2 aydır durmadan yağan yağmurlardan sonra bugünlerde durulmuş ve güneşin yüzünü gösterdiği şehir. fakat bu sefer de havalar çok sıcak diye şakayet edeceğiz sanırım. ortası olmayan, sürekli uçlarda yaşayan bir şehir.
kendisini gri diye eleştirenleri görmüştük de insanına da gri diyenlerin olduğunu yeni öğrendiğim başkent. bunu diyen ya hiç ankara'ya gitmemiştir, insanını tanımamıştır, görmemiştir ya da yıllarca ankara'da yaşamış bir asosyaldir, dışarı çıkıp, insan içine karışmamıştır. yoksa böyle salak bir eleştiri yapılamaz ankara'nın insanına. türkiye'nin doğu anadolu hariç her bölgesine gittim, batıdaki çoğu şehrine de gittim, 5 senedir de akdeniz'deyim, akdeniz'in göbeğinde hatta antalya'dayım ama bu şehirlerin hiçbirinde ankara'nın insanı kadar sıcak insana rastlamadım. yahu angaralıyı angaralı yapan en temel özelliktir sıcak kanlılık. bu nasıl mesnetsiz bir eleştiridir. 'abi ankara'da deniz yok ama yaa' diyenlerden hiçbir farkı yoktur bunu diyenin.
bir takım provakatörlerin oyunu için seçilmiş son mekan. ortadoğuya, şu an iç karışıklıklar yaşayan ülkelere bakıp hiç mi ders almıyorsunuz? polisle gereksiz bir çatışmaya giriliyor, arabalar parçalanıyor ve en kötüsü halka da saldırılıyor. insan değilsiniz ulan insan. (bkz: uludağ sözlük/#11959311) yazdım geberip gidicez eninde sonunda. yorgun gidicez ama be. iki dakka sakinlik olsun artık şu dünyada. abicim kaldırım taşı sökmek ne demek ya? nesin sen ya eşkiya mı? üniversiteli gençler görünüşte. modernler, okumuşlar, geleceğin aydınlığı. ne denir ki size, zihniyetinize? kelam-ı israf...
panzere çıkıp kalçasını kıran kıza sesleniyorum son olarak: kafan kırılsaydı daha hayırlı olurdu.
en az 2 sene + askerlik süresi kadar daha ayrı kalacağım başkent.
antalya'nın yazında, ofisin içinde pencereden vuran güneşin bile seni terden sırılsıklam etmesindense, ankara'da hırkayla gezmeyi tercih ederim.
(bkz: hasretin nazlıdır ankara)
artık yetmştir. hala hırka ile dolaşmak zorunda kalmak ve gri bulutların sorumlusu kim bilmiyorum ama dünyanın çine etmişiz canlar. yaz da görmeden sonbahar gelecek sanki.
deniz yok. bebe var. kart yok. ego var. güneş yok. kar var. büyük, gri binalar, ciddi adamlar var. saat 5'ten sonra trafik var. korsan taksi yok. ulaşım pahalı. her yer uzak. taksi pahalı. adı başkent. başkent pahalı. yaşam zor. insanlar * hoşgörüsüz. yorucu, boğucu, sıkıcı. kasabanın 5 milyon nüfuslu halidir.
edit: eksilemeyin boşuna.bunlar sadece benim düşüncelerim.
40 ikindi yagmurlari denen yagmurlarin yagdigi sehrim.
5 ikindidir yagmur yagiyor, kaldi 35 diyorum. ama 35 gun sonra temuz olcak, haziran da gun yuzu gormicez mi biz? ayrica yenimahalle'ye ve karsiyaka mezarligi tarafina boyuna yildirim dusuyor ve ben yildirimdan, gok gurultusunden tirsar hale geldim 5 gundur.