sevmek için hareketli,canlı ve belki biraz da cozutuk yönünü görmek gereken şehir. alışmak içinse içten birkaç insan yetiyor. ama büyük beton binaların resmiyeti, denizsizliği ve biraz da ruhsuz oluşu işi bazen bozmuyor değil.
oluşturduğu mesafe duygusundan, yarattığı yalın yalnızlıktan hoşlansamda; bir ülkenin başkenti olmaktan çok, bir çok anlamda hayal kırıklıklarının baş kentidir.
tarih 19 ocak oldu. daha 1 gr kar yağmadı ankara'ya. hasret ve özlemle bekliyoruz.
işin ilginci yakında ağaçlar çiçek açacak bu gidişte. dün tam bir bahar havası vardı. dışarı çıktığınızda içiniz biraz olsun ısınıyordu. o derece yani. *
pek çok medeniyete beşiklik edişiyle bilinen, bu bakımdan medeniyetlerin başkenti de denebilecek; verimli topraklarıyla pek çok meyve sebzenin (güdül domatesi, ataş dutu, havuç, salatalık...) ve de hayvan türlerinin (ankara kıl keçisi, angora tavşanı) yetiştiği, oyun havalarıyla ve sanatçılarıyla ünlü (bkz: güdüllü ergün) başkentimiz.
özlenen şehir. uzun yoldan gelindiğinde (batıdan geliniyorsa) önce polatlı karşılar sizi ardından çayyolunun villalarını görürsünüz, hemen sonra gordion alışveriş merkezinin iğrenç mimarisi size hoşgeldin der. ve en sonunda aştiye giriş yapılır. otobüsten indiğinizde o şehrin kokusunu içinize çekmek ayrı bir rahatlatır insanı. sonra ankaraya binip evinize doğru yol alırsınız. benim güzel şehrimin güzel insanları... haftaiçiyse eğer işiniz biraz daha zordur. metrodaki tıklım tıklım kalabalığı bile özlemişsinizdir lakin o kadar da değil!!! yine de yorar adamı. ve sonunda evinizdesinizdir. dedim ya özlenen şehir. memur kenti. denizi olsaymış daha güzel olurmuş şeklindeki yerli turist laflarına kulak asılmaması gereken şehir. çocukluğumun en güzel anılarının hala yaşandıkları yerde durduğu şehir. kızılayı, bahçelisi, tunalısı, ve hatta ulusuyla özlenen şehir...
her an devletin üst kademesinden birini görebileceğiniz şehirdir. hele ki sünnet konvoyu tarzı bir oluşum görürseniz şaşırmamalısınız bu çok önemli birinin geldiğini gösterir. oraya yoğunlaşmayın çünkü arabanın camları siyah bir maddeyle kaplanmıştır içeriyi göstermez...
izmir'den geldiyseniz her izmirli gibi deniz ararsınız, pek tabi bulamazsınız.
insanlarda sıcaklık ararsınız, o da yoktur. burda herkes birbirine küs gibi hareket eder.
kızları acayip dayanıklıdır, ankara soğuğunda mini etek giyebilecek kadar soğuk havaya alışmış insanlardır.
şiveleri oldukça kabadır. ( la, bebe... )
eğer devlet daireleriyle işiniz varsa bu şehir güzel gelir, yoksa beş para etmez...
üniversite yıllarını geçirebileceğin en güzel şehir. herkese soğuk ve gri bir şehir olarak görünür. kimseler sevmez ankara'yı. halbuki kıymetini anlamak için orda yaşamak hatta öğrenci olmak gerekir.