanlarını dolaştığımda, insanı insan yapanın şehir değil kendi içinde diktiği binalar olduğunu öğrendim.
aynı ankara ama binlerce ankara.