kimse sevmez bu şehri denizi yok derler bürokrasi tam anlamıyla hissediliyor derler. ankara'yı sevmek için burda büyümek lazım galiba herkes sevmediğinde daha bir değerli olur benim için bunu en güzel yılmaz erdoğan dile getirmiştir.
öyle deme
ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak ...
nisan yahut kır ikindi yağmurları biraz sapıttı. gök yere düşecek gibi bir his var içimde. gündüzleri yaz, öğleden sonraları sonbahar. akşamları ılıkımsı, soğukumsu.
istikrarını koruyan şehir. yoksa bugün yağmur yağmayacak mı derken bir anda ''naber yarraam'' dercesine gök gürledi hayvani bir yağmur bastırdı. ben de ne eksik diyordum.
bu sene bahar aylarında iki sefer üst üste yağmur yağmayan günü geçmemiş, hatta yanlış hatırlamıyorsam yağmurun yağmadığı toplam üç (3) gün geçirmiş büyük şehir.
bir şekilde sizi kendine bağlayan şehir , kendini özletmesini bilen şehir. hayal kırıklıklarının , umutların , sevinçlerin , dibe vurmanın , aşkların , ayrılıkların , acı tatlı bütün anıların şehri. garip şehir, soğuk şehir ama her şeye rağmen özlenen şehir. keşke orda olsaydın şu an dedirten şehir.
insanları da en az şehir kadar boğucu olduğunda olsa gerek aslen angaralı olanlar yapamıyorlarmış angara olmadıkça. zaten angaralılar da o kadar ruhsuz ve sıkıcılar ki doğal olarak başka şehirler yabancı gelir onlara. canlı gelir. aslında onların da suçu değil. alışkın değil ki garibanlar. napsınlar. çoğu belli bir yaşa kadar hayatı sadece angaradan ibaret sanıyor. bütün yaşamları bu metal ve cam şehir oluyor. sonuçta birazcık mavi, yeşil ve sarı gördüklerinde şaşırıyorlar. yapamıyorlar. ayrıca;
ülkemizin başkentidir. soğuk binaları, işe koşuşturan memurları ve üniversite öğrencileriyle bilinir. ayrıca ankara da kedisi de meşhurdur. sonbaharıyla severim ankara' yı. devasa ağaçlarından dökülen kuru yaprakların çıtırtıları kaplar insanın içini.
boğucu bir şehirdir. denizlere uzaktır. batıya ve doğuya uzaktır. güneye uzaktır. kuzeyede uzak sayılır. herşeye uzak olan bu şehir, milyonlarca insanı bünyesinde bulundurur ve ülkemizde kültür oranı en yüksek şehirdir.
misafir olanların ısrarla nefret ettiği, ancak orda yaşayanların aşık olduuğu şehir.
Nereye gidilirse gidilsin 1 hafta sonra sakarya,bahçeli,tunalı burnunda tüter.